Photoshop Magazin
 


Geleceği Tasarlayan Adam : Jacque Fresco

01 May 2007 | Sayı: May 2007
 
1 2 3 4 5
 

Geleceği Tasarlayan Adam : Jacque Fresco



hspace=0



Jacque Fresco, kimilerince günümüzün Da Vinci'si olarak kabul edilen önemli bir Endüstri tasarımcısı. Geçen yıl, kendisi ve projeleri üzerine Discovery Channel'da nefes kesici bir belgesel izlemiştim. Fresco, özellikle geleceğin dünyası ve şehir sistemleri üzerine çarpıcı ve sıra dışı tasarımlar, fikirler üretiyor. Bunların içinde en önemlisi de hiç kuşkusuz The Venüs Project. Bu ay Mr. Fresco'yla fikirlerini ve Venüs Projesini görüştük.

Röportaj: Murat Akçiçek, Serra Azerm



hspace=0



Venüz Projesi ne ütopik ne de Orwelist bir yaklaşım. Ne de birkaç mantıksız idealistin rüyasıdır. Bunun ötesinde, zaten bildiğimiz şeylerden yola çıkarak zekice talepler içeren ulaşılabilir hedefler sunmaktadır.



Mr. Jacque Fresco bize biraz kendinizden ve kariyerinizden söz eder misiniz ?
Uzun bir geçmişim var. Bir çok alanda çalışmalar yaptım ve kendimi çok disiplinli olarak adlandırabilirim. Rotor Craft helikopter şirketinin tasarımcı danışmanıydım, ordu tasarımında ve VVright Field gelişim biriminde çalıştım. Raymond De-Icer şirketi için araştırma mühendisiydim. Hareketli grafik endüstrisinde teknik danışman olarak çalıştım ve Magic Eye isimli yaratıcı film belgeseli ödülü olan Robert J. Flaherty ödülünü kazanan film üzerinde çalıştım. Los Angeles'ta ki sanat okulunda endüstriyel tasarım eğitimi verdim.

Ben bir endüstri tasarımcısıyım ve hareketli grafik endüstrisinde, tıpta, prefabrike evlerde, otomobil, uçak gibi ticari kabul gören çeşitli alanlarda çok değişik ürünler tasarladım, icat ettim ve patentini aldım. 7 tane kitap yazdım ve dünya çapında yayınlanan sayısız makalem vardır. Yüksek okul, kolej ve kütüphanelerde yer alan 3 tane eğitimsel video ürettim ve dünya çapında ders verdim. Asistanım Roxanne Meadows'la beraber Venüs projesinin kurucusuyum -ki burada 22 araştırma etkinliği yaptım ve dizaynlarda bulundum.

Tasarımcılar doğal olarak yeniyi, farklı olanı düşünürler. Ancak siz bunu oldukça ileri bir noktaya taşıyıp tam anlamıyla fütürist tasarımlar üzerinde duruyorsunuz. Bu kadar
 
ileriyi düşünmeye ve bu noktada tasarım üretmeye sizi iten nedir ?
1920 ve 30'lardaki büyük depresyon benim sosyal bilincimin şekillenmesine yardımcı oldu. Yine bu süreçte şöyle bir sonuca vardım ki dünya aslında aynı yerdi. Üretim tesisleri vardı. Ana kaynaklar oralarda bir yerlerdeydi. Ama insanların bu ürünleri almak için parası yoktu. Ben bunu oyunun kuralı olarak algıladım ki bu oyunu biz oynuyorduk ama aslında çok demode olmuş ve insanlara da zarar vermekteydi. Bundan da öte, aslında ortaya çıkan deneyimlerin bir bileşkesiydi. Daha önce bahsettiğim üzere bir çok alanda çalıştım fakat işim uyuşturucu bağımlıları, alkolikler üzerineydi. Sonuçta her biri üzerinde çalışmaktansa sosyal şartların daha iyileştirilmesi metodunu daha yaratıcı buldum.

