Photoshop Magazin
 


İllüstratör > Engin Korkmaz

01 November 2006 | Sayı: Nov 2006
 
1 2 3 4 5
 

İllüstratör > Engin Korkmaz


Engin Korkmaz, tarzıyla, çizgisiyle, dijital illüstrasyon'a yepyeni bir soluk getiren genç sanatçılarımızın başında geliyor.


hspace=0
G-Force - Amerikan hip-hop grubu G-Force'un ilk albümleri için tasarlanan kapak. (Çalışma sürüyor.)

hspace=0
Mystic Music - Mega Müzik etiketiyle çıkacak albümün kapak tasarımı

Engin, neredeyse tüm yaşamı boyunca sanatsal alanların bazılarıyla sürekli içli dışlı yaşamış; resim, müzik, dans gibi alanlarda amatör veya profesyonel olarak pek çok iş ve aktivite gerçekleştirmiş. Dijital grafik tasarıma geçişi ise diğerlerine göre oldukça geç olmuş. Bilgisayarla tanışması, ailesinin maddi zorlukları nedeniyle pek çok tasarımcıya kıyasla yeni olmuş. 22 yaşındaki bir tasarımcı olarak ilk kez 19 yaşında kendi bilgisayarını kullanmaya başlamış. Photoshop'la tanışması, bilgisayarla tanıştığı zamanla aynı. Kendi fotoğraflarını rötuşlamak için kullandığı Photoshop, Engin'i kısa sürede egemenliği altına alıvermiş. Daha sonra araya dansçılık, müzisyenlik ve hatta barmenlik gibi birbiriyle hiç ilgisi olmayan işler girmiş. Okulundan (Muğla Üniversitesi) bir arkadaşının tavsiyesi üzerine resim ve ve Photoshop bilgisinin üzerine gitmeye başlamış. Daha önceden deneyimlediğim diğer sanat dallarını şaşırtıcı ölçüde toparlayan, diğer tüm tecrübelerimi kullanabileceğim tasarım dünyası beni hergün daha da heyecanlandırmaya başladı. Bu heyecan büyük bir ivmeyle devam ediyor. Enginin ilk çalışmaları, serbest illüstrasyon ve kolajlar olmuş.

hspace=0

Sonra aklına bir fikir gelmiş ve her ay okuduğu Jazz dergisine bir e-mail yollamış; Onlara eğer isterlerse herhangi bir karşılık beklemeksizin aşina olduğu iki olguyu (jazz ve tasarım) bir araya getirip dergide kullanılabilecek illüstrasyonlar yapabileceğini, böylece çorbada kendisinin de bir miktar tuzu olacağını belirtmiş. İllüstrasyonları oldukça beğenilen sanatçının Carmen McRae'yi konu aldığı bir illüstrasyonu ilk sayıda kullanılmış. Tasarımımı ilk kez basılı görmek nefes kesiciydi. Bundan önce ve sonra küçük çaplı kurumsal kimlik çalışmalarım da oldu, Bursa'da yerel bir dergiye kapak ve illüstrasyonlar yaptım. Sonra inanılmaz bir hızla müşterilerim ve ciddi projelerim olmaya başladı. Şimdi daha çok albüm ve kitap kapakları yapıyorum ve açıkçası beni en çok tatmin eden tasarım türü de bu... Engin'in çalışmaları, uluslararası forum ve platformlarda övgüler almaya başlayınca bu işin peşinden gitmesi gerektiğini anlamış. Şu an freelance çalışmalarının yanı sıra, bir İngiliz ajansı olan Conformedia8 ile çalışıyor.

