Photoshop Magazin
 


Lewis Blackwell

01 January 2007 | Sayı: Jan 2007
 
1 2 3 4 5
 

Getty Images Başkan Yardımcısı ve Grup Yaratıcı Yönetmeni Lewis Blackwell




hspace=0




Getty Images Başkan Yardımcısı ve Grup Yaratıcı Yönetmeni Lewis Blackwell, Serimaj'ın davetlisi olarak 13 Aralık'ta Ortaköy Feriye Binasında LOOK, DONT READ başlıklı bir toplantıda reklam yaratıcılarıyla buluştu. Blackwell'le, Photoshop Magazin okurları için, görsel iletişim dünyasındaki gelişmeleri konuştuk.

Photoshop Magazin: Hayatınızda karşılaştığınız ve sizi en çok etkileyen görsel an hangisiydi?
Lewis Blackwell: Birkaç tane muhtelif andan söz edebilirim çünkü bunların benim için ister istemez çok güçlü anlamları oldu. Tabi bu okurlarınız için biraz muğallak kalabilir. Aslında pek çok etkileyici an var ve bunları derecelendirmek biraz absürd kaçabilir. Yine de size anlatabileceğim, yakın zamanda karşılaştığım bir tane var; Stockholm'e uçuyordum. Bir ara uçağın penceresinden baktığımda, tam dairesel ve mükemmel bir gökkuşağı gördüm. Gökkuşağının ortasında uçağın gölgesi vardı. Tam anlamıyla büyüleyiciydi. O anı kelimelerle anlatmak çok zor. Hayat bunun gibi ilham verici anlarla dolu.

hspace=0

hspace=0

Soon; Brands of Tomorrow


hspace=0

Medya gittikçe daha da görselleşiyor çünkü görsellik bağ kurmayı çabuklaştırıyor ve şu anda çoğu işletme bu avantajı işlerinde kullanamıyor. Bunun değişmesi gerek. Ya bu hareketin bir parçası olun ya da medya kurbanı!

PM: Pariste'ki bir Workshop'un açılışında Türkiye gibi İngiltere'ye oranla daha heterojen pazarlarda ise yaratıcılık daha zor. Çünkü derdinizi anlatmak istediğiniz kesimlerin sayısı fazla. demiştiniz. Peki birden fazla kesime derdini anlatmak zorunda olan bir reklamcı ya da tasarımcıya ne önerirsiniz?
LB: Farklı kesimlere aktarabileceğiniz gerçekten büyük fkirler ve harikulade bir şekilde paylaşılmış deneyimler bulmalısınız. Bu konuda Amerika'daki SuperBowl kupası için yapılan bazı çok başarılı ilanları örnek verebilirim. Bunlar oldukça farklı kesimlerden ve geniş bir izleyici kitlesi tarafından izlenmiş çalışmalardır.

PM: Sizin en çok etkilendiğiniz görsel hangisidir dersek kafanız karışabilir; onun yerine hangi tarz görsellerden hoşlanıyorsunuz?
LB: Yeni olanlar oldukça farklı şeyler söylüyor bana. Aslında ben tarzla ilgilenmiyorum. Onun yerine ayrıntılı bir mesajın bir parçası şeklinde duran ve bu doğrultuda bir bakış açısına sahip olanları söyleyebilirim.

PM: Bugün sayısız teknolojik imkan ve çok çeşitli font tasarım programı var. Tipograf konusu da artık daha geniş kitlelerce ele alınıyor. Böyle bir ortamda, her yıl en az 10 tane Frederic Goudy çıkması gerekmiyor mu?
LB: Olmadığını kim söyleyebilir ki? Ancak bugün bize daha az önemli geliyor. Çünkü bugün daha ön planda olanlar interaktivite ya da imgeler; tipograf değil. Bu benim profesyonel iş kariyerimin de tam anlamıyla bir açıklaması.

PM: Türkiye'de oldukça köklü bir kaligraf geçmişi var. Ancak bu kültür mirası, bugün modern tipograf'de kullanılmıyor. Holly Dickens gibi, buna yeteneği olup, bu yeteneğiyle modern reklamcılık dünyasında para kazanan sanatçı çok az. Bu tür geleneksel yaklaşımlar modern sürece nasıl entegre edilebilir?
LB: Aslında bence, kaligrafnin interaktif tasarım içinde yerini bulması gerekiyor. Bu zor değil ancak keyif için, teknoloji ve yaratıcı çabanın kullanılarak böyle bir entegrasyonun gerçekleştirilmesi ve yeni kullanım alanları oluşturulmasını bir zorunluluk olarak görmüyorum.

