Photoshop Magazin
 


Demetrios Fakinos

01 March 2007 | Sayı: Mar 2007
 
1 2 3 4 5
 

hspace=0
hspace=0

Komşumuz Yunanistan'da Tasarıma Bakış:


                    +design


Demetrios Fakinos'la geçtiğimiz yıl Mimar Sinan'da düzenlenen Grafist 10 etkinliğinde tanışmıştık. Azımsanmayacak kadar Türkçe kelime biliyor olması sohbetimizi çok keyifl i bir hale getirmişti. Kendisiyle uzun süredir bir röportaj yapma fırsatı kollayıp duruyorduk ki bu sonunda gerçekleşti. Demetrios'la siz Photoshop Magazin okurları için kurucusu ve yayıncısı olduğu Yunanistan'da yayınlanan +design'i konuştuk.


Photoshop Magazin: Bize kısaca kendinizden ve +design'daki pozisyonunuzdan söz eder misiniz? Siz de bir tasarımcı mısınız?
Demetrios Fakinos: Benim adım Demetrios Fakinos. +design dergisinin yayıncısıyım. Aslında bir grafik tasarımcı değilim. Piraeus üniversitesinde işletme eğitimi gördüm. Ayrıca, Strathclyde üniversitesinde İnsan Kaynakları Yönetim Sistemi üzerine eğitim aldım.


hspace=0


 


PM: Neden +design? Bu ismin bir hikayesi var mı?

DF:
Aslında başta farklı bir isimle çıkmıştık. O zaman ismimiz sadece iki harften oluşuyordu. Yunan alfabesindeki Delta harfi ve Latin alfabesindeki D harfinden. Her iki harf de alfabelerindeki dördüncü harftir ve her ikisi de Yunanca bir kelime olan Dimiourgia (yaratıcılık)'ın ve artık uluslararası bir kelime olan Design kelimesinin baş harfidir. Yalnız bu ismin anlaşılır olmak yönünden yeterince açık olmadığını fark ettik ve Delta D gündeme geldi. Bir alt başlık olarak da dimiourgia+design'ı kullandık ki bu biraz daha açık bir ifadeydi. Sonunda ilk kelimeden vazgeçtik ve düz anlamıyla +designda karar kıldık. Tabi bu bir gecede gerçekleşen bir değişim değildi, birkaç yılda şekillendi. +design'ın iki anlamı vardı bizim için. Birincisi tasarım; hayatımızda herhangi bir şekilde, görünüşte yer almaktadır. Yani hayatımızın hemen her alanında herhangi bir şey artı (+) tasarım (design) vardır. İkinci anlamı ise, tasarımın her zaman artı (+) bir değer olmasıdır.



hspace=0

hspace=0

+design'ın lokal Yunan grafik tasarım topluluklarını bir platformda bir araya getirmeyi başardığına inanıyorum. Bu da aynı zamanda, Yunan tasarımının, +design'ın gelişimine katkıda bulunması anlamına geliyor.

PM: +design'ın kuruluş öyküsünden bahseder misiniz?

DF:
Dergimiz, ilk olarak Kasım 1998'de yayın hayatına başladı. O zamanlar 2 ayda bir yayınlanan bir dergiydi ve 1990 yılından beri Graphopress Ltd. tarafından yayınlanıyordu. Ben de o sıralar askerlik görevimi tamamlamıştım ve kendime göre bir dergi çıkarmak istiyordum. İşte +design böyle doğdu.

PM: Dergi ne zaman yayınlanmaya başladı? Ve ilk başta hangi hederlerle yola çıkıldı?

