Photoshop Magazin
 


Mimarlık Mesleği Kapsamında Photoshop’ta Kişisel Gelişim

01 August 2006 | Sayı: Aug 2006
 
1 2 3 4 5
 

Mimarlık Mesleği Kapsamında Photoshop’ta Kişisel Gelişim


Adobe’nin genel bir stratejisi; her sürümünde programı daha kolaylaştırmak ve tabana yaymak... Çok değil, üç-dört yıl öncesine kadar, Photoshop yazılımı bu kadar yaygın (ve magazinel) değilken, sektör içerisinde Photoshop’ı biliyor olmak çok önemli birşeydi.


Geçen sayımızda Photoshop’ın mimarlık sektöründe vazgeçilmez bir yazılım olduğundan bahsetmiştik. Bu sefer konuyu biraz daha derinleştirip öğrenme ve geliştirme sürecini nasıl şekillendirebileceğimizi konuşacağız. Photoshop bilgisini geliştirmek, birçok mimarın aklının bir köşesinde sürekli yatan, ama aylardır, hatta yıllardır bir türlü yeterli vakti ayıramadıkları bir eylem. Photoshop kullanımını geliştirmek, çoğu zaman yanlış yöntemler yüzünden olduğundan da zor görünüyor. Çabucak hevesler kırılıyor, moraller bozuluyor. Oysa birkaç ana ilke çerçevesinde kendinizi bu konuda geliştirmek tahmin edildiği kadar sancılı değil.

Zaten Adobe’nin genel bir stratejisi; her sürümünde programı daha kolaylaştırmak ve tabana yaymak... Çok değil, üç-dört yıl öncesine kadar, Photoshop yazılımı bu kadar yaygın (ve magazinsel) değilken, sektör içerisinde Photoshop’ı biliyor olmak çok önemli bir şeydi. Ancak internet’in bu denli yayılımı, kaynakların artması ve programın kolaylaştırılması bilenlerin sayısını kat ve kat artırdı. Bu durum da, Photoshop’ı iyi kullanmayı, daha bir zorunlululuk haline getirdi. Peki nasıl? Öncelikle şunları söylemek gerekiyor ki; Photoshop, bir fotoğraf açıp üzerinde başka başka tool’ları deneyerek, Brightness – Contrastı ile oynayarak, filtreleri sırayla uygulayarak öğrenilmez. Photoshop boş bir sayfa açıp düz çizgiler çizerek, ilginç fırçalar deneyerek geliştirilmez. Photoshop tasarım yaparak değil, aksine taklit edip, çalıntı yapılarak çok daha kolay öğrenilir. Photoshop’ta bir şeyi sıfırdan tasarlarken, istem dışı, sadece bildiklerinizle çalışmaya yönelirsiniz. Onun yerine diğer çalışmaları inceleyin. Basılı yayınlar, internetteki galeriler, arkadaş çalışmaları…

Dergide çıkmış bir reklamı önünüze alıp bunun aynısını yapacağım dediğinizde, yeni arayışlara girmeniz için kendinizi zorlamış olursunuz. Örneğin reklamda yazı karakterlerinin arasında geniş boşluklar vardır. Araştırır, soruşturur bunun nasıl yapıldığını öğrenirsiniz. Fotoğraf siyah beyaz yapılıp, bir bölümü renkli bırakılmıştır, renk ayarlarını, dengelerini öğrenirsiniz. Sizi arayışa iten bir bahaneniz olur. Bu yöntemle, çalışmaya ne kadar zaman ayırır, ne kadar çok deneme yaparsanız o kadar farklı koldan Photoshop’ı öğrenmiş olursunuz. Photoshop öğrenmenin önündeki bir başka engel de, insanın öğrendiklerine kapılması ve yapması gerekenleri sadece öğrendikleri kapsamında uygulamaya çalışmasıdır. Photoshop’da bir çalışma yaparken unutulmaması gereken çok önemli bir ilke vardır. Her yöntemin daha kolayı, daha hızlısı ve daha güzeli vardır. Önünüzde bir saatlik bir iş varsa, hemen işe bodoslama yumulmak yerine: Yarım saat, nasıl daha hızlı ve güzel yaparım araştırması yapıp, diğer yarım saatte de bu hızlı yöntemi uygularsanız, çalışmanızı yine aynı sürede bitirmiş olursunuz. Ancak bir daha ki sefere öncekinden iki kat hızlanmış olarak işinizi sürdürürsünüz. Aslında bu durum hayatın her noktasında geçerli. Photoshop’ta çok kolay görünür bir durum o kadar…