PM: Photoshop gibi resim işleme programları ya da Illus-trator, Freehand gibi vektörel tabanlı çalışan programlar, tasarımcıların, fotoğrafçıların en önemli yardımcı araçları durumunda. Bu programların yaratıcılarıyla herhangi bir ortak çalışmanız ya da fkir paylaşımı oluyor mu?
LB: Evet Adobe, Apple gibi frmalarla fkir alışverişimiz oluyor. Birlikte ele aldığımız projelerde oldu. Örneğin; Apple yeni ve özel bir Plug-in duyurusu yaptı; bu Gety Imagesla bağlantılı olarak çalışan bir Plug-in'di. Adobe'yle de, onların imaj arama linkleriyle bizim içeriğimizin entegre çalışacağı bir anlaşma üzerinde çalışıyoruz.

hspace=0

PM: Bugün grafik ailesinin gözde çocuğu Motion Graphics olarak görünüyor. Bu alanda 90'lı yıllardan beri hızlı bir yükseliş var. Gety Images olarak bu konuda müşterilerinize ne tür hizmetler sunuyorsunuz?
LB: Bu konuda kendi içimizde de güçlü bir büyüme ve gelişme trendimiz var ve bu bizim son zamanlarda başı çeken önemli adımlarımızdan biri. Bu alandaki kaliteli ve en başarılı yenilikçi çalışmaları da doğrudan destekliyoruz. Okurlarınız bu konuda ki gelişmeleri
www.gettyimages. com/flm'den The Next Big Idea ve The Big Idea gibi etkinliklerimizden de takip edebilirler. Bunlar ayrıca ResFest ve bunun gibi farklı film etkinliklerinde de yer aldı.

PM: Müşterilerinizin içinde en çok hangi meslek grubundan kullanıcı var?
LB: Reklamcılığın ve tasarımın bir çok farklı alanından müşterimiz var, ayrıca yayıncılık ve flm sektörünün bir çok farklı alanından da var; yani geniş bir spektrumumuz var.

PM: Sizce bir tasarımcı iyi bir fkir bulabilmek için başını ne tarafa çevirip neye bakmalıdır?
LB: Brief'ler de soru sormak. Briefer bunun için size uygun bir ortam temin eder. Neyi başarmak istediğinizi tam olarak bilmeden iyi bir fkir bulma şansınız yoktur. En sık ihtiyaç duyulan şey, projenin zayıf noktasının tespitiyle ilgili brief'lere disiplinli düşünebilmek ve not alabilmektir. Sonrasında ihtiyaç duyacağınız şey, hünerinizi ortay koyabilmek için kaynaklarınızı hazırlamanız, sizi tıkayabilecek çok bilinen başarılı işleri bir kenara bırakıp zihinsel olarak ikmal yapmanızdır. Bu aktivite sürecinde asla bir son yoktur. Daha sonra bırakın sihir başlasın ve hünerinizde beraberinde gelsin…

PM: Gety Images olarak orta ve uzun vade de projelerinizden bahseder misiniz?
LB: En önemli gelişme, www.gettyimages.com 'da önümüzdeki birkaç ay içinde hayata geçireceğimiz yeni arama sistematiğimiz. Bir diğer gelişme de, müşterilerimiz için daha fazla paylaşım ve iletişim ortamı anlamına gelen bir ortam oluşturmak. Bir de yeni fotoğraf ve flm koleksiyonlarımızla ilgili çalışmalarımız var.

hspace=0

PM: Bugün grafik ailesinin gözde çocuğu Motion Graphics olarak görünüyor. Bu alanda 90'lı yıllardan beri hızlı bir yükseliş var. Getty Images olarak bu konuda müşterilerinize ne tür hizmetler sunuyorsunuz?
LB: Bu konuda kendi içimizde de güçlü bir büyüme ve gelişme trendimiz var ve bu bizim son zamanlarda başı çeken önemli adımlarımızdan biri. Bu alandaki kaliteli ve en başarılı yenilikçi çalışmaları da doğrudan destekliyoruz. Okurlarınız bu konuda ki gelişmeleri
www.gettyimages. com/flm'den The Next Big Idea ve The Big Idea gibi etkinliklerimizden de takip edebilirler. Bunlar ayrıca ResFest ve bunun gibi farklı film etkinliklerinde de yer aldı.

