Photoshop Magazin
 


Eda Çağlar / Grafik Tasarımcı

01 May 2007 | Sayı: May 2007
 
1 2 3 4 5
 

Eda Çağlar / Grafik Tasarımcı



hspace=0



Çalışma ortamı herkes gibi benim içinde önemli; Asla sesiz olmamalı, dikkatimi toparlayamıyorum...



Bir rivayete göre Ankara'da doğmuşum; malum o dönemleri hatırlayamıyorum. Her çocuk gibi huysuz, mızmız, şımarık, yaramaz ve ukala bir çocukluk döneminden sonra büyüdüm.

Altemira olmasa da evimizin duvarları sanatımı icra etmemde etkin rol oynadı.

Annem de bundan pek memnun olmadı ve beni başından atmak için okula gönderdi. Hayatımın buluşuyla okulda tanıştım; papürüs. Her aile gibi benim ailemde doktor, avukat, hakim vs. olmamı istedi ama okulda gösterdiğim belirtiler hiç de iç açıcı değildi.



hspace=0



Defterlerimde yazıdan çok resim vardı. Kitaplarda ne görürsem çiziyordum ve bundan büyük zevk alıyordum. İlk, orta, lise böyle devam etti. Sıra üniversiteye geldi.

İletişim fakültesinde iletişim kuramadım.
Üniversiteyle ilk tanışmam iletişim fakültesiyle oldu. Gariptir ki fakültedekilerle iletişim kuramadım. Sorunun benden kaynaklandığını sanmıyorum; ben gayet normal bir insanım. Daha sonra Mersin Ün. G.S.F. Grafik bölümüne geçtim.



hspace=0




O dönem resim mi grafik mi okusam diye kısa bir süre kararsızlık yaşadım ve grafiği seçtim; Arada bir doğru seçimler yapıyorum... İnek bir öğrenci olmadığımı ispatlayamadan okulu onur derecesiyle bitirdim. Oysaki ben zekiydimm.

hspace=0

Bak kızım bu Photoshop; bununla fotoğraf üstünde oynamalar yaparsın
Photoshop ile ilk olarak okulda tanıştım. Bak kızım bu Photoshop; bununla fotoğraf üstünde oynamalar yaparsın dediler. Ben de oynamaya başladım. Oynadıkça bu oyunu çok sevdim. Bu bana farklı bir dünyanın kapılarını açtı; Ütopyaların olmadığı bir dünyanın. Ama bu dünyaya geçmek için önce çizgi atmanız gerekir. Öylesine atılan bir çizginin sizi nerelere götüreceğine inanamazsınız. Ben kağıt kalem olmadan mutfağa bile gidemem. Her an aklıma bir şey gelir ve çizmek isterim diye...

Ben tencereleri çiziyorum, annem de beni çiziyor.
Mutfakta sorunu çözdüm aslında, tencerelere çizim yapıyorum tabii annemde beni çiziyor. Şu sıralar animasyona olan ilgim hat safhada. Özellikle flash'la tanıştıktan sonra... Uzun metrajlı bir çizgi film yapıp hasılat rekorları kırıp Oscar almak istiyorum. Bunu için zaman var daha, en azından öğrenmem gereken bir 3d max var.

Çalışmaya başlamadan önce ellerimi yıkarım.
Çalışma ortamı herkes gibi benim içinde önemli; Asla sesiz olmamalı, dikkatimi toparlayamıyorum. Gerçi bir süre sonra müziği duymuyorum ama kendi dünyama kapanmak için müzik şart.
Çalışma şeklime gelince; önce ellerimi yıkarım. Eskiz çizimleriyle başlarım ve hayal ederim. O yüzden kağıt kalem ve su olmadan dışarı çıkmam. (Tamam, su içmek için...) Bazen çalışmalar eskizden öteye gider. O zamanlarda guaş boya tercihim ama sulu boya tarzında... Kuru boya ve Nescafe de işimi görür yeri geldiğinde. Burada kahvenin markası önemli. Bir de üçü bir arada falan denemeyin sonuç fiyasko :) Fotoğraf çekerim. İlk göz ağrım Canon T70 ve ben onu çok seviyorum. Duygusal bir bağ kurduk aramızda. Fotoğraf çekmek kadar basmakta büyük bir haz.

hspace=0

Hiç bir şey yapmasam bile brush'larla oynarım.
Photoshop hayatımın hangi noktasında derseniz önemli bir yerde olduğunu söyleyebilirim. Hiç bir işlem bile yapmasam Photoshop'u açar brush'larla oynarım. Zaten Photoshop'un brush, layer, transparan, filtre; aslında tüm özelliklerini kullanmayı seviyorum. Vektörel işler için Freehand ve Illustrator kullanıyorum. Programlar arası geçiş yapmayı da eğlenceli buluyorum. Aynı anda Photoshop, Freehand, Illustrator, Swift, 3D, Flash'la çalışmak hoş oluyor ama bilgisayarım bundan pek hoşlanmıyor.

hspace=0

Her türlü tarzı ve yapıtı incelemek, araştırmak bakış açınızı genişletiyor.
Bu işi sevmemin nedenlerinden biri de her alana uzanması. Bana gelen her işte önce araştırma yapıyorum. Yeni şeyler öğreniyorum, bunları çevremdekilerle paylaşıyorum. Gerçi onlar bunu ukalalık olarak algılıyorlar ama... Mesleki bazda belli başlı takip ettiğim birileri yok aslında. Her türlü tarzı ve yapıtı incelemek, araştırmak bakış açınızı genişletiyor. Bu araştırmalar içinde en iyi ortam internet. Yine de Cemre Özkurt, Mark Ryden, Emrah Elmaslı şu an aklıma gelen ve çalışmalarını gördüğümde kıskandığım isimler.

hspace=0Hayallerin bittiği yerde yaşamında bir anlamı olmaz

Ve kapanış; Hayal etmenin ayrı bir yeri var bende. Hayallerin bittiği yerde yaşamında bir anlamı olmaz diye düşünüyorum ve hayallerimde sınır tanımıyorum. Mesela
bazen kırmızı veya kristal elma ödülünü almayı, dünyaca tanınmış bir grafiker olmayı, bazen de Pixar da çalışmayı ya da hepsini aynı anda istiyorum...

Bir şey hayal etmek ve bu doğrultuda hareket etmek kişiyi istediği sonuca götürür diye düşünüyorum. Ve ben şu an muzlu ve çikolatalı bir pasta hayal ediyorum.

 

May 2007

 


Sanatçılarımız