Photoshop Magazin
 


Ayşegül İzer || Bir Grafik Ekolü: MSGSU - Grafik Bölümü

01 June 2007 | Sayı: Jun 2007
 
1 2 3 4 5
 

Ayşegül İzer || Bir Grafik Ekolü: MSGSU - Grafik Bölümü


hspace=0


Ayşegül İzer oradan oraya koşuşturuyor...
Dönüp kendisine bir şey soran bir öğrenciye yönlendirici birkaç tavsiye veriyor. Sonra Leoanardo'nun atölyesine girip İtalyanca konuşmaya başlıyorlar. İşe konsatre olmaktan yüzü gerilmiş Leonardo gülümseyerek cevaplar veriyor.

Ardından Cordula'nm yanma çıkıyor ve İngilizce yemek vaktinin geldiğini söylüyor. Tam o sırada yanlarına Jurgen geliyor ve tam bu kez de Almanca bir sohbet beklerken Jurgen Türkçe konuşmaya başlıyor...

Grafist'in yoğunluğunda bize vakit ayıran MSÜ GSF Grafik bölümü başkanı Ayşegül İzer'le güzel bir sohbet gerçekleştirdik...

Röpotaj: Serra Azerm Fotoğraf: Murat Akçiçek

Ayşegül İzer;
1980 / İtalyan Lisesi      
1985 / ALU - BIH, Grafik Tasarım Bölümü'nde lisans eğitimi
1987 / ABDK - Münih - Almanya, Güzel Sanatlar Akademisi'nde baskı üzerine araştırrma
1990 / Mimar Sinan Üniversitesi, GSF Grafik Bölümü'nde, Yüksek Lisans eğitimi
1992 / Mimar Sinan Üniversitesi, GSF Grafik Bölümü'nde, Sanatta Yeterlik eğitimi
1999 / Doçentlik
2005 / Profesörlük ve Grafik Tasarım Bölüm Başkanlığı


hspace=0

Grafiğe yönelişiniz nasıl oldu ? Eğitim sürecinizde ve sonrasında bu yönelişi neler belirledi ?

Bir problem çözme işi olduğu için sanattan çok tasarım alanı ilgimi çekiyordu, bu nedenle Grafik Tasarım eğitimi almaya karar verdim ama bu arada sanattan da kopmadım.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Türkiye'de Grafik Tasarım Eğitimi konusunda en yetkin eğitimi veren kurumlardan birisi durumunda... Bunun nedeni nedir ? Geçmişten gelen hususi bir duruş ya da bir hedef mi vardı?
Sanayii Nefise Mektebi'nin 1926'da Güzel Sanatlar Akademisi adını almasından sonra, Müdür Namık İsmail Bey tarafından 1927 yılında Afiş Atölyesi adı altında kurulan birim, ülkemizde grafik tasarım eğitimi veren en eski bölümdür. Grafik Tasarım bölümü bu yıl yani 2007'de 80. kuruluş yıldönümünü kutlamaktadır. İletişim medyalarının büyük bir hızla gelişmesi, grafik tasarımın görsel dilinin her gün yeniden sorgulanmasına ve farklı anlatımlar yaratılmasına yol açmaktadır.

Grafik Tasarım bölümü'nde bu koşullar doğrultusunda şekillenen eğitimin amacı, çağdaş ve etkin bir görsel dil yaratabilecek, toplumsal ve kültürel yapıdaki değişimleri izleyen, kavrayan ve sorgulayan bilinçli tasarımcılar yetiştirmektir. Grafik Tasarım bölümü programında, grafik tasarımın üretim alanında yer alan logo, kurumsal kimlik, kitap, dergi, katalog, basın ilanı, ambalaj tasarımı, broşür, afiş, faaliyet raporu vb. ürünler birbirine eklemlenen elemanlardan meydana gelen tek bir projenin unsurları olarak ele alınır. Bu konuları desteklemek veya öğrencilerin yaratıcı niteliklerini geliştirmek üzere programlanan derslerde resim ve / veya yazı elemanlarını kullanarak bir fikri en doğru biçimde görselleştirmeleri ve yeni görsel buluşlara yönelmeleri sağlanır. Ayrıca kuramsal derslerle öğrencilerin kaynağı, yapısı, metotları, imkanı, sınırları ve etik değeri yani doğruluğu ile ilgili problemlerin eleştirici bir gözle araştırılmasına önemle eğilmeleri sağlanır.