DF:
Fikir, dergimizin Yunanlı tasarımcıların kendi sesleri olması üzerineydi. Birçok tasarımcı, dünya da neler olduğunu görmek için çok uzak yerlerden tasarım dergileri almak zorundaydı. Ayrıca kendilerini, işlerini gösterebilecekleri bir yayın da yoktu. Bu durum benim aklımda güzel bir fikrin oluşmasını sağladı. Sanatçıların birbirlerine tarzlarını gösterebilecekleri, fikirlerini, çalışmalarını paylaşabilecekleri, sergileyebilecekleri bir ortam kurdum. Her bir sayıda bir Yunan tasarımcıyı ya da ekibi kapak konusu yaptım. Bu şekilde geçtiğimiz 8 yılda 47 farklı tasarımcı kapaklarımıza imza attı ki bunlardan iki tanesi Yunanistan dışında sanatçılardı; biri Tony Paladino ve biri de Sadık Karamustafa'dır. Amacımız, dergimizin referans niteliği taşıyan bir dergi olmasıydı. Bu süreçte, güncel olaylardan hatta teknolojilerden kapak konusu olarak kaçındık çünkü bunlar bir süre sonra alakasız konuma düşecekti. O yüzden mümkün olduğunca geçerliliğini yitirmeyecek kapak konularına yönelmeye çalıştık. Bu yüzdendir ki geçmiş sayılarımız bile hala günceldir ve insanların alıp koleksiyonlarında bulundurmak istedikleri bir yapıdadır. Yani bir dergi gibi değil de bir kitap gibi değer biçilen ve saklanan bir yayına sahip olmak her zaman hedefimiz oldu.

PM: Yunanistan'da sizin dışınızda yayınlanan başka tasarım dergileri var mı ve bunlarla ilişkileriniz nasıl?

DF:
+design, Yunanistan'da iletişim tasarımı ve yaratıcılığı üzerine yayın yapan tek dergi durumunda. Ama bununla birlikte grafik tasarımcıları ilgilendirebilecek başka dergiler de çıkıyor. Adobe ürünleriyle ilgili içeriğe sahip Adobe Magazine, Mac platformuyla ilgili içeriğe sahip Macland, grafik tasarımcıları ilgilendiren hardware ve softvvare'lerle ilgili bilgi ve makalelerin yer aldığı Grafistas, bir de reklam endüstrisiyle ilgili birkaç dergimiz var
.

hspace=0

hspace=0

hspace=0


Bence tasarıma yaklaşım konusunda da pek çok ortak noktamız var. Sebep olarak tasarımcılarımıza ilham kaynağı olacak pek çok şeyi paylaşıyor olmamız. Örneğin ışık ve doğal renkler gibi.
 
PM: Derginizin tasarımı çok yalın ve nefes alıyor. Okuyanı rahatsız edebilecek ayrıntılar yok. Derginizin tasarımında, içerik ve görsel dengesini nasıl sağlıyorsunuz?

DF:
Şimdi birkaç yıl geriye gidip dergiyi çıkarmaya başladığımız zamana baktığımızda ne tür bir magazin olmalı konusunda bir seçim yapmak zorundaydık. Ya içerik olarak demeç, makale tarzı şeyler olacak ya da diğer tasarımcıların dikkatini çekecek vitrin içerikler olacaktı. Biz, ikincisini seçtik. Yani vitrin yapılı, tasarımların sergilendiği, temel olarak Yunanlı tasarımcıların eserlerinin sergilendiği bir dergi olmayı seçtik. Biz diğer insanların işlerini de göstermek istiyoruz ve bu arada oldukça temiz, rahat bir tasarım anlayışıyla bunları sergilemek istiyoruz.

PM: Derginizde hangi fontları kullanıyorsunuz?

DF:
Meta fontunu kullanıyoruz. Kapaklarımızda da Interstatei tercih ediyoruz.

PM:
İçeriklerinizi belirlerken neye dikkat ediyorsunuz, hangi konulara ağırlık veriyorsunuz?

DF:
Genellikle spesifik konulardan seçiyoruz içeriğimizi.Grafik tasarım, illüstrasyon, web tasarımı, ürün tasarımı ve buna benzer konularda içeriklerimiz var. Biz her zaman Yunan yaratıcılığını duyuran bir ses olmakla ilgilendik.

PM: Bize biraz ekibinizden bahseder misiniz? Derginizde ekip çalışması nasıl yürüyor?

DF:
Üretimden marketing'e kadar muhtelif pozisyonlarda çalışan birkaç arkadaşımız var. Firmamızda tam zamanlı çalışan 2 arkadaşımız var ve bunlar derginin tasarım departmanında çalışan Stelios Halas ve Dimitris Gazis'den oluşan d-code adlı ekibimizdir. Sotiria Memou, içerikleri hazırlıyor (ben de bazen ona yardım ediyorum) ama içeriklerimizin çoğu dışarıdan, konusunda uzmanlarca hazırlanıyor.

PM: Son yıllarda teknolojik alanda görülen büyük gelişmelerin tasarım üzerindeki etkisi nedir sizce? Teknoloji ve yaratıcılığın dengesi nasıl sağlanmalı?

