Photoshop Magazin
 


Fotoğrafa Gömlek Biçmek / Dijital Masumiyet

01 May 2007 | Sayı: May 2007
 
1 2 3 4 5
 

Fotoğrafa Gömlek Biçmek / Dijital Masumiyet


...Çünkü yüz milyonlarca amatör sayesinde sanat, entelektüel bir seçim ve yetenekli sanatçıların tekelindeki bir uğraş olmaktan çıkarılarak, büyük kitlelerin kendini sınadığı bir yaratıcılık biçimi haline getirilmiştir.


hspace=0


Fotojurnalizmi, özü itibarıyla belgesel fotoğrafın geniş alanı içinde görmek gerekir. Bir habere ya da röportaja eşlik etmiş olması, fotoğrafın salt kaba bir anlatımın sınırlarına hapsolmasına ve sanat ve estetiğin desteğinde artistik bir görselliğe ulaşmasına engel olamaz. 150 yıl boyunca önemini hiçbir şekilde yitirmeyen belgesel fotoğraflar, eğer sadece yaşamın etkileyici an'larını belli bir amaç çerçevesinde ortaya koymakla sınırlı tutulsalardı, kanımca sanat alanında kabul görmesi pek mümkün olamayacaktı. Oysa belgesel bakış, hiçbir dönemde kesinlikle sanatsal bir tavrı ve estetik yargıyı göz ardı etmemiştir. Belgesel fotoğrafçı konusuyla doğrudan ve belli bir güvenle ilişki kurduğu sürece, hayatı ölçü alan hiçbir fotoğrafın sanattan kopuk bir saptama olması söz konusu olamaz.
 
Günümüz fotoğrafına bir göz attığımızda, dijital fotoğrafın bu geleneği devam ettirmede çok istekli görünmediği anlaşılıyor. Fotoğrafın geleneksel nitelikleriyle ilişkilendirilen ve sanat olup olmadığına dair geçmişte yapılan bir takım saplantılı tartışmaların, bugün dijital teknolojinin yeni olanakları karşısında tuzla buz olduğu bir gerçek. Başka bir gerçek de dijital fotoğrafın, fotoğrafın sanat olanaklarını tarihsel bağlamından daha üst seviyelere taşıdığı... Teknolojinin olanakları her zaman sanatsal yorumlamalara açık kapı bırakmıştır. Dijital devrim bugün yeni bir görüntü anlayışının doğmasına yol açmıştır. Fotoğraf, gerçek ile gerçek dı-şılığı aynı yetkinlikte ve aynı teknik başarıyla ortaya koyan bir sürece doğru gitmektedir. Sanal görüntünün önlenemez yükselişi açıktır ki, fotoğrafı hem tüm sanatların önünü açan bir önderliğe, hem de görüntünün plastik etkisini ve olanaklarını genişleten bir yetkinliğe taşımaktadır. Kuşkusuz sanal görüntülere enjekte edilen gerçekdışı imgeler, sonuçta bireyleri ve toplumsal grupları bir manipülasyon ile yüz yüze getirmek içindir. Ancak bu yönlendirmeci eğilimleri yine de gerçek karşıtlığıyla ilişkilendirmemek gerekir. Aksine bunca hileye olanak tanımasına karşın, yeni görüntülerin bilinçli bir toplum modelinin oluşturulmasında etkili bir dil ve sanatı ve hayatı boyutlandıran bir olanak olarak görmekte yarar var.


Teknik gelişmeler hiçbir zaman fotoğrafın düşmanı olmamış, tam tersine bakışın çeşitlenmesini olanaklı kılan yeni kulvarların açılmasına neden olmuştur. Dijital teknolojiler, bu amacı öne çıkaran sanatsal bakışı ve yaratıcılığı çeşitlendiren uygun bir ortamın yaratılmasına olanak sağlamıştır. Fotoğrafın doğuşu, teknolojik bir sürecin sonucunda gerçekleşmiştir. Bu da, aynı zamanda sanatla teknoloji arasında kurulan ilişkiler silsilesinin de ilk ve en önemli buluşması olmuştur. Mekanik aygıtın optik teknolojisi ve kimya ile olan işbirliği, sonuçta her iki alanın da bu gelişmeden layıkıyla yararlanmasına yol açmıştır. Günümüzde fotoğraf tekniği, elektronik ve sayısal teknolojilerle birlikte önemli ilerlemeler kaydetmekte, bir bakıma fotoğraf sayesinde teknoloji hiçbir dönemde görülmeyen düzeyde yüceltilmeye çalışılmaktadır. Ve bu sayede modern tarih, post modernizm tarafından deşifre edilmeye başlanmıştır.

hspace=0

Gün geçtikçe daha da yaygınlaşan hobi gruplarının bu dayatması, bireyleri, görüş oluşturan kaygılı amatör olmanın ötesinde, her şeyi oburca tüketen birer fotoğraf avcısına dönüştürmektedir.

