Photoshop Magazin
 


Jenerik Tasarımı Volume - 1

01 January 2007 | Sayı: Jan 2007
 
1 2 3 4 5
 

Jenerik Tasarımı Volume - 1



hspace=0



Jeneriklerde kullanılan grafik ve hareketli grafik (motion graphics) teknikleri, renkler, koreografi, kompozisyon, efektler, tüm görsel ve işitsel öğeler, filmin yapısını, karakterini özetleyen birer kurumsal kimlik gibidir.



Açılış jenerikleri, batı sinemasında her zaman filmin ayrılmaz birer parçası, biz'de ise her zaman gereksiz bir ayrıntı olarak görülmüştür. Artık öykünün ayrılmaz bir parçası olarak görülen jenerik kelimesi bize Fransızcadan girmiştir. Amerikan sinemasında title olarak adlandırılan bu kavramın filmin başında kullanılanlarına Main Title Sequence / Opening Credits deniliyor.



Bazıları, küçük ölçekli birer film bütçesiyle gerçekleştirilen jenerikler, filmlerin hafızalarda iz bırakan en önemli unsurudur ve her zaman birer sanat eseri düzeyinde ele alınmıştır. Özel bir hayran kitlesi bile olan jeneriklerden bazıları, örneğin Pembe Panter, Terminatör II, Se7en, Sıkıysa Yakala, Yıldız Savaşları, Görevimiz Tehlike ve elbette James Bond serisi sinema tarihine geçmiş başarılı jenerik çalışmalarıdır. Bunlardan Pembe Panter, 1960'larda filmin jenerik tasarımı olarak hazırlanmış ama gördüğü büyük ilgi nedeniyle sonradan bağımsız bir çizgi film karakterine dönüşmüştür. Jenerikler izleyiciyi filme hazırlayan önemli tanıtım materyalleridir.



Jenerik tasarımlarının ilk örnekleri sessiz sinema döneminde ortaya çıktı. Basılı materyallerin fotoğraflanması ya da kamerayla çekimi yöntemiyle gerçekleştirilen bu ilk örneklerde amaç, izleyiciye hikayenin geçtiği zamanı, yeri ve aksiyonu önceden duyurmak ve onu hazırlamaktı. Bu ilk örnekler aynı zamanda diyalogları da içeriyordu. Kısacası tam anlamıyla tipografik bir bilgilendirme ve yönlendirme süreciydi. Gelişen teknoloji ve ses'in gelişiyle süreç, yönetmen ve ekibin hiyerarşik olarak tanıtıldığı, filmin isminin lanse edildiği bir sürece dönüştü. Jenerikler gittikçe daha çok filmin bir parçası olmaya, filmin hem bedeni hem de ruhunu izleyiciye tanıtan sanal bir karaktere dönüşmeye başlamıştı.

hspace=0

hspace=0

Jeneriklerde kullanılan grafik ve hareketli grafik (motion graphics) teknikleri, renkler, koreografi, kompoziyon, efektler, tüm görsel ve işitsel öğeler, filmin yapısını, karakterini özetleyen birer kurumsal kimlik gibidir. Bir filmdeki açılış sahnesi, ya da jenerik bölümü, filmin üzerinde en çok düşünülen en önemli kısımlarında biridir. Fragman ya da diğer tanıtım materyallerinden farklı olarak jenerikler, ışıklar söndüğünde izleyicinin ilk görüp izlediği bölümdür.

Bu birkaç dakikalık kısa klipler, filmin geri kalanında farklı olarak filmi hazırlayanların bu filmle yapmak istediklerini, amaçlarını bize özetleyen, beklentilerimizi belirleyen bölümlerdir. Grafik tasarımcı Saul Bass bu konuda; Bir jenerik yapmak bir poster yapmak gibidir; Konseptin içindeki bir olaya yoğunlaşır ve ana mesajı özetlersin. demiştir.

hspace=0Öncü Tasarımcılar

50 ve 60'lı yıllarda, Bass'in öncü niteliğindeki çalışmaları, Maurice Binder'in sinema tarihine geçecek kompozisyonları, David DePatie ve Friz Freleng'in daha sonra başlı başına bir fenomene dönüşecek olan Pembe Panter karakter ve jeneriği, sonrasında Kyle Cooper'la gelişen süreç, özellikle de 90'lı yıllardaki başarılı örneklerle bugünlere dek uzanıyor. Bugün jenerik tasarımının temelinde elbette ticari rekabet kaygıları da var. Farklı olmak, seyirciyi yakalamak, etkilemek, ilgisini çekip bunun devamında filme yönlendirmek gibi.