Bu da benim problemlerin gerçek kaynağına inme eğilimimi ve toplumu yeniden şekillendirme isteğimi başlattı. Aynı zamanda 2. dünya savaşında Amerikanın Manhattan projesinde kitlesel imha silahları için milyonlarca dolar harcadığına da şahitlik ettim. Buradaki tutar mevzu bahis değildi ve bu o zamanın en büyük ve iyi finanse edilmiş projelerinden biriydi. Şunun da farkına vardım ki Manhattan projesindeki aynı enerji bizim yaşam şeklimizi güncelleştirmek ve geliştirmek için kanalize edilebilirdi. Böylece doğayla insanoğlunun arasındaki optimal, sembolik ilişkiyi saptayarak başarılı olunabilirdi. Eğer o kadar büyük miktar da para, kaynak ve savaş zamanındaki insan hayatını harcamaya istekliysek herkesin yaşamını geliştirme kaynaklarını neden iyi bir şeklide kullanmadığımızı da kendi kendimize sormalıyız. Burada gelecekte barış içerisinde yaşayarak insani ihtiyaçları da tahmin etme söz konusudur.



hspace=0



Çalışmamda geleceği tahmin etmeye çalışmıyordum. Sadece zeki uygulamalarla insanoğlunun bilim ve teknolojiyi kullanımıyla olası olabileceklere işaret etmeye çalışıyorum. Bu demek değil ki bilim adamları toplumu yönetir. Benim önerdiğim şu; bilimin metotlarının insanoğlu ve çevre için uygulanmasıdır.



Bu şehir tasarımlarında bağımsız ev yaşamı var ve bu kişiye özel hayat imkanı anlamına geliyor. Burada çok daha fazla doğal yaşam imkanı olacaktır ve bu kişinin köy yaşamında yaşayabileceğinin aynısı olacak. 



Venüs projesi'nden biraz bahseder misiniz ? Fikir nasıl ortaya çıktı ve şu an da ne aşamada ?
Kısaca özetleyecek olursak Venüs Projesi sosyal değişim için fizibilite planı sunan bir organizasyondur. Bu alanda tamamen kabul edilemez olan gereksiz insani suistimalleri, borçları, açlığı, fakirliği, savaşın problemlerini kültürümüz içerisinde yeniden düzenlemeye çağırır. Bundan daha azı bugünkü dünyamızda bulunan benzer problemlerin süregelmesiyle sonuçlanacaktır.
Birçok insan, ihtiyaç duyulanın etik standartlar ve enternas-yonel kurallarla küresel bir toplum oluşturmak olduğuna inanır. Hatta ahlaklı insanlar dünyada politikaya seçilse, yetersiz kaynaklardan dolayı günümüzdeki problemlerin aynısına yine sahip olacağız. Çok az millet dünyanın kaynaklarını kontrol ettiği sürece ve kar en alt düzeyde olduğu sürece aynı kısır döngü devam edecektir.

Venüs projesindeki şehir tasarımlarınızda sistemlerin yönetiminde insan faktörü minimize edilmiş durumda. Bunun sebebi insan yönetiminin yetersizliği düşüncesi miyoksa insana, hayatı daha çok yaşaması için bir fırsat ve zaman yaratma fikri mi söz konusu ?
Makineler konusunda karar alınmasının sebebi, tüm değerlendirmede en uygun, hatasız sistemin oluşturulmasının istenmesidir. Çünkü makineler hırstan, düşmanlıktan, kinden, kızgınlıktan ve sübjektif karar almaktan uzaktırlar. Çevre için hayati alanlara yönlendirilen makineler aynı zamanda gerekli tüm bilgiyle desteklendiklerinde en doğru kararı almaktadırlar. Bilgisayarlar sosyal ve fiziksel anlamda tüm alanlara sensörleriyle beraber yönlendirildiklerinde karar verme merkezini başarıyla oluşturmaktalar. Global kaynak bazlı ekonomide kararlar yerel politikalarla değil, hologramik problem çözme yaklaşımıyla alınacaktır.

Bilgisayarlar ve yapay zeka, değişimin katalizörü olarak hizmet verecektir. Performansın bilimsel dökümleri ortaya konacaktır. 21. yy'da insanların karar vermede önemli rol oynayacakları şüphelidir. Sonuçta bu makinelerin kurulumu, karar verme mekanizmasında tüm kaynakların ortak çıkarlarına hizmet edecektir. Bu, bireylerin fikirlerine ve tutkularına dayanmayan yarının uygarlığını şekillendirmede çok daha insani ve anlamlı bir yaklaşım olarak ortaya çıkacaktır.

hspace=0

Tasarımlarınızı nasıl üretiyorsunuz ? Elde mi, bilgisayarda mı ? Kullandığınız teknik donanımlar ve programlar nelerdir ?
Ben tasarımlarımı elde hazırlıyorum ve onların modellerini çıkarıyorum. Benimle çalışan diğerleri bilgisayar animasyonu kullanmaktalar ve tabi ki Photoshop'u da çok yaygın olarak kullanıyoruz. DVD'lerin edit sürecine Photoshop'u kullanıyoruz. Fotoğraflarımızı ve kitaplarımızı yaratırken de kullanıyoruz. Bizi yapılabilecek şeylerle ilgili kapasitesiyle şaşırtıyor.