DF:
Teknoloji çok kullanışlı bir araç. İnsanların hatırlayabildiklerinden daha uzun bir süreden beri hayallerimizi, amaçlarımızı hayata geçirmemizi sağlayan bir araç. Ancak şu da unutulmamalıdır ki insanlar sık sık teknolojinin getirdiği akıntıya kapılarak yollarını da kaybedebiliyorlar. Yani bilinçli bir yaklaşım çok önemli.

hspace=0

hspace=0

Her bir sayıda bir Yunan tasarımcıyı ya da ekibi kapak konusu yaptım. Bu şekilde geçtiğimiz 8 yılda 47 farklı tasarımcı kapaklarımıza imza attı ki bunlardan iki tanesi Yunanistan dışında sanatçılardı; biri Tony Paladino ve biri de Sadık Karamustafa'dır.

PM: Derginiz sadece Yunanistan'da mı yayınlanıyor?

DF: Bu soruya cevabım evet; sadece Yunanistan'da yayınlanıyoruz. Az sayıda kopyamız yurt dışına da gönderiliyor ancak bunlar da çeşitli ülkelerde yaşayan Yunanlı tasarımcılara gönderiliyor.

PM: Türkiye hakkındaki düşünceleriniz nelerdir, Türkiye'yi hiç ziyaret ettiniz mi?

DF: Son 6 yılda 7 kez İstanbul'a geldim. Sanırım bu da orayı ne kadar sevdiğimin bir kanıtı.

PM: Tanıdığınız Türk tasarımcılar var mı? Türkiye'deki tasarım çalışmalarını inceleme, değerlendirme fırsatınız oldu mu hiç?

DF: Mart 2002 sayımızda Türk tasarımcılarla ilgili bir makalemiz vardı. Bu yüzden Türk grafik tasarımıyla ilgili bildiğim bazı şeyler var; ancak her şeyi bilmiyorum. Beğendiğim sanatçılar Sadık Karamustafa, Yurdaer Altıntaş, Bülent Erkmen ve Savaş Çekiç. Yeni nesilden Kenan Ünsal'm çalışmalarını çok beğeniyorum.

PM: Tiplerimizden tutun da, yeme-içme zevkimize, yaşam tarzımıza kadar, siz ve biz pek çok konuda benzerlikler taşıyoruz. Tasarıma yaklaşımımız anlamında da sizce benzerlikler var mı?

DF: Evet bence tasarıma yaklaşım konusunda da pek çok ortak noktamız var. Sebep olarak tasarımcılarımıza ilham kaynağı olacak pek çok şeyi paylaşıyor olmamız. Örneğin ışık ve doğal renkler gibi. Elbette farklılıklar da var. Bu sıralar tasarım dünyasındaki insanların genel görüşü tasarımda ulusal kimlik görüntüsünün giderek zayıflıyor olması yönünde. Yani global kimliklerin öncüsü konumunda olduğumuz düşüncesi hakim. Ancak bu bakış açısına katılmıyorum. Bence insanlar gerçekten de gittikçe birbirine yaklaşıyor ancak ulusal kimlik bilinci de ürettiğimiz işlerle birlikte daima varlığını sürdürecektir. Sebebi de bunu istiyor olmamızdır.

hspace=0

Fikir, dergimizin Yunanlı tasarımcıların kendi sesleri olması üzerineydi. Birçok tasarımcı, dünya da neler olduğunu görmek için çok uzak yerlerden tasarım dergileri almak zorundaydı. Ayrıca kendilerini, işlerini gösterebilecekleri biryayın da yoktu. Bu durum benim aklımda güzel bir fikrin oluşmasını sağladı.
 
PM: Türkiye ve Yunanistan'ın ortaklaşa düzenlediği bir tasarım projesi olsa ve siz de bu projenin başında olsanız, Türk partnerlerinizle birlikte nasıl bir projeyi hayata geçirmek isterdiniz?

