Photoshop Magazin
 


Çek Bir Çizgi, Çocuksu Olsun

01 July 2007 | Sayı: Jul 2007
 
1 2 3 4 5
 

Çek Bir Çizgi, Çocuksu Olsun


hspace=0


Röportaj: Murat Akçiçek Hazırlayan: Serra Azerm


Sanatçı İstanbul'da doğdu, ilk gençlik yıllarını İstanbul'da Kalamış, Moda, Kadıköy'de geçirdi. Eğitimini de İstanbul'da tamamladı. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Ana Sanat Dah'ndan mezun oldu. Uzun süredir İzmir'de yaşıyan sanatçı serbest çalışıyor. İllüstrasyon, özellikle çocuk kitapları illüstrasyonu öğrencilik yıllarından beri ilgilendiği bir konu.

Deniz Üçbaşaran, ülkemizde henüz emekleme sürecini yaşayan bir sektörün; çocuk kitapları illüstrasyonu sektörünün başarılı temsilcilerinden biri.

Bu alanda yurtdışında kadim bir kültür söz konusuyken biz de işler biraz yavaş ilerliyor. Ancak pek çok konuda olduğu gibi bu alanda da yetenekli bir çok ismin olması gelecek adına umut verici. Deniz hanım'la bu sanatın inceliklerini konuştuk.

hspace=0

Çocuk kitapları illüstrasyonunu anlatır mısınız, sizi bu alana çeken ne oldu?
En özgün illüstrasyon çalışmalarına tanık olduğumuz alanlardan biri çocuk kitapları. Uzun yıllardır bu alanda verilen ürünleri takip etmeye çalışıyorum. Çocuğun düşsel dünyasına seslenmenin ucu açık, son derece deneysel çalışmalar yapabilirsiniz. Bir şeyi çocuğa çok farklı şekillerde anlatabilirsiniz; fırçanızı konuşturmanın zevkli, yaratıcı, bir o kadar güzel bir yolu... Hele amacı düşünürseniz daha da keyifli bir hal alıyor bu. Düşünsenize çocuklar için çiziyorsunuz.

Eğer bir çocuk, sizin yaptığınız resimden gözlerini alamıyorsa, işte en güzel son. Resimlediğim ilk çocuk kitabı Yıldız Cini; ardından Kırmızı Kuş isimli kitabı yaptım. Bu kitapları kağıt üzerine akrilik, pastel gibi geleneksel tekniklerle çalıştım. Son yıllarda çıkan Sarımsak Kasabası ve Şarkı Söyleyen Berber isimli kitaplar ise kağıt üzerine eskizlerle başlayıp bilgisayarda sonlandırdığım çalışmalarımdan.

Çocuk kitapları illüstrasyonu, ülkemizde henüz başlı başına bir dal olarak ele alınmıyor. Yurtdışında ise sadece bu konuya yönelmiş ve bu alanda iş üreten sanatçılar var. Sizce bunun sebebi nedir ?
Çocuk kitapları piyasasının gerçek anlamda bir sektör olamadığını söyleyebiliriz. Bunun en kestirme cevabı bu alana ayrılan bütçelerin olmaması ya da bütçelerin çok düşük olması sanırım. Para olmadığı zaman işlerin yürümesi kolay değil. Ülkemizde çocuğuna kitap alan ebeveyn sayısı oldukça az. Bizde resimli çocuk kitapları 1000 - 2000 adet basılıyor. Kitap az basılınca sanatçıya düşen telif üzücü boyutlarda oluyor. Hele kitabın yalnızca çizeriyseniz durum daha kötü.

Pek çok yayınevi çizere telif vermiyor; bir sefere mahsus cüzi bir ödeme karşılığında sonraki baskıların yayın haklarını da alıyorlar. Piyasada satılan resimli çocuk kitaplarının çoğu yurtdışı kaynaklı. Bu çözüm, bazı teknik nedenlerle yayınevi için ucuza geliyor. Bugün birçok büyük yayınevi Türkiye'de bu sektörün gelişmesi için kanal açmaktansa yerli yazar-çizerle çalışmamayı tercih ediyor.

İlk adımda belirleyemediğimiz bir tarihe kadar yerli yazar ve çizerlerle çalışmama kararı aldık cümlesiyle karşılaşmanız bir süre sonra şaşırtıcı olmuyor. Yoğun emek harcanan bir işten bahsediyorsanız -bence çocuk kitabı illüstrasyonu böyle bir iş- insan karşılığını bir şekilde almalı. Türkiye'de bu alanda çok güzel ürünler verebilecek insanlar bu sektörden uzak duruyorlar ya da bir-birkaç çalışma yapıp ellerini bu işten çekiyorlar. Süreklilik ve gelişim yaşanmıyor. Bu koşullar yeni ve nitelikli işlerin çoğalmasına sekte vuruyor. Ben ilk çocuk kitabı resimlememi yaklaşık 13 yıl önce yaptım. Ancak yaklaşık dört-beş yıl önce yayınlamaya başladım. Geçen yıllar içinde bu sektördeki aşılması zor problemlerle tanıştım.