hspace=0

Sizin geçen yıl sanırım Discovery ya da National Geographic'de bir belgeselinizi izlemiştim. Burada fütüristik tasarımlarınızın, mega yapılarınızın bir tanıtımı vardı ve tek kelimeyle nefes kesiciydi. Ne gibi eleştiriler aldınız ?
Tasarımlarımın çoğuna çok olumlu tepkiler alıyorum. Ve kaynak bazlı ekonomide de kullanılacağı söyleniyor. Ama günümüz değerlerine, diline ve geleneklerine bağlı değilim. Çünkü bunlar yüzyıllar önce tasarlanmıştı. İnsanların çoğunun da neye inandığı beni etkilemez. Bir zamanlar insanların çoğu dünyanın düz olduğuna inanırdı. Çok çeşitli tanrılara da inanırlardı. Ben aslında insanların bire bir iletişim halinde olduklarına da katılmıyorum. Bu ortak teknolojik ve bilimsel geçmişleri olmadıkça mümkün olamaz. Birçok durumda insanlar birbirleriyle konuşmaktansa birbirlerine karşı konuşurlar.

Siz günümüzün modern Da Vinci'si olarak adlandırılıyorsunuz. Da Vinci'nin pek çok projesi zamanında hayali olarak nitelendirilip uzun zaman sonra başkaları tarafından hayata geçirilmişti. Sizin projelerinizin de yakın zamanda hayata geçirilmesi zor olarak nitelendiriliyor. Bu durum sizin şevkinizi kırmıyor mu ?
Benim tasarımlarımın çoğu çok çeşitli alanlardadır; ev, tıbbi ekipman, uçak, köprü, binalar, üretim metotları... Bunların hepsi uygulanıyor fakat ben küresel ve sosyal düzenlemenin özellikle de kaynak bazlı ekonomide çok daha önemli olduğunu düşünen ve hisseden bir insanım. Bu yeni sosyal düzenleme kurgusal değil; şu anda uygulanabilir fakat günümüzde biz halen sosyal evrimin içine yer almaktayız. Doğadaki bir çok şey gibi her şey değişir. Gerekli değişimler biyososyal baskılarla gelir ve bazen olayları körükler. Bazenolaylar sosyal yapılar üzerinde çok net kararların alınmasına sebep olur.

Sizin bir tasarımcı olarak fikirlerini, çalışmalarını beğendiğiniz isimler kimler ?
R. Buckminster Fuller ve Santiago Calatrava

hspace=0

Geçmişte insanlar görkemli yapılara daima ilgi duymuşlar. Bu ilgi günümüzde de devam ediyor. Günümüzün imkan ve hareket kabiliyetlerine rağmen geçmişteki eserlerin zarafet ve görkemi yine de günümüzdekilerde yok. Örneğin Osmanlı mimarisinin muhteşem cami örnekleri bugün yok. Ya da Sistina şapeli gibi bir şapeli bugün göremiyoruz. Sizce günümüzde estetik yaklaşımında mı bir sorun var yoksa insanların bu eserleri algılayışında mı ?
Zihinde fonksiyonel anlamda bazı şeyler tasarladığımız zaman burada estetiğin çok başka bir konseptine varırız. Her bir aşama kendi estetik yapısını üretir. Bugün günümüzde daha az dekorasyon ve sunilik ama çok daha fazla fonksiyonellik vardır. Bu bana estetiğin tanımı gibi geliyor. Birçok eski bina, müze şehri ve yapısı olarak korunmalıdır. Çünkü inşa edildikleri zamanda gerçekten iyi hizmet vermişlerdir. Şunu da hatırlamalıyız ki eski dekorasyonlar bir statü sembolüydü. Birinin toplumdaki yerini gösterirdi ve aslında kaynak ve zaman kaybıydı. Ben basitliğin ve kaynakların ekonomik kullanımının hayati önem taşıdığı uçak endüstrisinden çok fazla etkilendim. Eğer biz global bir toplum olmak istiyorsak kaynaklarımızı zekice kullanmalıyız. Ve bunun beraberinde zaten estetik gelir. Burada yanlış anlaşılmak istemiyorum. Osmanlı camileri ve kiliselerde diğerleri gibi zamanlarının en muhteşem yapılarıydı. Ama günümüzde onların yapım metotlarını çoktan aştık. Eğer prestij için ve ego için bir şeyler tasarlanıyorsa burada kaynak kullanımına karşı oluş vardır.

