Photoshop Magazin
 


Hayao Miyazaki > Animatör,Yönetmen

01 November 2006 | Sayı: Nov 2006
 
1 2 3 4 5
 

hspace=0
Rüzgarlı Vadili Nausicaa


Çizgi filmle, büyüklere Japon kültürünü tanıtan usta:
Hayao Miyazaki > Animatör,Yönetmen



hspace=0
Hayao Miyazaki

hspace=0
Ghibli Müzesi

Filme başlarken hazır ve bitmiş bir senaryom yoktur. Çünkü bunun için genelde zamanım olmaz. Hikaye, ben storyboard'ları çizmeye başladığımda gelişir.

Hayao Miyazaki, 1941 yılında Japonya'da doğdu. Dört erkek kardeşin ikincisi olan Miyazakin'nin babası, amcasına ait olan ve savaş uçağı parçası üreten bir şirketin yöneticiliğini yapıyordu. 1958 yılında Miyazaki, Hajuka Deni izler ve filmden etkilenip animasyonla ilgilenmeye başlar. Çizgi roman çizeri olmak isteyen Miyazaki o güne kadar hep uçak ve savaş gemisi çizdiğini fakat hiç insan figürü çizmediğini fark eder. Sanatçının çizgi roman sürecinde idolü, Japon mangasının (manga= çizgiroman) en büyük ismi kabul edilen ve daha pek çok kişinin de idolü olan Osamu Tazuka'dır. Ancak bir süre sonra Miyazaki, çizimlerinin ustasınınkilerin birebir kopyası gibi durduğu fikrine kapılır. Kendi tarzını oturtamadığını düşünen Miyazaki tüm çizimlerini bir araya toplar ve yakar. O tarihten sonrada usta Tazuka'nın muhalifi olur.

1962 yılında Gakushuin Üniversitesi (özel kolej)'nde ekonomi ve uluslararası ilişkiler okur. 1963'te okuldan mezun olunca Toei Animasyonda çalışmaya başlar ve kısa sürede yükselir. 1964 yılında Okami Shonen Ken (Kurt Çocuk Ken) adlı TV dizisinin yönetmenliğini yaparken Takatha İsao ile birlikte çalışır. Ve yine 1964'te Miyazaki bir animatör olan Ota Akemi ile çıkmaya başlar, bu birliktelik ileride evlilikle bağlanır.

hspace=0
Ruhların Kaçışı

Ülkesinde çok iyi tanınan ve saygı duyulan bir sanatçı olan Miyazaki, 2002 yılından itibaren batılı izleyici ve eleştirmenlerce de tanınmaya başlar. Hiç şüphesiz bu süreç, 2002 Oscar ödül törenlerinde, en iyi animasyon kategorisinde adaylar arasında yer alan Miyazaki'nin Ruhların Kaçışı adlı eseriyle başlar. Bu çizgi film, batıda büyük bir heyecan dalgası yaratır. Çünkü çizgi filmde işlenen öğeler, karakterler, çizgisel yapı, müzik kullanımı, kısaca her şey oldukça farklı ve büyüleyicidir. Böylece Miyazaki'nin ünü tüm dünyaya yayılır.Sanatçının filmleriyle ilgili en çok konuşulan yönü, bu filmlerin senaryo olmadan hazırlanması. Bu konuda şöyle diyor; Filme başlarken hazır ve bitmiş bir senaryom yoktur. Çünkü bunun için genelde zamanım olmaz. Hikaye, ben story board'ları çizmeye başladığımda gelişir. Yapım süreci de hemen akabinde başlar.

Sanatçının filmleri;
>> Cagliostro'nun Şatosu 1979 (Rupan sansei: Kariosutoro no şiro)
>> Rüzgarlı Vadili Nausicaä 1984 (Kaze no tani no Nauşika)
>> Laputa: Gökteki Kale 1986 (Tenku no şiro Lapyuta)
>> Komşum Totoro 1988 (Tonari no Totoro)
>> Cadı Dağıtım Servisi 1989 (Majo no takkyubin)
>> Kızıl Domuz 1992 (Kurenai no buta)
>> On Your Mark 1995 (Video klip çizgi film)
>> Prenses Mononoke 1997 (Mononoke Hime)
>> Ruhların Kaçışı 2001 (Sen to Chihiro no Kamikakushi)
>> Hauru'nun Yürüyen Şatosu 2004 (Hauru no Ugoku Şiro)

Ruhların Kaçışı çizgi filmi Japonya'da gişe rekorları kırar. Sanatçı, Japonya'da daha önce de 1997'de yönettiği Prenses Mononoke ile sinemalarda hasılat rekoru kırmıştır. Ülkemizde TV'nin ilk çıktığı 80'li yıllarda gösterilen ve büyük bir hayran kitlesi edinen Heidi çizgi filmi de Miyazaki ve Isao Takahata'ya aittir.