Günümüzün fotoğrafı ve özellikle amatör fotoğrafçılık, sanki ortalamanın sanatsal yetkinliğe karşı bir intikamı olarak ortaya çıkmış gibi bir izlenim uyandırmaktadır. Çünkü yüz milyonlarca amatör sayesinde sanat, entelektüel bir seçim ve yetenekli sanatçıların tekelindeki bir uğraş olmaktan çıkarılarak, büyük kitlelerin kendini sınadığı bir yaratıcılık biçimi haline getirilmiştir. Gün geçtikçe daha da yaygınlaşan hobi gruplarının bu dayatması, bireyleri, görüş oluşturan kaygılı amatör olmanın ötesinde, her şeyi oburca tüketen birer fotoğraf avcısına dönüştürmektedir. Öte yandan internet destekli yeni tarz bir amatör kuşağı da, fotoğrafın ruhunu sanatsal yetersizlikle kaynaştırmaktan kaçınmayarak, kutsal teknolojinin kolaycılığını kendi eylemlerinin başlıca amacı haline getirmişlerdir. Elbette bu niteliksiz gelişme, ancak bireysel bir yaratıcı söyleyiş biçiminin teknolojiye hükmetmesi ile bertaraf edilebilir. Bireylerin hayata bakış açıları önem kazanmaya başladıkça, sanatsal fotoğrafta yetkinlik kazanmanın güçlüğü de kendini o denli fazla hissettirmeye başlar.

İşte bu çerçeveden bakınca, teknolojinin desteğinde yaygınlaşan fotoğrafın birçok kullanım şeklinin rastlantısal olarak doğru yerde ve doğru zamanda bulunan her düzeydeki atak amatör sayesinde tarihe karışacağı artık gün gibi ortada. Özellikle basın, haber ve turizm alanlarında fotoğrafçı olarak çalışanların yerini amatör kameraların alması kaçınılmaz görünüyor. Nitekim bugün daha çok alan dışı gözler in eseri olan bir görüntü belleğinin yavaş yavaş oluşmaya başladığını görmeye başladık bile. Sanatçı bakışının teknolojiye tez elden hükmetmesinin kaçınılmazlığı ortadadır. Kuşkusuz yeni fotoğrafın sanatsal belleği sayılabilecek yapıtlar henüz yeterli düzeyde ortaya çıkmış değildir. Sayısal fotoğrafın tüm verileri uçucu ve geleneksel filmin olanaklarına henüz ulaşmış değildir. Fotoğrafçıların aynı veya benzer programlar kullanması, sonuçta birbirleriyle aynılaşan ve benzeşen bir fotoğraf tarzının karmaşasını da öne çıkarmıştır. Bu da görüntü üretenler ile yapıtları arasında çok yakında bir kimlik çatışmasına yol açabilecektir.

Öte yandan özellikle internet ortamında, bireylerin yaratıcı bir işbirliği ve paylaşım gerçekleştirmekten ziyade, inanç örgütlenmesini andıran alışılmadık tarzda bir cemaat oluşturmaya başladıklarına tanık olmaya başladık. Programların desteklediği, teknik ve estetik yetkinlikten uzak, sığ yorumların eşlik ettiği bu paylaşım ortamında, ne yazık ki fotoğrafın amaçtan çok entelektüel düzeyi hayli düşük bir sıradanlığa araç yapıldığını görüyoruz. Oysa gerçek karşısında etkili bir görüntü ortaya koymanın ön koşulunun kültürel birikim olduğunu bilmem söylemeye gerek var mıdır? İnternet ortamındaki görüntü oyunu, bize, sanal ve gerçek olmak üzere birbirlerinden farklı iki evrenimiz olduğunu göstermiştir. Üzerinde her şeyin yapılabildiği dijital görüntüler, görsel dünyamızda derin izler bırakan fotoğraftan ziyade, sanal bir oyunun başvuru materyaline dönüşmüştür. Yeni fotoğrafçının internet ortamında sanal şöhret olmasının önünde hiçbir engel bulunmuyor, hatta bu evrende fotoğraf çeken herkesin sanatçı olması da olanak dışı değildir. Parmak uçlarında devinen bu iletişim biçiminin yeni şöhret profilleri yaratmasını olağan karşılamak gerekir (!) Yazımı noktalarken birkaç yıl önce yayınlanan Görme Kültürü adlı üç ciltlik kitabımda yer alan bir saptamayı sizlere anımsatmakta yarar görüyorum. Dijital fotoğrafın henüz yeni yaygınlaşmaya başladığı bir tarihte, şu satırlardaki öngörümü yeri gelmişken bir kez daha okuyucularımla paylaşmak istiyorum: Günümüzde deklanşör herkesi sanatçı yapmıştır!

 

May 2007

 


Fotoğraf Kuramı