hspace=0
CLick - Serbest bir karakalem çizimi üzerinde dijital düzenleme

Engin'in serbest çalışmalarında, iş öncesi çok değişken süreçler söz konusu oluyor. Bunu herhangi bir periyoda, sisteme dahil etmiyor. Ama eğer profesyonel bir çalışmadan bahsediyorsak, müşteri hakkında edinebileceği her türlü bilgiyi toplamakla başlıyor işe. Yazışma ve görüşmelerde birebir ne bilgi olursa kopartmaya çalışıyor. Uygulamada el çizimlerine çok sık yer veriyor fakat bir çalışmayı pek çok şekilde denediği için sonucu önceden belirlemeye çalışmıyor. Yani son halini düşünerek eskizler çizmekten çok, samimi ve doğal hava veren, teknikle boğulmamış çizimler, lekeler, dokular kullanmayı tercih ediyor. Bunun dışında, sadece fotoğraf değil pek çok şeyi görsel malzeme olarak kullanmak da onun için büyük keyif verebiliyor; Etiketler, biletler, kumaş… Eskiden bugün olduğu kadar malzeme yokmuş. Ya da insanların malzeme anlayışı sınırlıymış. Şimdi herşey birer malzeme ve üstelik her biri apayrı dünyalara açılan kapılarının anahtarlarını elinde sallayıp size göz kırpabiliyor. Bu masalsı ortam içinde çalışmak, analog-dijital, klasik-yenilikçi demeden birçok malzeme ve desenle çalışmak, masalsı bir dünyada kendi yarattığınız karakterlerle dansetmek gibi bir şey. Engin tam bir jazz müziği tutkunu. Tasarım yaparken jazz dinlemek de onun vazgeçilmezleri arsında yer alıyor. Günün her saati çalışabiliyor fakat aslında o da gece kuşlarından...

hspace=0
Ultraviolet - İspanyol elektronik müzik sanatçısı Ultravioletin Dos (İki) adlı albümü için tasarlanan kapak çalışması.


Şimdi uğraştığım tüm sanat dalları birbirini besliyor. Hatta onlar sistemi kurdu bana bile sormuyorlar, yakında özerkliklerini ilan edecekler gibi…

Engin, el de hazırladığı çalışmalarında, kullanımı ve taşıması kolay olduğundan A4 ve A3 parşömen kağıt, resim kalemleri, pastel kalem ve boyalar, aydinger kağıdı, mürekkep (yoksa az sulandırılmış koyu hazır kahve) gibi malzemeleri tercih ediyor. Daha sonra bunları taratıp ya da fotoğrafını çekip Photoshop'ta işliyor. Fotoğraf konusunda özellikle siyah beyaz fotoğraflar Engin'in her zaman ilgisi çeken görseller olmuş. Bir de onun için vazgeçilmez olan soyut çalışmalar… Engin, tüm tasarımlarını Photoshop'da yapıyor. İlk kullandığı versiyonu ise 6.0'dır. Onu kullanma sıklığı, çalışma sıklığıyla paralel. Vektörel programlarda çalışması gerekirse de Photoshop'da tasarlayıp gerektiğinde vektörele çeviriyor. Kullandığı diğer programlar ise Illustrator ve Freehand. Pen tool, seçim araçları ve menüsü, Gradient seçenekleri, katman modları ve Custom Shape'ler en çok kullandığı fonksiyonlar. Fakat dönem dönem, kullandığı araçların sıklığı değişkenlik gösterebiliyor; Piksel ve vektörel tabanlı çizimlerin ortak paydası Pen Tool ile özellikle fotoğraflar ve çizimler üzerinden, çok orijinal, tamamen kendinize has birçok yeni görüntüler elde edebilmek. Yine fotoğraf ve çizimlerden Custom Shape'ler yaratabilmek çok hoş.

İnternet birçok kişi gibi onun için de tam bir hazine. Uzun süredir
www.designtaxi.com adresinden beslendiğini belirtiyor. Kendisini en çok heyecanlandıran görsel objelerin başında küf, kir, çizik gibi doğal görüntüler geliyor. Enginin beğendiği ve takip ettiği sanatçılar arasında Nazario Graziano, Kev Speck, Sebastian Onufszak başta geliyor. Sanatçının okurlarımıza mesajı; Herkes kendisi olmaya çalışırsa, tasarımcılık kimliğini içselleştirirse ve kendine güvenirse, üniversiteler standart kalifiye eleman yetiştirmek yerine özgür, yaratıcı tasarımcılar yetiştirmeye başlarsa, eskiler yenileri yerden yere vurmak yerine destek olmaya çalışırsa, tasarımı sadece oturup yapmaktan çok konuşmak, dinlemek, anlamak ve paylaşmak, gözlemlemek, takdir etmek açısından da özümsersek, tarihte olduğu gibi dünyaya örnek olacak noktaya gelmememiz için hiçbir neden yok.

 

November 2006

 


Yarının Ustaları