Dijital tasarımın çeşitli alanları da eğitim programında yer alır. Grafik Tasarım bölümü uluslararası düzeyde yaptığı organizasyonlarla, yurtdışından ve yurtiçinden tasarımcıların ve öğrencilerin de katıldığı çeşitli seminer ve atölye çalışmalarına ev sahipliği yaparken, eğitim yılı içinde belli aralıklarla grafik tasarım disiplinine yönelik alanlardan çağrılan konuklar, öğrencilerin tasarım dünyasıyla ilgili ortamlar ve kişilerle tanışmalarını ve bilgilenmelerini sağlar. Grafik Tasarım bölümü, lisansüstü ve sanatta yeterlik programlarıyla da eğitime katkıda bulunmaktadır.

Grafik Tasarım öğrencisi için tabi ki çizim yeteneği gerekiyor ama düşünme yeteneği bizim için daha önemli. Öğrencilerin bu bağlamda çizim kurslarına gitmeleri gerekmiyor ama daha çok okumaları, gözlemlemeleri, dünyada olup bitenlerin farkında olmaları gerekiyor.

hspace=0

Grafik bölümüne ya da genel olarak özel yetenek sınavıyla güzel sanatlara alınan öğrencilerin
hepsi yetenekli insanlar. Ama yine de eğitim süresince başarı gösterip okul sonrasında da iyi bir kariyer sahibi olan öğrenci oranı, okula girmeyi başaranlardan daha az. Bu konuda nedüşünüyorsunuz ?
Mevcut olan ilk ve orta eğitiminin öğrencileri üniversite yaşamına hazırlamadığını düşünüyorum. Düşünen ve sorgulayan nesiller yetiştiremediğimiz için gerçekten çok üzgünüm... Genç nüfusun çok olması, meslek yüksek okullarının yeterince olmaması ve nitelikli eğitim veren köklü üniversitelerin sayısının azlığı gibi sorunlar üst üste binince ortaya böyle problemler yumağı çıkıyor. Bir üniversiteye kapağı atayım da ne olursa olsun diye branş seçilmemesi gerektiğini bir şekilde gençlerimize anlatmamız gerekiyor. Çünkü Grafik Tasarım Eğitimi alabilmek ve mezun olduktan sonra uluslararası arenada bu mesleği sürdürebilmek için çizim yeteneğinden çok algıda ve kavramada yetenekli olmak, çağın dilini iyi bilmek, problemi özgün, çabuk, etik ve doğru çözmek gerektiğini düşünüyorum.

Her yıl sınav zamanı oldukça yoğun bir dönem yaşıyorsunuz. Bu sene de muhtemelen öyle olacak. Okulun eğitimci kadrosu da sınav öncesinde kişisel olarak herhangi bir hazırlık yapıyor mu ? Ya da böyle bir şey gerekli mi ?
Bu sene Bölüm Baraj ve Yetenek Sınavlarında görsel algının, bilginin ve kavramların görsel araçlarla nasıl yorumlandığının ölçüldüğü bir sınav yapacağız. Bunun için de bir ön hazırlık süremiz olacak. Grafik Tasarım öğrencisi için tabi ki çizim yeteneği gerekiyor ama düşünme yeteneği bizim için daha önemli. Öğrencilerin bu bağlamda çizim kurslarına gitmeleri gerekmiyor ama daha çok okumaları, gözlemlemeleri, dünyada olup bitenlerin farkında olmaları gerekiyor.

Mimar Sinan'ın Grafik bölümü ekibinden söz eder misiniz ? Kaç kişilik bir kadro var ?
Grafik Tasarım bölümü, uluslararası alanda kendi yetkinliğini kanıtlamış bir eğitim kadrosundan oluşuyor. Grafik Tasarım bölümü çekirdek ekibi 36 kişiden oluşuyor, bölümümüze servis veren okutman arkadaşlarımızla toplam 41 kişiyiz.

Grafik Tasarım öğrencisi için tabi ki çizim yeteneği gerekiyor ama düşünme yeteneği bizim için daha önemli. Öğrencilerin bu bağlamda çizim kurslarına gitmeleri gerekmiyor ama daha çok okumaları, gözlemlemeleri, dünyada olup bitenlerin farkında olmaları gerekiyor.

hspace=0

Mimar Sinan'ın Türk Grafik tasarımına belki en büyük hediyesi Grafist etkinlikleri. Bize biraz Grafist'den bahseder inisiniz? Fikrin çıkış öyküsü neydi ve ilk ne zaman başladı ?