DF: Aslında bu daha önce iki kez olmuştu. İlkinde Grafist 8 etkinliği sırasında 6 Türk ve 4 Yunan tasarımcı, kolektif bir fuar çalışması gerçekleştirmişlerdi. Her tasarımcı kendi konseptleri için tasarımların yaratılması sürecinde kendi serbestiyetleri içinde birer kuratör olarak çalışmıştı. Ayrıca diğer konseptlerde de birer tasarımcı olarak görev almışlardı. Ben de bu proje'de Yunan takımının organizatörü görevin-deydim. Konseptler tasarımcılar tarafından dil, komşuluk, tarih, anlaşmazlık gibi konulardan seçilmişti. İkincisinde burada Atina'da bizim organize ettiğimiz uluslararası bir workshop'da Sadık Karamustafa önderliğinde bir Türk tasarımcı grubunu ağırlamıştık. Sadık, her iki ülkeye adanmış Benim sevgili düşmanım adlı bir tema üzerinde çalışmıştı.

PM: Yunanistan'da konunuz ile ilgili takip ettiğiniz ve katıldığınız tasarım etkinlikleri nelerdir?

DF: +design olarak Yunanca'da EVGE olarak adlandırdığımız yıllık Greek Graphic Design & Illustration Awards ödüllerini organize ediyoruz. Bu, yıl içinde Yunanistan'da düzenlenen en büyük etkinliktir. Geçen yıl, logodan kitap kapağına kadar 28 farklı kategoride 1500 civarında işin katılımı gerçekleşti. Ödül seremonisine 800 kişi katılmıştı ve oldukça güzel bir ortamdı. Ödül seremonisinin ardından iki dilden (Yunanca ve İngilizce) oluşan, içinde her kategoriden finalist ve kazananların yer aldığı bir katalog hazırlamıştık. Sanırım bu, tüm tecrübenin sonundaki en önemli neticeydi. Bunların dışında bir de Atina'daki Design Panorama ve Thessaloniki'deki (Selanik) Design Dayden oluşan iki günlük bir konferans daha düzenliyoruz.

PM: Dergide hangi teknolojik donanımları kullanıyorsunuz?

DF: Kullandığımız makineler anlamında üç adet G5, bir tane G4, üç tane iMac ve birde Macbook'umuz var.

PM: Bundan sonraki hedefleriniz nelerdir? Planladığınız yenilikler, değişiklikler var mı ?

DF: Şu an da her sayının sonunda en önemli konuların İngilizce'ye çevrilmesi konusunda bir düşüncemiz var. Bir diğer planımızda çok daha fazla uluslararası yaratıcılık örneğine kapımızı açmak. Bence şu anda Yunan tasarımı bu konuda bizi yeterince destekleyecek bir güç konumunda.

hspace=0

hspace=0


PM: Okur profilinizden söz eder misiniz? Tasarım dünyası dışından da okurlarınız var mı?

DF: En büyük okur kitlemiz Grafik tasarımcılardan oluşuyor. Bunun dışında tasarımcı olmayıp dergimizi alan az sayıda estetik konusuna meraklı okuyucumuz var. Ayrıca bir de kafe ya da benzeri yerlerde bulunması için satın alan okurlarımız var. Bunu şöyle hayal ediyorum; insanlar bir kafeye oturuyor ve orada elinde tasarım başlıklı bir dergiyi okuyan birini görüyorlar. Herhalde insanlar oranın bayağı bir tarz sahibi mekan olduğunu düşünüyordur. Bu oldukça eğlenceli:))

PM: +design dergisinin Yunanistan'da ki tasarım ve reklam dünyasına etkisi nedir?

DF: +design'ın lokal Yunan grafik tasarım topluluklarını bir platformda bir araya getirmeyi başardığına inanıyorum. Bu da aynı zamanda, Yunan tasarımının, +design'ın gelişiminekatkıda bulunması anlamına geliyor. Bu sorunun bir diğer cevabını da tasarımcılarımızın çalışmalarında bulabilirsiniz.

PM: +design dergisinin tirajından bahseder misiniz?

DF: Her sayı ortalama 5500 adet basılıyor. 1500'i abonelerimize gönderiliyor. Kalanı da anlaşmalı olduğumuz kitapçılara ve bayi satışlarına gönderiliyor. Geçmiş sayılarımızda tüke-ninceye dek satılıyor. Bu şekilde 47 sayının 16'sı tükendi.

PM: Son olarak Photoshop Magazin okurlarına ve Türk tasarımcılarına bir mesajınız var mı?

DF: İyi çalışmalar üretmeye devam edin. Gözlerinizi ve zihninizi sürekli açık tutun. photosK3p

 

March 2007

 


Röportaj