PM: Müşterilerinizin içinde en çok hangi meslek grubundan kullanıcı var?
LB: Reklamcılığın ve tasarımın bir çok farklı alanından müşterimiz var, ayrıca yayıncılık ve flm sektörünün bir çok farklı alanından da var; yani geniş bir spektrumumuz var.

PM: Sizce bir tasarımcı iyi bir fkir bulabilmek için başını ne tarafa çevirip neye bakmalıdır?
LB: Brief'ler de soru sormak. Briefer bunun için size uygun bir ortam temin eder. Neyi başarmak istediğinizi tam olarak bilmeden iyi bir fkir bulma şansınız yoktur. En sık ihtiyaç duyulan şey, projenin zayıf noktasının tespitiyle ilgili brief'lere disiplinli düşünebilmek ve not alabilmektir. Sonrasında ihtiyaç duyacağınız şey, hünerinizi ortay koyabilmek için kaynaklarınızı hazırlamanız, sizi tıkayabilecek çok bilinen başarılı işleri bir kenara bırakıp zihinsel olarak ikmal yapmanızdır. Bu aktivite sürecinde asla bir son yoktur. Daha sonra bırakın sihir başlasın ve hünerinizde beraberinde gelsin…

PM: Getty Images olarak orta ve uzun vade de projelerinizden bahseder misiniz?
LB: En önemli gelişme, www.gettyimages.com 'da önümüzdeki birkaç ay içinde hayata geçireceğimiz yeni arama sistematiğimiz. Bir diğer gelişme de, müşterilerimiz için daha fazla paylaşım ve iletişim ortamı anlamına gelen bir ortam oluşturmak. Bir de yeni fotoğraf ve flm koleksiyonlarımızla ilgili çalışmalarımız var.

hspace=0

Açıkçası, Türkiye varlığını bu platformda çok hissettirebilmiş değil ve bence bu çok saçma çünkü burada gayet kuvvetli bir kültür var.

PM: Getty Images olarak günde kaç görsel üretilip satışa hazır hale geliyor?
LB: Tüm yurtiçi çalışmalar ve habersel çalışmaları da dahil edersek günde ortalama 4 adet. Ancak tam rakamı aklımda tutup söylemem çok zor, zaten bu çok önemli de değil. Asıl önemli olan, daha önce olmadığı kadar çok üretiyor olmamız ve yeni açıklık politikamızla daha çok sayıda fotoğrafçıyı bu yapıya eklemeyi planlıyor olmamızdır.

PM: Sizin tarz olarak beğendiğiniz sanatçılar kimler?
LB: Çok var. Kitapları hazırlarken çalıştığım tüm fotoğrafçılar ilham vericiydi. Neville Brody, David Carson, Ed Fella ve Angus Hyland kitapları için çalıştıklarımızı sayabiliriz. Bu sene yaşama veda eden Alan Fletcher büyük bir kayıptı. Pentagram'dan ayrıldıktan sonra olağanüstü bir gelişim göstermişti. Gözle görülür bir görsel zekaya; parlak, modern ve seçici bir düşünce yapısına sahipti.

PM: Görüpte çok beğendiğiniz ve sürekli aklınızda olan birkaç iş örneğini söyler misiniz?
LB: Size burada oturup uzun bir liste çıkarabilirim. Fakat bunu yapamam çünkü yapacak çok işim var: ) Ama okuyucu için biraz daha net olmak adına yakın zamanda beni eğlendiren bir kaç örnek vereceğim. İki kızın Youtube'da Aretha Franklin'in Respect adlı parçasını seslendirirken gördüğümde yeni medya yöntemleri ile yaptığınız şeyleri tanıtmak ve yaratıcılığınızı zorlamamın ne kadar mümkün olduğunu gördüm. Laszlo Moholy-Nagy, söz sanatlarının karışımı ve dizaynın yanında yazılarıyla da benim özel kahramanlarından biridir.

PM: İlk fotoğraf makinenizi ve çektiğiniz fotoğrafı hatırlıyor musunuz?
LB: İlk kameram, hatırladığım kadarıyla satın aldığım bir Pentax SLR'ydi. Onu Afrika'da çektiğim çoğunlukla kötü fotoğrafarla doldurmuştum. Tripod'suz 300 mm. objektifle çekim yapmıştım. En eski fotoğrafım, Fransa'da kırsal bir yerde çektiğim fotoğraf ve bir de karanlık çıkan bir yol fotoğrafıydı. Teknik anlamda zayıfığına rağmen oldukça güçlü bir etkisi vardı. Geleneksel teknik terminolojisindeki kötü fotoğraf , iletişim terminolojisinde iyi fotoğrafır. Bu, yaratıcılık kimliğine sahip olmayan profesyoneller için ciddi bir meydan okumadır.