Kitapevlerinde çocuğuyla birlikte kitap seçen anne-baba pek sık rastladığmız bir manzara değildir.Çocuk okuyamayacak yaşta olsa bile kitabi eline alıp, resimlerine bakıp, bir seçim yapabilir.

hspace=0

Siz grafik eğitiminizi bilgisayarın henüz olmadığı bir dönemde aldınız. O yüzden işe başlangıç sürecinde eskiz çizimi disiplinine sahipsiniz. Bugün çoğu tasarımcı doğrudan bilgisayarda çalışmaya geçiyor. Eskiz süreci sizce bir tasarımcı için neden bu kadar önemli ?
Yaptığınız taslak aslında nihai işin kaba halidir; kafanızdaki düşüncenin çabucak kağıda aktarılmış halidir. Ama bu basit karalamada fikri, görsel dengeleri görebilirsiniz. Yani sağlam bir temel atmış olursunuz. Aslında işi kafanızda bitiriyorsunuz sonra kağıda aktarıyorsunuz. Bugünkü tasarımcının durumu biraz farklı; onların bilgisayarla tanışması kağıt-kalemle tanışmasıyla yaklaşık aynı zamana denk geliyor. Onun kalemi, kağıdı bilgisayarı. Ben fakülteyi bitirdikten bir kaç yıl sonra okullara bilgisayar girdi. Bizim yüksek teknolojimiz rapidolar ve air-brushlardı.

hspace=0

hspace=0

Yurtdışında illüstratörler genelde bir ajansa bağlı oluyorlar ve ajans bu sanatçılara iş buluyor. Ülkemizde ise bu sistem yok. Size işler nasıl geliyor ?
Beni ve yaptığım işleri yakından tanıyan insanlar var. Bu insanlar reklam ajansı bağlantılı çalışıyorlar. Benim tarzıma uygun işleri bana pas ediyorlar. Ben müşteriyle hiç bir zaman görüşmem, bu anlamadığım ve bana yorucu gelen bir süreç. Yaptığım işler referanslarım oluyor. İşlerimden memnun kalan müşteri benden tekrar hizmet bekliyor. Çocuk kitaplarında ise durum farklı; önce iş üretiliyor sonra yayınevi aşaması başlıyor. Tabii özel projelerde fikir aşamasında yayıneviyle birlikte yol alınabilir.

Bu alana yönelmek isteyen bir illüstratör, kendisini geliştirmek için neler yapmalı, nasıl bir donanıma sahip olmalı ?
Sonuç itibariyle ortaya çıkan illüstrasyona bakıldığında yalnızca bir el becerisi ürünü olarak görmemek gerekiyor. Yaratıcılığın olduğu yerde güçlü bir düşünce gücü ve derinlik vardır. Daha kapsamlı bir şeyden bahsediyorum yani. Sadece bileğinizi güçlendirerek bir yere kadar gelirsiniz. Sanatın bütün dalları için geçerli bir durum bu.

hspace=0

İçinde bu tarz illüstrasyon barındıran pek çok eser yayınlanıyor aslında... yani bir piyasa var gibi görünüyor ancak yeterince isim duyamıyoruz. Bunun nedenleri nedir sizce ?
Bir piyasa var gibi ama tam anlamıyla olduğunu söyleyemeyiz. Türkiye'de illüstrasyon yeni yeni yükselen bir değer. Önümüzdeki günlerde yerine oturacağını düşünüyorum; zamana ihtiyacı var. Bana Türkiye'de özgün iş üreten üç illüstratör say deseniz biraz dururum. Ama hiç tereddüt etmeden onlarca karikatür sanatçısı sayabilirim. Çünkü Türk karikatürünün önemli bir geçmişi var, günlük hayatımıza gireli çok olmuş. İllüstrasyon şimdi var olmaya çalışıyor, talep arttıkça karşımıza daha çok çıkacak; tarzları, isimleri o zaman fark edeceğiz.