Grafik ve İstanbul sözcüklerinden türetilmiş olan, GRA-FİST kısa adıyla anılan Uluslararası İstanbul Grafik Tasarım Günleri, toplam olarak on bir kez gerçekleşti. Uluslararası İstanbul Grafik Tasarım Günleri, MSGSÜ, Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım bölümü'nün 1997 yılından beri düzenlediği eğitim amaçlı bir etkinliktir. Bu etkinlik Uluslararası Grafik Konseyi ICOGRADA'nm tanıdığı ve desteklediği bir organizasyondur. Grafist, 1997'de ICOGRADA'nm Tasarım İşbirliği Programı'nm pilot projesi olarak başladı.

Amaç, dünyanın farklı yerlerinde, aynı coğrafyayı paylaşan ülkelerin tasarımcılarını, tasarım eğitimcilerini ve öğrencilerini her yıl düzenlenen etkinliklerde bir araya getirmek, bir iletişim disiplini olan grafik tasarımın çevresinde, komşu kültürlerin buluşmasını ve etkileşmesini sağlamaktı. İlk işbirliği projesi, MSGSÜ ile İsrail Tel Aviv'de faaliyet gösteren Vital Tasarım Okulu arasında gerçekleşti. Sergi, seminer ve atölye çalışmalarından oluşan GRAFİST, grafik tasarım öğrencilerinin yanı sıra, yerli ve yabancı profesyonellerin, genç tasarımcıların ve eğitimcilerin de dünya grafik tasarımının yönelişleri konusunda bilgi edindiği bir referans olarak 10 yıllık sürecinde üstlendiği misyona ulaştı. Almanya, Avusturya, Fransa, İngiltere, Belçika, Hollanda, İsviçre, Polonya, Çek Cumhuriyeti, ABD, Rusya, İran, Japonya, Kore, Avustralya, Kanada, İsrail, İtalya ve Yunanistan'dan uluslararası arenada tanınmış pek çok tasarımcıyı Türkiye'deki akademisyenler, profesyoneller ve tasarım öğrencileriyle buluşturdu.

Geçen yıllar içinde Grafist'de ne gibi değişiklikler, yenilikler oldu ?
GRAFİST, 2003 yılında gerçekleştirdiği 7. etkinliği ile birlikte bünyesine eklemlediği Grafist Gelecek Kuşak ve 2007 yılında MSGSÜ Grafik Tasarım Bölümü Mezuniyet İşlerinden Bir Kesit sergileriyle, grafik tasarımın usta-çırak ilişkisine genç profesyonel tasarımcıları da ekleyerek, tasarım alanında her konumdaki üreticinin etkinliğine dönüştü. GRAFİST'in amacı, bir hafta boyunca yurt dışından gelen dünyaca tanınmış yabancı grafik tasarımcılar ve Türk grafiktasarımcıları ile yine yurtdışından gelen yabancı öğrenciler ve Türk öğrencilerin seminer, workshop ve sergi gibi etkinlikler aracılığıyla birbirlerini tanımaları, tasarım kriterleri ve vizyonlarını değerlendirmeleri için uygun buluşma ortamını hazırlayarak tüm çalışmaların ve sonuçlarının paylaşıldığı zengin bir paylaşım alanı oluşturmaktır.

Her yıl dünyanın pek çok farklı yerinden grafik sanatçısı, kurumu Grafist'e katılıyor. Yani bu Türk Grafik tasarımının bir nevi dışa yansıması durumunda. Yabancı katılımcılardan bu konuda nasıl geri dönüşler alıyorsunuz ?
Bildiğiniz gibi Grafist, ICOGRADA'nın Tasarım İşbirliği Programı'nm pilot projesi olarak başladı ve 11 yıl boyunca da çekirdek bir kadroyla, kar amacı gütmeden ve hiçbir öğrenciden katılım ücreti alınmadan, üstlendiği misyonu gerçekleştirerek son derece başarılı oldu. Yabancı katılımcılardan inanılmaz övgüler alıyoruz; gelen tasarımcıların bölümümüze bağışladıkları işlerle harikulade bir arşivimiz oluştu, ileride bir Grafik Tasarım Müzesi oluşturarak bunları genç nesillerle buluş tur abilmek en büyük hayalimiz.

hspace=0

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümü olarak yeni hedefleriniz, projeleriniz var mı ?
Grafik Tasarım Bölümü'nde çağdaş ve etkin bir görsel dil yaratabilecek, toplumsal ve kültürel yapıdaki değişimleri izleyen, kavrayan ve sorgulayan daha çok düşünen ve hayata dair daha çok derdi olan tasarımcılar yetiştirmek, bu doğrultuda eğitim programımızı güncellemek ve Grafist etkinliğimizi daha uzun yıllar devam ettirebilmek en büyük hedeflerimizdendir.