PM: Görsel pazarının geleceği ile ilgili kehanetleriniz var mı, bizimle paylaşır mısınız?
LB: İllüstrasyon, tipograf ve sesle birlikte fotoğraf da ilerlemeye devam ediyor. Kendi yaratıcılık ve kullanım yapıları içinde daha da birlikte olacaklar. Yaratıcı teknoloji ve medya buna izin veriyor, izleyiciler de sonuç iyi olduğu sürece bunu seviyor.

hspace=0

Türk fotoğrafçılarla çalışmamızı kolaylaştıracak yeni bir uygulamaya yer veriyoruz ve bu 2007'den sona icraata geçecek gibi görünüyor.

PM:
Reklam dünyası için önceden görsel üretmenin bir püf noktası mı var, yoksa rutinleşmiş konuların modadaki değişimlerini yakalayarak mı hareket ediyorsunuz?
LB: Burada anahtar nokta, insanların, çekim öncesi tasvirin yaratılmasında nasıl bu kadar şeye ihtiyaç olabileceğini düşünmeleridir. Basit bir obje'nin fotoğrafı ya da bir sahne bile bir fkri taşıma ihtiyacı duyar. Bu, herhangi bir şey anlatan bir imajın varlığıyla ilgili bir olay'dır. Bu, kelimeleri arka arkaya dizmekle onları güçlü bir cümleye dönüştürmek arasındaki farklılığa benzer bir durumdur.

PM: 10 yıl dan fazla bir süre Creative Review dergisinin hem yayıncılığını hem de eş zamanlı yayın yönetmenliğini yaptığınızı biliyoruz. Yayıncılığın size en keyifi ve en zor gelen yönü neydi?
LB: Yeter! Derken bile müşterilerinize yeni olan bir şeyi söylediğinizde bu onları sizin yaptığınız şeyler için huzurlu, rahat tutmaya aşikardır. Bu, macera ve okuyucuyu kaybetme arasında ince bir çizgidir.

PM: Sektöre hazırlanan Türk gençlerine vereceğiniz öğütleriniz var mı?
LB: Bütün alanları öğrenin. Sizin yapmak istediniz işde başarılı olan ve aynı zamanda sizin hayran kaldığınız şeylerin gelişiminin arkasını yapılandıran insanlardan öğrenin. Sonra bu bilgileri yeni yöntemlerle kullanmak için gerçekten çalışın. Yaratıcılığın temel tanımı kopya yapmamak ve bir şeyleri kendi kendinize üretmektir. Bu şu demektir ki neler olduğu konusunda olabildiğiniz kadar gözlemci olmalısınız; böylece bunu taze çözümlerle ortaya çıkmak için yeni yollarda uygulayabilirsiniz.

PM: Görsel yaratıcıların görsel ve fkir anlamındaki beslenmesi ve yenilenmesi konusunda kendinize has yöntemleriniz var mı?
LB: Aslında bunun metoddan öte bir sezgi olduğunu düşünüyorum. Fiziksel ve zihinsel bir özellik. Ben şunu fark etim ki yaptığım işi düzenli olarak yeni yerlere giderek ya da işimde farklı bir metodoloji kullanarak ya da farklı insanlarla çalışarak, yeni bir örgütlenmeye gitmezsem kendimi boşuna didinmiş gibi hissediyorum. Değişim zaten her yerde her zaman gerçekleşiyor. Atik olup ona liderlik etiğiniz zaman değişimin gerekliliğini benimsiyorsunuz.

PM: Diital medya ve yeni görsel anlayışında global anlamdaki hareketin dümeninde olduğunuzu düşünüyoruz. Türk şirketlerinin bu konuda almaları gereken önlemler neler olmalı sizce?
LB: Başarılı olmak için neyin doğru olduğuna kendilerinin karar vermesi gerekiyor. Ama ben onları medyanın kaçınılmaz bir şekilde daha görsel bir hal aldığını anlamaları için teşvik ederdim. Baskı, radyo yayını, internet hata telefonculuk bile. Medya gitikçe daha da görselleşiyor çünkü görsellik bağ kurmayı çabuklaştırıyor. Ve şu anda çoğu işletme bu avantajı işlerinde kullanamıyor. Bunun değişmesi gerek. Ya bu hareketin bir parçası olun ya da medya kurbanı.

hspace=0

Web araması, görüntü bulmada ve büyük ölçüde geniş seçenekler sunmada inanılmazdır. İyi olmadığı şey, bir kitabın verebileceği şekilde zengin görsel deneyimler sunmasıdır. Şaşırtıcı olan online deneyimleri yaratmak için çok çalışmamız gerekiyor ve bu da sizin bizden gelecek aylarda daha iyisini görmeyi bekleyebileceğiniz bir şey.