Bir grafik çalışmasında müşterinin beğenisi kriter alınır. Sizin yaptığınız işlerde ise alıcı olan çocuklar... Ancak işin basılması için onlardan önce büyükler beğenmek zorunda... Bu garip bir ikilem değil mi ?
Evet öyle. Ama bu aşamada çocukların fikirlerini alan sanatçı ve yayınevleri de var. Küçük anketlerle bir ön değerlendirme yapıyorlar. Bu alanda eğitim almış uzmanlardan destek alıyorlar. Bunlar azınlıkta kalan yaklaşımlar; genelin bundan oldukça uzak olduğunu söyleyebiliriz. Fakat çocukla kitap arasına giren tek faktör bu değil. Kitapevlerinde çocuğuyla beraber kitap seçen anne-baba pek sık rastladığımız bir manzara değildir. Çocuk okuyamayacak yaşta olsa bile kitabı eline alıp, resimlerine bakıp bir seçim yapabilir. Ancak çoğunlukla anne-babamn seçimiyle eve kitap giriyor. Ben çocuğun da seçim yapabileceğini ve tercihlerinin büyükleri şaşırtabileceğini düşünüyorum. Sanırım doğrusu anne-babamn kontrolünde çocuğun da seçim yapabilmesi. Bu duruma pek tanık olduğumu söyleyemem.

Sizin bu alanda beğendiğiniz yerli - yabancı isimler kimlerdir ?
Pablo Auladell, Bansch Helga, Zahedi Morteza, Tsuritani Kouki, Cantone Arına Laura, Frederique Bertrand, Maurizio A. C. Quarello, Gareth Lucas, Linda Bronson, Victoria Ball, Ingrid Godon gibi isimler çocuk kitaplarına yönelik çalışmalarıyla beni etkilemişlerdir. Bu çalışmalarını beğendiğim isimlerden yalnızca bir kaçı. Dünyada çocuklar için yapılmış öylesine güzel işler var ki. Yerli isim söylemekte sanırım çok zorlanacağım, yıllardır bu alanda pek çok özgün eser vermiştir, önde gelen isimlerdendir diyeceğim bir kaç ismi saymamak daha uygun geliyor.

hspace=0

Çocuklara yönelik illüstrasyon hazırlamak için bir çocuk gibi düşünebilmek ve beğenilerini anlayabilmek gerek sanırım. Bu konuda kendinizi nasıl eğitiyorsunuz, sanatınızla ilgi beslenme kaynaklarınız nelerdir?
Farklı alanlarda verilmiş ürünleri izlemek bence önemli. Dünya da neler yapılıyor ? Genel anlamda sanattan, dünyada olup bitenden fazla uzak kalmamak gerekiyor. Çocuklar için yapılan yeni çalışmaları Bologna Kitap Fuarı'ndan takip edebiliyorum. Çocuk kitapları illüstrasyonu diyorsak Bologna Kitap Fuarı'nı anmamız şart. Dünyada bu alanda verilmiş pek çok eser her yıl bu fuara katılıyor, bir kısmı da sergilenmeye hak kazanıyor. İllüstrasyonla ilgilenen insanların burada yapılan işleri özellikle izlemesi gerektiğini düşünüyorum. Avrupa, Amerika, Asya'da neler yapılıyor ulaşmak ve takip etmek o kadar kolay ki artık... Ben farklı tarzlarda, kültürlerde verilmiş ürünlerle heyecanlanıyorum, besleniyorum. Piyasaya çıkan çocuk kitaplarını takip ediyorum, ilgimi çekenleri alıyorum. Aslında genel olarak illüstrasyonla ilgileniyorum, herhangi bir posterde rastladığım illüstrasyon da beni etkileyebiliyor. Yani bu konuda antenlerim her daim açık; yeni ve özgün işlere rastlamaktan büyük zevk alıyorum.

Biraz iş sürecinizden bahseder misiniz ? Nasıl başlıyor, hangi aşamada bilgisayara geçiyorsunuz?
Bilgisayarsız günlerden kalma bir alışkanlıkla düşünme ve taslak oluşturma aşamasına kalem-kağıt ile başlarım, küçük de olsa kağıda bir şeyler karalarım. Bunları mutlaka saklarım. Uzun zamandır çizim için yaptırdığım özel defterlerime çizimler yapıp bunları biriktiriyorum. Karalamalarla başlarım dedim ama neredeyse o aşamada yapmak istediğim şey ortaya çıkar. Sonrasında otururum bilgisayarın başına. İşin şekline göre kullanacağım programı belirlerim. Kimi zaman kağıda karaladığım çizimleri bilgisayara alırım, üzerinde düzeltme, temizleme, renklendirme yaparım. Yani işi bilgisayarda sonlandırırım.

hspace=0
Kullandığınız program ve bilgisayar nelerdir?
Eğer bir illüstrasyondan bahsediyorsak, Photoshop vazgeçilmez programımdır. İkinci vazgeçemediğim program ise Painter. Her iki programın şimdilik eski versiyonlarını kullanıyorum (Photoshop 6.0, Painter 5.0). Belki inanmayacaksınız ama bana yetiyorlar. Bana yetiyorlar yargısını ortaya çıkan işlerin beni tatmin ettiğini söylemek için vurguladım. Yoksa programların yeni sürümleriyle çalışmayı isterim, belki önümüzdeki günlerde bu konuda bir çaba da harcayacağım. Çizim programlarını kendi tarzımdan uzaklaşmadan kullanabileceğim bir araç olarak görürüm.