Ülkemizde Grafik tasarıma son yıllarda yoğun bir yöneliş var. İnternet, multimedia, motion graphic gibi yeni medyalarında bunda etkisi var. Ülkemizde bu yönelişi nasıl değerlendiriyorsunuz ?
Çağımızın gençleri televizyon, bilgisayar oyunları, internet, cep telefonu gibi yeni teknolojilerin içinde doğdular ve öyle büyüdüler. Bu nedenle de çağın dilini kullanan bir mesleğe yönelmeleri son derece doğaldır. Etkileşimli çoklu ortam, görsel disiplinlerde gösterge bilim, hareketli görüntü tasarımı, animasyon gibi çok cazip alanları öğrenecekleri bir bölümde tabi ki eğitim görmek isteyeceklerdir. Buna karşın çağımızın en yaygın aracı olarak kullanılmakta olan internette sunulan kimi bilgilerin doğruluğu ise tartışılmaktadır. Öğrenci adaylarının ve öğrencilerin şunu bilmesinde yarar var: Multimedya ya da motion graphics sonuçta bir araçtır amaç değildir.
 
Bizlerin öğretmesi gereken bu araçların hangi amaçla, nerede ve nasıl kullanılması gerektiğidir. Tasarımda kullanılan her türlü teknolojik donanım ve yöntem bizim tasarladıklarımızı en iyi şekilde ifade etmek için birer araçtır; ama ne yazık ki çoğunlukla amaca dönüşmektedir. Şöyle açıklamaya çalışayım; bir problemi çözmek üzere yola çıktığımızda bize bilgi donanımı, kağıt ve kalem yeterlidir. Tasarladıklarımızı uygulama aşamasında ise bilgisayar programlarına ihtiyaç duyarız; bu bir bilgisayar operatörüyle grafik tasarımcı arasındaki farkı yaratır.

Üniversitelerin haricinde de çeşitli eğitim kurumları Türkiye'nin pek çok yerinde grafik eğitimi veriyor. Bu konuda neler düşünüyorsunuz ? Buradaki eğitimler bir öğrenci için yeterli mi ?
Nitelikli eğitim veren kurum olmak nitelikli düşünen kalifiye ve eğitimli personelle olacak bir iştir. Her ile bir üniversite anlayışı uzun vadede problemler doğuracaktır diye düşünüyorum; çünkü görünüşte nicelikli duran pek çok eğitim kurumunun ne yazık ki niteliğinin olmadığını gözlemliyoruz. Buna karşın üniversitelerin bulundukları yeri iyiye dönüştürme, geleceğe umutla bakan atılımcı gençlere kucak açma gibi pozitif bir misyonu da var, bunu da yadsımak mümkün değil. Gençlerin kendileri üzerinden para kazanan ve eğitime bir ticaretmiş gibi yaklaşan bazı kuruluşlardan uzak durmalarını ve iyi araştırma yapmalarını tavsiye ederim.

hspace=0Grafik tasarım alanında önümüzdeki yıllarda bizi bekleyen yeni trendler, yaklaşımlar sizce neler olacak ?
Yaşam tarzı olarak trendy'lik bir kişi ya da dar bir grup içinden çıkıp onların etki alanının da ötesine yayılma anlamına geliyor. Bu grup ya da kişilere trendsetter yani eğilim belirleyici deniyor. Kendi alışkanlıkları veya yaşama biçimleri yaygınlaştığında ise trendsetter'lar kendilerine başka cazibe merkezleri buluyor. Trendy - güncel olanı takip eden kişileri tanımlamak için de aynı kelime kullanılıyor. Grafik Tasarım alanında ise bu daha kompleks bir biçime dönüşür; bizlerin amacı sadece günü yakalamak değil, yapılan tasarımı uzun yıllar güncel tutmaktır.