'DR. NO' - 1969
Main Title Design: Maurice Binder

James Bond Serisi ve Büyük Usta; Maurice Binder Bu konuda, kuşkusuz en başarılı örneklerin başında James Bond serisi ve serinin neredeyse tüm filmlerinin jeneriklerine imza atan sanatçı Maurice Binder geliyor.

Maurice Binder, Dr. No filmin ana jeneriğini hazırlaması için 1962 yılında James Bond filminin yapımcıları Harry Saltzman ve Albert Broccoli tarafından tutuldu. Saltzman ve Broccoli, sanatçının özellikle yönetmen Stanley Donen için daha önce hazırlamış olduğu jenerikleri biliyorlardı ve bunları oldukça başarılı buldukları için Binder'i seçmişlerdi. Ancak ne onlar ne de sinema izleyicisi henüz başarılı bir jenerik görmüş sayılmazlardı.

hspace=0Çok yakında sinema tarihine geçecek ve jenerik tasarımı konusunda çığır açacak bir proje hayata geçmek üzereydi; James Bond jenerikleri. Filmin hemen başında, (yiv'li yapısı nedeniyle) bir namlunun içinde olduğumuzu anlarız. Etraf karanlıktır ve namlunun ucundaki beyaz ışıktan dış dünyayı görmekteyizdir. Sonra namlunun ucunda fötr şapkalı biri belirir. Fötr şapkalı adam bizi farketmemiş gibi sol tarafa doğru yürümeye devam eder ve namlu da (dolayısıyla izleyici de onu takip eder).

O anda izleyici tabancanın kendine bir hedef / kurban aradığının farkına varır. Fötr şapkalıyı soldan gördüğümüz için sağ elinde tuttuğu tabancayı göremeyiz. Fötr şapkalı aniden silahını çekip bize döner ve namlunun sahibinden önce davranır ve ateş eder. Ekranın üst kısmından aşağıya doğru kan akmaya başlar ve bir süre sonra da tüm ekran al kanlara boyanır. Namlu yalpalar ve yavaş yavaş yere; ebedi istirahatına doğru düşer. 60'lı yıllarda, yani henüz dijital teknolojinin olmadığı ya da efekt teknolojisinin günümüzdeki kadar gelişmediği o dönemde, bu sahne Maurice Binder tarafından gerçek bir silah namlusunun içinden minyatür bir kamerayla çekilerek hazırlanmıştır. Bu sahne izleyiciler tarafından o kadar beğenilmiştir ki daha sonra çekilen tüm James Bond filmlerinde kullanılmıştır. Bu sahnenin haricinde Maurice Binder filmin giriş jeneriğine de imza atmıştır. bu jenerik James Bond filmlerinin ruhunu çok iyi bir şekilde yansıtması açısından da önemlidir. James Bond, güzel kadınlara her zaman ilgi duyan, şık giyinen, yeme - içme kültürünü iyi edinmiş, yeri geldiğinde acımasız ve soğukkanlı bir İngiliz ajanıdır. Tüm James Bond romanları'da bu karakter üzerine kuruludur. James Bond filmlerinin jeneriklerinde temelde iki ana unsur görsel yapının tasarımında temel referans noktası olarak alınır. Birincisi; hikayeyle doğrudan ilgili olanlar. İkincisi; hikayeyle dolaylı yoldan ilgili olanlar. İlkinde hikayenin konusu, ana teması, geçtiği ülke, düşmanlar ilk görsel referansları teşkil eder. İkincisinde ise, hikayenin çekildiği dönem, o dönemin grafiksel - görsel modası, teknolojik seviye, dünyadaki siyasi durum diğer görsel referansları teşkil eder.

James Bond'un yeniden sinemada boy gösterdiği bugünlerde biz de Jenerik inceleme bölümümüze serinin ilk filmi olan 1962 tarihli Dr. No ile başlıyoruz. Dr. No filminin jenerik çalışmasında yukarıda bahsettiğimiz kriterleri bir arada ve başarıyla görebilirsiniz;

hspace=0Klasik James Bond açılış sahnesi. B tabancanın namlusu içinden James Bond hedef alınıyor. Ancak Bond önce davranıyor. Bu açılış sahnesi o kadar beğenildi ki zamanla tüm James Bond filmlerinin klasik açılış sahnesi oldu.

 

 

 

 

 

hspace=060'lı yılların belli başlı karakteristiklerini grafiksel olarak Doktor No'nun açılış jeneriğinde görebiliriz. Örneğin canlı, frapan renklerin bolca kullanımı.

hspace=0Parlak ve canlı renkler, bir diğer 60'lı yılların klasiği olan bolca puan yani daire şekli kullanımı ve grafiksel bir denge arayışı, jenerikte ilk göze çarpanlar arasında.