Yaptığım resimlere bakıldığında bilgisayarda yapılmış resim etkisini çok kolay alamazsınız. Özellikle dikkat ettiğim bir şey bu. Bunun için özellikle filtre kullanmamaya çalışırım. Hazır efektler çokça kullanıldığında işi üreten kişinin çizgi dilinin erozyona uğradığını düşünüyorum. Tabii bu söylediklerim özellikle illüstrasyon çalışmaları için geçerli. Bence illüstrasyonda tarz ve elbette bu tarzı korumak çok önemli. Bunun dışında diğer baskılı işler için kullandığım vazgeçilmez Freehand ve Quark programları var. Tabii ki Macintosh kullanıyorum; bir G4 makinem var ve o beni bırakana kadar beraberiz. Evim de gelişkin bir de PC var ancak ilişkimiz Macintosh da açamadığım web sayfalarına erişmemi sağlamasından öteye geçemiyor.

hspace=0

Şu an da üzerinde çalıştığınız projeler nelerdir ?
Rutin işlerim var; sektörel dergi çalışmaları bu işlerin başında geliyor. Bunların dışında yeniler de bitirdiğim bir proje var. Cıvıl Cıvıl Şiirler isimli Fatma Küçüktaş'm çocuklar için yazdığı şeker gibi şiirlere yaptığım illüstrasyonlar. Bu çocuklar için bir şiir kitabı. Ben çok eğlenceli ve aydınlık bir kitap olduğunu düşünüyorum. Yaptığım resimlemelerden de oldukça hoşnut kaldığımı söyleyebilirim. Çocukların da bu kitabı beğeneceğini düşünüyorum. Bekleyelim görelim.

Elde hazırladığınız çalışmalarda hangi malzemeleri kullanıyorsunuz ?
Akrilik boya, pastel boya, aquarel kalem ve mürekkep kullanıyorum. Özellikle fırça kullanmayı seviyorum. Zaman zaman tarama ucu ve karakalemle çalışıyorum. Bunların dışında kolaj çok hoşuma gidiyor. Tabi ki bilgisayarda kolaj yapmak çok daha kolay ve avantajları var. Aslında farklı malzemeler kullanmayı seviyorum. Ortaya çıkan işlerde zenginlik sağlıyor.

Profesyonel anlamda hazırladığınız ilk işi hatırlıyor musunuz ?
Evet hatırlıyorum. Yıl 1987, üniversitenin ortaları, bir seri özgün illüstrasyon kartpostal çalışmasıydı. Böyle bir çalışma yapmak benim fikrim değildi ancak ortaya çıkan işlerden çok memnundum. Ürettiğim işler kitap evlerinde bayram ve yılbaşı öncesi sokaklarda satılıyordu. Heyecan verici bir süreçti, insanlar yaptığınız resimlemeyi beğeniyor, satın alıyor ve bir yakınına yolluyor. O işlerime hala sevgi ve beğeniyle bakarım. Aynı hoşluk çocuk kitabında da var aslında. Beğeniliyor, almıyor, elden ele dolaşıyor. Yaptığınız işi herkese açık alanlarda, raflarda, kitapçı vitrinlerinde görmek farklı, güzel bir duygu.

Siz illüstrasyon dışında da grafik çalışmalarıyla uğraşıyorsunuz. Onlardan da biraz bahseder misiniz ?
İllüstrasyonlarım sadece çocuk kitaplarıyla sınırlı değil, tasarım çalışmalarım da öyle. Dergi tasarımları, kurumsal kimlik, dergi kapağı ve baskılı pek çok iş yapıyorum. Son yıllarda özellikle çok uluslu ilaç şirketlerinin birçok kurumsal çalışmasını, yıllık ajandalarını, ürünler özelinde özgün çalışmalarını yaptım. Grafik anlamda aklınıza gelebilecek her alanda ürün verdiğimi söyleyebilirim.

hspace=0

Son olarak Photoshop Magazin okurlarına bir mesajınız var mı ?
Önümüzdeki yıllarda bilgisayar programlarının illüstrasyonların herhangi bir aşamasında sıkça kullanılacağını düşünüyorum. Bu yalnızca rötuş da olabilir. Bilgisayar programları işi pratikleştiriyor ve çabuklaştırıyor. Kağıdın affetmediği hataları bilgisayar hallediveriyor. Ancak geleneksel tarzın önemine ve gerekliliğine inanıyorum. Bilgisayar vazgeçilmez harika bir alet ama kağıdı, kalemi, fırçayı, boyayı hissetmeden bir şeylerin eksik kalacağını düşünüyorum.

 

July 2007

 


Sektörel Photoshop