Grafik Tasarımcı çağdaş ve etkin bir görsel dil yaratabilecek, toplumsal ve kültürel yapıdaki değişimleri izleyen, kavrayan ve sorgulayan bir dil geliştirmek ve en iyi çözümü ortaya çıkarmak için üretim mühendisleri, ürün planlamacıları, endüstri mühendisleri, tekstil, çevre, kent tasarımcıları, mimarlar, pazar araştırmacıları, bütünleşik pazarlama iletişimcileri, reklam, fotoğrafçı, film yönetmenleri gibi pek çok birimle ortak çalışır.

Bir yaratma sürecinde teknoloji, sanat, bilimdeki gelişmeler, pazarlama da tasarımı birebir etkileyen faktörlerdir. Tasarım güzel çizgilerden çok daha fazlasını gerektirir. Üretim yöntemi, ürünün parçalarının nasıl birleştiği, tipografi, malzemesi, ürünün şekli kadar önemlidir. Burada pazar araştırmaları, testler, prototipleme tasarımın temelinde yatar. Günün teknolojik ve çağdaş gelişimleri doğrultusunda tasarımcı birikimi doğrultusunda kendine özgü bir dil geliştirir ve problemini bu bağlamda çözer. Yani trend belirlemez; günün dilini kullanarak kendi çözümünü üretir.

Sizce grafik eğitimi veren bir okulun teknolojik imkanları, iyi bir grafik tasarımcı olmak isteyen bir öğrenci için ne kadar önemli ? Yani bu imkanlara sahip olmayan bir okulun vereceği eğitimin eksikliğinden söz edilebilir mi ?
İyi bir tasarımcı öncelikle doğru ve analitik düşünen, problemi doğru çözen, ilkeli ve etik olmalıdır. Bunun yanında günümüzün anlatım dilini ve grafik tasarım programlarını da tabiî ki bilmelidir. Dediğim gibi çok iyi Photoshop, Freehand, InDesign bilmek iyi tasarım problemi çözüyor olmak değildir. İyi tasarımcı, aklındaki tasarımı bu araçlarla dijital ortama aktarabilendir. Çok iyi tasarımcısınız dır program kullanmayı bilmezsiniz ama iyi bir operatör kullanarak bu sorununuzu çözersiniz. Günümüz grafik tasarımcıları tüm programları öğrenerek yetişiyorlar ama bizden önceki jenerasyonlar bu bilgiye sahip olmadan da harika işler çıkardılar. Eskilerden ne İhap Hulusi ne de Mesut Manioğlu bilgisayar kullanarak tasarımlar yaptı.

Mimar Sinan olarak Türk grafik tasarımı adına Grafist dışında da projeleriniz var mı ya da olacak mı ? Grafist, 11 yıl gibi bir süreçte olgunlaştı ve gelişti; bir projenin nitelikli olabilmesi için çok emek vermek, ekip çalışmasına uygun olmak ve taviz vermemek gerekiyor. Güçlü bir enerji ve momentum elde edebilmek, yenilik ve yaratıcılığın ortaya çıkarılabilmesi aşamasında son derece önem taşımaktadır. Ayrıca Grafik Tasarım Eğitiminin uluslararası platformda tartışıldığı bir çalışma üzerinde duruyoruz.

Son olarak genç grafik tasarımcılara ve Photoshop Magazin okurlarına mesajınızı alabilir miyim ?
Bu meslekte başarılı olabilmek için öncelikle bilgi çağının ihtiyaçlarına ve hızına yetişebilmek, çalışkan olmanın yanı sıra çok iyi bir gözlemci, genel kültür seviyesi yüksek bir araştırmacı kimliğe sahip olmak gerekir. Rekabetin yoğun olduğu alanda tasarım ortamları yakından izlenmelidir. Sanatın ve tasarımın iç içe geçtiği ve ayrıştığı kısımları iyi görmek; galeri, müze gibi kültürel edinimler kazanarak beslenilmelidir.

Tasarımcı kimliğiyle, planlayan bir düşünce yapısına sahip olması gereken görsel iletişim tasarımcısı adaylarının çalışkan, düşünen, gözlemci, etik, sorgulayan, araştırmacı analiz ve sentez yapan, konsept geliştirebilen, yeniliklere açık, çeşitli kaynaklardan beslenmeye açık, yoğun iş temposuna uygun, üretken kimseler olmaları ve bu özelliklerde süreklilik göstermeleri gerekir.

 

June 2007

 


Röportaj