PM: Reklam profesyonellerine önceden görsel üretmedeki prodüksiyon aşaması sizce başlı başına bir meslek grubu mudur? Sadece bu konuya odaklanmış eğitim kurumları yada uzmanlık bölümleri ile ilgili bölümler oluşturulması anlamında hiçbir girişiminiz oldu mu? Ya da olacak mı?
LB: Muhakkak dünyanın her yerinde bu iş kolunda çalışan binlerce fotoğrafçı ve film yapımcısı bulunuyor. Bu iş planlamasının büyük bir yüzdesini Amerikalı ve Batı Avrupalı fotoğrafçılar oluşturuyor ama eğitim anlamında yetersiz olduğunu söyleyebilirim. Aslında kalite ve pozlamaların kullanımı açısından eski moda tutumlara hala kulak verilebilecek bir eğitim düzeyinin getirilerini sık sık fark etim. Bizim yapmayı amaçladığımız eğitim, çok daha iyi donanımlı eğitim merkezlerini çok daha iyi bilgi donanımı ile var etmek. Ben kendi adıma bu yolda her ne zaman uygun oldukça workshop'lar yaptığım için çok mutluyum.

PM: Reklam profesyonelleri sizin üretiğiniz görselleri kullanarak yepyeni fkirler ve konseptleri ortaya koyuyorlar. Bunları değişik medyalarda gördüğünüzde neler hissediyorsunuz?
LB: Eğer reklam profesyonellerinin bazen bizim görsel hafızamızı, görselimizi kullanarak yeni fikir ve konsept üretmekte kullandığını söylüyorsanız ama her zaman satın almıyorlarsa (benzerlerini bazen kendileri çekerler) o zaman cevabım şudur; Sitemizi kullanan insanları seviyorum ve sitedeki fotoğrafardan ilham alanları seviyorum, bu harika bir şey ve satın alın diye bir zorlama yok. İnsanlara yeni, bedavaya fikirler üretmelerinde yardımcı olduğumuz için mutluyuz. Fakat insanlar imaj kopyalamak konusunda dikkatli olmalılar. Çünkü bu sadece bir hırsızlık formu değil, bizim entellektüel mülkümüzü kötüye kullananları takibe alabiliriz. Açıkçası, bize has bir web programımız var. İmajların kötü kullanımını inceleyerek web'i tarıyor ve binlerce gazete ve dergiden bu imajların kullanımını kontrol ediyoruz. Bunu insanları cezalandırmak için değil, bu fotoğraf sahiplerinin haklarını korumak adına ve iyi niyetle bizden bu imajları satın alan müşterilerimize de adaleti sağlama adına yapıyoruz.

PM: Türkiye görselleri anlamında arşivleriniz zengin mi? Bu konuda ileriye dönük olarak bir çalışma olacak mı?
LB: Bazı görüntülerimiz var ama yeterli değil. Bizim yoğun bir şekilde Türk fotoğrafçılarla çalışmamızı kolaylaştıracak yeni bir uygulamaya yer veriyoruz ve bu 2007'den sonra icraata geçecek gibi görünüyor.

PM: Kimyasal fotoğrafçılık devri biti denilebilir mi? Bir çok profesyonel hala dia pozitif kullanıyor ya da bunda ısrar ediyor. Çünkü diitalin hiçbir zaman aynı kaliteye ulaşamayacağını düşünüyorlar. Sizin bu konudaki görüşleriniz nelerdir?
LB: Filmler ve kimyasallar benzersiz sonuçlar yaratır, harika görüntülerdir. Fakat diital işlemin yaptığı, sadece küçük bir farklılıktır. Görüntü yakalamanın ve dağıtımın kolaylığı, diitalin üstünlüğü ele aldığı anlamına geliyor; fakat fotoğraf flmlerinin kesin kullanımı için sürekli bir yer olacaktır. Özellikle sanat alanı için. Bununla birlikte, teknik olarak, çözünürlük şartlarında, diital, flmin yerini alabilir ve yakında yaygın olarak uygun fyatlarda bulunacaktır. Gelenekleşmiş flmin kullanımı gözden düşene kadar…

hspace=0

PM: Yeni yılda ürün yada hizmet anlamında bizi bekleyen sürprizler var mı?
LB: Elbete var, fakat ne olduğunu söylersem bir sır olmaktan çıkar: )