 

 

 

 

 

 

hspace=0

Jenerikte verilen bilgiler, dikkatli bir bloklama ve kompozisyon anlayışını gözler önüne seriyor. Neredeyse 40 yıl sonra tekrar moda olacak olan Pembe rengin kullanımına dikkat !

hspace=0Yatay - dikey kompozisyon. Filmin neredeyse tüm künye bilgileri, aynı hassas bloklama anlayışıyla ekrana geliyor. Grafiksel öğelerin kullanımın da, puanların yanında yuvarlak köşeli kareler de ihmal edilmemiş.

 

 

 

 

 

hspace=0

Binder, bazı sahnelerde kü rinden önce salt görsel atra kullanıyor. Bunlar, az sonra gelecek yazı / görüntelere hazırlık süreci ve heyecan unsuru. Çünkü az sonra hangi künye'nin karşımıza çıkacağını bilemiyoruz.

hspace=0Künyeyi görsel açıdan desteklemesi için kullanılan puanlar'da büyük küçük dengesi de kullanılarak, görsel zenginlik artırılıyor. Neredeyse her karede puanların çılgın renkleri de değişiyor. Yazı bloklamalarında her karede aynı özen sürüyor.

 

 

 

 

 

hspace=0

 

Bir başka başarılı kompozisyon. Yazıların büyüklüğü konusunda hiçbir kaygı yok. Hatta görsel yapı, burada yazıların oku-nabilirliğinden önde tutulmuş. Tam da 60'lı yıllardan beklenecek bir yaklaşım. Çarpıcılık, işlevsellik kadar önde.

hspace=0Jenerikte en dikkat çeken atraksiyon geçişler. Künye bilgileri, yerini gittikçe daha çok görselliğe bırakıyor. Bu karede bunun ilk örneği. Puanlar artık ekranı dolduracak kadar büyük. Neredeyse zemin görseli görevi görüyor.

 

 

 

 

 

 

hspace=0Geçiş başlıyor. Bu kareyle birlikte, 60'lı yılların ve de filmin bir başka karakteristiği de ortaya çıkıyor. Dr. No, Jamaika ve Karayiplerde geçen bir film olduğu için kıvrak ve hareketli müzikler, 60'ların çılgın dans koreografisiyle birleşiyor.

hspace=0Daha da yoğun bir hareketlilik için figür sayısı ikiye çıkıyor. Peki stilize bir fonda ve karakterleri lekesel olarak kullanmanız gerekirse ne yaparsınız ? Cevap oldukça yaratıcı; Her karakteri farklı renkte kullanırsınız; Böylece karışmaz.

 

 

 

 

 

hspace=0

Sanatçı, karakter sayısı arttıkça, frapan renk paletindeki her rengi özgürce kullanıyor. Görsel hareketlilik gittikçe daha üst düzeye çıkıyor.

hspace=0İşte bir başka başarılı denge örneği. Obje sayısı arttıkça, ayrıştırmak için farklı renk kullanılır ama iyice artınca artık tam tersine tintler kullanılıyor ki ortalık çorbaya dönmesin. Bu şekilde, yazılar için de güzel bir arkaplan elde edilmiş oluyor.

 

 

 

 

 

hspace=0

Ve bir başka geçiş... Bu kareyle, hikayenin orijinal ilk sahnesi de başlıyor; Üç kör dilenci... Sanatçı artık hikayeye geçiş hazırlığında. Az önceki arka plan fon ise yavaş yavaş flulaşarak daha bir arka plan resmine dönüşüyor.

hspace=03 dilenciyi ters ışıkla daha net görüyoruz. Az önceki hareketlilik artık tam anlamıyla arka plan resmi oldu. En ön planda ise el de kalan son künye bilgileri giriliyor. Ön - arka kompozisyon dengesi oldukça başarılı.

 

 

 

 

 

hspace=0

Fleming'in romanını okumamış ve hikayeyi bilmeyenler için ipucu sahnesi; Az önceki görüntülerden üçlü'nün kör olduğunu anlayamayan izleyiciler için, kör müsün kardeşim, baston taşıyorlar. dercesine bastona zoom yapıyor.

hspace=0Sonuncu geçiş sahnesi. Körler artık stilize dijital ortamdan ait oldukları sokaklara taşınıyor. Bu yumuşak geçişte de başarılı ön - arka kompozisyon ilişkisini görüyoruz. Arka plan resmine dönüşmüş dans sahnesi, sokak resmi ve körler.

 

 

 

 

 

 

hspace=0Ve final. Artık gerçek dünyadayız ve hikaye başlıyor.

 

January 2007

 


Jenerik