hspace=0

Çalışmamda geleceği tahmin etmeye çalışmıyordum. Sadece zeki uygulamalarla insanoğlunun bilim ve teknolojiyi kullanımıyla olası olabileceklere işaret etmeye çalışıyorum. Bu demek değil ki bilim adamları toplumu yönetir.

hspace=0Tasarımlarınız bireysel kullanımdan ziyade toplum yaşamına yönelik. Gelecekte insanların yine şehirsel bir yapıda yani bir arada mı yaşayacağını düşünüyorsunuz ?
Oysa günümüzde birbirlerinden biraz daha uzak, daha rahat ve özel sınırları içinde yaşamayı hayal eden insan sayısı fazla. Yani köylerdeki gibi; köylerde bildiğiniz gibi insanların yaşam alanları daha geniş, özel ve birbirinden ayrı.


Gelecek bize bireysel ya da komün yaşam imkanı sunacaktır ki muhtemelen bireyselliğin ötesinde bir yaşam sistemi olacak. Bugün şehir yaşamı daha fazla bilgi ve tecrübeyi beraberinde getiriyor. Bir kişi bireysel bir yaşam sürdüğünde bu izole bir yaşam anlamına gelecektir ki bu da bir çok bilginin daha sınırlı alınmasını ve başka sorunları gündeme getirecek. Kaynak bazlı ekonomi yapısında şehir yaşamı izole yaşamdan daha fazla ve güzel imkanlar sunacaktır. Bu şehir tasarımlarında bağımsız ev yaşamı var ve bu kişiye özel hayat imkanı anlamına geliyor. Burada çok daha fazla doğal yaşam imkanı olacaktır ve bu kişinin köy yaşamında yaşayabileceğinin aynısı olacak. Evler arasında çok daha fazla bitki örtüsü ve doğal yaşam olacak. Bu da normal bir ev yaşamında görebileceğinizden daha fazlası anlamına geliyor.


Bir tasarımcı olarak beğendiğiniz, favori malzemeler nelerdir ? Gelecekte sizce ne tür malzeme ve elementler yoğun olarak tercih edilecek ?
Favori materyallerim daha çok bileşik malzemelerdir; ışık ağırlıklı yüksek dayanıklılık özelliğine sahip, geçirgen betonarmeler, şekil hafızalı maden alaşımları, karbon bazlı malzemeler, lamine özellikli camlar gibi... Ayrıca yanmaz malzemeler, gaz sızdırmaz, deprem ve kasırgaya dayanıklı malzemeler.

hspace=0

Bor gibi bazı madenlere gelecekte daha çok ihtiyaç duyulacağından söz ediliyor. Yeni maden / materyallerin günlük hayata daha çok girişi, yakıt vb. alanlarda daha çok kullanımı çevre kirliliğini de önemli ölçüde azaltacak sanırım. Bu konuda ne düşünüyorsunuz ?
Nanoteknolojistlere göre bu yeni çekici alanlar mevcut madenlere duyduğumuz ihtiyacın ve bunların eksikliğinin elimine edilmesini sağlayacak çünkü onlara göre moleküler yapılardaki atomlarda yeniden düzenlemeler yapabilme imkanımız olacak. Eğer bu gerçekleşmezse, ihtiyaç duyulan materyallerin sentetik olarak üretimine yönelim zorunlu hale gelecek.
Hala keşfedilmemiş ve işlenmemiş çok geniş enerji kaynakları var. Rüzgar, dalga gücü, jeotermal, hidrojen ve doğal gazlar hatta bakteri ve algler... Bunları verimli kullanmayı öğrenebilirsek enerji ihtiyaçlarımızı da sonsuza dek çözmemiz mümkün. Dahası zararlı etkiler ve toksik atıklar da olmayacak.


Türkiye'de ki tasarımcılara ve Photoshop Magazin okurlarına mesajınız ?
Venüz Projesi ne ütopik ne de Orwelist bir yaklaşım. Ne de birkaç mantıksız idealistin rüyasıdır. Bunun ötesinde, zaten bildiğimiz şeylerden yola çıkarak zekice talepler içeren ulaşılabilir hedefler sunmaktadır. Kitap, video ve seminerlerimizle insanları teşvik etmek ve projeye katılmaya, destek olmaya teşvik etmeye çalışıyoruz. Bu oluşuma destek olmak, gerçekleşmesi yolunda birlikte çalışmak isteyen herkes bize katılabilir;
www.TheVenusProject.com

 

May 2007

 


Sektörel Photoshop