PM: İnternetin görsel pazarına ne tür bir etkisi oldu? Eskiden katalog, cd veya suitcase vb. programlardan ararken şimdi tasarımcılar neredeyse tüm aramaları görsel satışı yapan şirketlerin sitelerinden yapıyor. Bunun pazara etkileri ne şekilde yansıdı sizce?
LB: Web arama teknolojisi, geniş bir yelpazenin içinden bir imajı etkili şekilde bulmak gibi müthiş bir işleve sahip. Henüz çok iyi olmayan yönü ise, görsel deneyimleri bir kitabın sunabileceğinden daha zengin olmaması. Şaşırtıcı çevrimiçi deneyimler üretmek için çok çalışmalıyız ki bu da sizin bizden önümüzdeki aylarda görmeyi bekleyebileceğiniz bir şey. Ben aynı zamanda tekdüze kataloglar değil de harika baskı ürünleri yaratmayı da umuyorum. Web araması, görüntü bulmada ve büyük ölçüde geniş seçenekler sunmada inanılmazdır. İyi olmadığı şey, bir kitabın verebileceği şekilde zengin görsel deneyimler sunmasıdır. Şaşırtıcı olan online deneyimleri yaratmak için çok çalışmamız gerekiyor ve bu da sizin bizden gelecek aylarda daha iyisini görmeyi bekleyebileceğiniz bir şey. Ben ayrıca tekrar bazı büyük yazım parçaları yaratmayı umuyorum ama geleneksel kataloglar yaratmayı istemiyorum.

PM: Dijital fotoğraf pazarı daha zengin bir hale mi getirdi? Yoksa çeşidi artırıp kalitenin düşmesine mi sebep oldu?
LB: Diital fotoğraf çeşitlilik ve kaliteyi artırır. Bu da bazı açılardan kalitenin ne olduğuna meydan okur ve önemli olanı yeniden tanımlar ve geleneksel flm fotoğrafçılığı olmadan, tek başına var olamaz.

PM: Türk grafik sanatının üretiği ürünleri başarılı buluyor musunuz? Dünyadaki konumu nerede sizce?
LB: Açıkçası, Türkiye varlığını bu platformda çok hissetirebilmiş değil. Ve bence bu çok saçma çünkü burada gayet kuvvetli bir kültür var. Eksik olan şey, belki de gelişmişliğin
diğer seviyesi olan yerel ve uluslararası dergiler. Yüreklendirmek, ilan etmek ve işi keşfetmek.

hspace=0

hspace=0

hspace=0

PM: Yazdığınız kitaplarınızın isimlerini alabilir miyiz? Türkçe'ye çevrilenler var mı ya da kitaplarınızın Türkçe'ye çevrilerek Türk reklamcılarıyla buluşması için herhangi bir çalışma var mı?
LB: Özel fikirlerinizin taslağını çıkarabilirseniz iş birliği yapmaktan mutluluk duyarım. Kitaplarıma gelince, hangilerinin mevcut olduğunu anlamanın en kolay yolu amazon.com 'a girip benim adımı yazmak olduğunu söyleyebilirim. Yaklaşık 10 kitap yazdım ve çeşitli edisyonları bulunmakta. Bunları tek tek saymak çok zaman alır. Korkarım hiçbiri Türkçe'ye çevrilmedi. Fakat bu konuda benimle bir işbirliğine gitmek isterseniz, yardımcı olmaktan mutluluk duyarım. Bence, yakın zamanda yeni baskısı yayınlanmış olan Perhaps 20th Century Type (Laurence King Publishing, 2004) iyi bir aday olacaktır. Görselliği ön planda olan: Brands of Tomorrow ( Laurence King, 2001) gibi bir kitabında çeviriye ihtiyacı olmayacaktır. Tasvir üzerine olan sonraki kitabım üzerinde çalışmak için iyi bir seçim.

PM: Photoshop Magazin okurlarına mesajınız var mı?
LB: Aklınıza gelen fikirleri bana e-mail olarak atabilirsiniz. ([email protected]) Böylece ben de Türkiye'den çıkan en iyi fkirleri görebilirim.

 

January 2007

 


Röportaj