Miyazaki özellikle son zamanlardaki eserlerinin büyük bir kısmının yönetmenliğinin yanı sıra metin yazarlığını da yapmıştır. Bu türden ilk eserlerinden biri kendi yarattığı bir manga çizgi romanından uyarlama olan Rüzgarlı Vadili Nausicaä'dır. Bu eserinden sonra Ghibli Stüdyosu'nu kuran Miyazaki, eserlerini burada hazırlamaya başlar ve bu stüdyo aracılığıyla hayranlarına ulaştırır. Bu arada stüdyosunun ismiyle ilgili şöyle enteresan bir durumdan da söz etmek lazım; Sanatçı, stüdyosunu yeni kurduğu zaman, yabancılarda aynı şekilde okusun diye İngilizce ismini Ghibli koyar. Bu nedenle İngilizce'de bu stüdyonun ismi Cibli olarak okunmaktadır.

hspace=0
Kiki'nin Kargo Servisi

Stüdyonun ilk filmi 1986'da çıkar; Tenku no Shiro Laputa (Laputa: Gökyüzündeki Kale) 1988 yılında Miyazaki'nin senaryosunu yazıp yönettiği Komşum Totoro filmi gelir. 1989'da Kiki'nin Kargo Servisi ile yılın en çok gişe hasılatı getiren filmine imza atar. 1992'de kendi yazıp yönettiği Kızıl Domuz filmi, o güne kadar yapılan tüm Japon animasyonların hasılatlarını geçerek en çok hasılat yapan Japon animasyonu ünvanını alır. 1997'de yaptığı Prenses Mononoke, Japonya'da o güne dek gösterime girmiş bütün yerli ve yabancı filmler arasında 150 milyon dolarlık gişe hasılatı ile birinci olur. Prenses Mononoke, Japon'ların Oscarı sayılan Japon Akademi ödülü de dahil bir çok ödül alır. Ruhların Kaçışı ile kariyerinin zirvesine çıkan Miyazaki'nin bu filmi, Oscar'ın yanına bir de Berlin Film Festivalinde aldığı ödülü ekler. 2004 yılında yönetmenliğini yaptığı Hauru'nun Yürüyen Şatosu ülkemizde de gösterilmiştir. Miyazaki'nin film yapım süreci de filmleri gibi belirgin olmayan bir yapıda ilerler; Storyboar'ları çizmeye başladığımda hikayenin ne şekilde biteceğini bilemem. Bu hikayeyi sonuçlandırma sürecinde bana rehberlik eden içsel bir emir gibidir. Ruhların Kaçışına başlarken yaklaşık 1200 kareden oluşacağını düşünüyordum. Ancak film bana, 1200'den fazla olmak zorunda olduğunu söyledi. Sonuçta filmi yapan ben değilim. Film, kendi kendini yapar ve benim onu izlemekten başka çarem yoktur. Japonya'nın medar-ı iftiharı Miyazaki, 2001 yılında Ghibli Müzesini hizmete sokar. Tokyoda ki bu müze, Yolumuzu Birlikte Kaybedelim mottosuyla ziyaretçilerine kapılarını açmıştır. Klasik müzelerden oldukça farklı yapıdaki Ghibli Müzesi aslında bir oyun alanı olarak düşünülmüştür. Müze'de stüdyo'nun dolayısıyla Miyazaki'nin bir şekilde imzası olan çizgi filmlerden pek çok enstantane, dekor, obje ve heykel yer almaktadır.

hspace=0
Prenses Mononoke

Şu an halen Stüdyo Ghibli'de çalışmalarına devam eden sanatçı 2008 yılında izleyicilerine yeni bir sürpriz yapmayı planlıyor. Fotoğrafının çekilmesinden hiç hoşlanmayan sanatçının bu yüzden oldukça az sayıda resmi vardır. Miyazakinin eserlerinde baş kahraman, genellikle genç bir kız'dır. Usta bu konuya şöyle açıklık getiriyor; Çünkü, kadınları çok seviyorum. Çocukluktan çıkma ve ergenlik çağına girme yaşlarındaki kız karakter, öykü süresince boyunu aşan sorunlarla uğraşmak, bu arada içindeki iyiliği yitirmemek ve çevresindekilere de pek çok konuda yardımcı olmak gibi önemli misyonlar yüklenir. Genç kız karakteri, yaşadığı pek çok olay ile öykünün başında sarsak, bilgisiz bir haldeyken öykünün sonunda tecrübeli, kendine güvenen bir karaktere dönüşür. Seyirci de bu dönüşümü öykü boyunca izler. Miyazaki, Sanayi devrimi Avrupa'sını çok sever. O yüzden çoğu öyküsünde 19.yy Avrupa dokusu açıkça görülebilir.

Son olarak usta Miyazaki, Oscar komitesi tarafından kendisine teklif edilen Akademi üyeliğini bu tür tekliflerin kendisini yaşlı hissettirdiğini söyleyerek geri çevirdi.

Kaynaklar:
http://www.nausicaa.net
http://en.wikipedia.org/wiki/Hayao_Miyazaki
http://www.midnighteye.com/interviews/hayao_miyazaki.shtml

 

November 2006

 


İnceleme