Tabii bir de help dokümanları var... Unutmamak gerekir ki Photoshop’ı en iyi tanıyan insanlar, o programı bizzat yapanlar… O dokümanları hazırlayanlar... F1 tuşunuza Ctrl tuşuna gösterdiğiniz özeni gösterin. Paslanmasına izin vermeyin. Gelelim bir de kurs mevzusuna… Photoshop kurslarla öğrenilir mi? Özellikle mimarlık sektöründe veya öğrencilerinde yaygın bir yöntemdir kurslara katılmak. Açıkçası ben bu tip yazılımların kurslarla değil, daha çok kişisel çabalarla öğrenilebileceği kanısındayım. Tabii kurslar size bildiklerinizi unutturur demiyorum. Sadece kişisel çaba olmadan kursların hiçbir işe yaramayacağını hatırlatıyorum. … Şu kursa hele bir gideyim… 2 Ay sonra bittiğinde kendimi Photoshop biliyor olarak bulacağım. Sonra ver elini Freehand… Bu bakış açısıyla ancak tüm hand lerinizi gerçekten free bulursunuz.

Ben kursların iki noktada önemli katkısı vardır diye düşünüyorum:
>> Öğrenme sürecinde takıldığınız noktaları soracağınız birinin yakınlarınızda olması
>> Sizi düzene sokması, çalışmanız için arkanızdan dürtüklemesi.

Hatta bunların yanında kurslar kalça ağrılarına da iyi gelir. Cüzdanınızı inceltir. Eğer bu ikisini kendim de yaparım, paramla da tahvil-bono alırım, gayrimenkule yatırırım diyorsanız kurslara gerek olduğunu düşünmüyorum. Tekrar çalışmaları, help dokümanları, kaynak taramaları veya Ortadoğu ve Balkanların en iyi tasarım kaynağı Photoshop Magazin dergisiyle Photoshop’ın öğrenilebileceği kanısındayım… Son önerim de şudur ki; Photoshop’ı iyi kullananların arkasına oturun, hırsızlama analiz yapın, ne yaptıklarını takip edin. Birini Photoshop kullanırken yakalamak size heyecan versin… Vapurda yanınızda oturanın gazetesini okumaktaki inanılmaz çekicilik gibi…

Mimari Projelerde Plan Şeması Sunumları
Bu ay Photoshop’ta Mimari Plan (Vaziyet Planı, Kat Planı, Kent Planı vs…) sunumları üzerinde duracağız.
Mimari planlar; tasarlanma amacı olarak 2 tipte düşünülebilir:
>> Birinci tip; tasarımımızı hayata geçirecek inşaat ekibine uygulama detaylarını veren planlar,
>> İkincisi ise müşteriye, jüriye veya (bir üniversite projesi ise) öğretim görevlisine sunduğumuz, fikir verme, ikna etme amaçlı planlar.

Birinci tip ustaya yönelik planlarda görselleştirmelere ( başka bir değişle Photoshop müdahalelerine ) gerek yoktur. Hatta mümkün olduğunca gerekli bilgi verilip, tüm süslemelerden kaçınılır. Çalışmalar renkli değil, gri tonları da değil, sadece siyah baskıdır. (monochrome). Genellikle Autocad Programı kullanılarak yapılır.

hspace=0

İkinci tip çalışmalarsa bizim üzerinde konuşacağımız, plansal sunum görselleridir. Bu tip çalışmalar bir çok stilde, farklı metodlarla yapılabilir. Asıl amacı, karşımızdaki müşteri veya jüriyi etkilemek, kendilerini projeye ikna etmektir. Okunaklı, şık ve etkileyici sunumlar beklenmektedir.

Görselleştirme perspektif, kesit, görünüş çizimleri gibi birçok metodla yapılabilir. Ancak plan sunumları diğer mimari sunumlardan bir noktada farklılaşırlar. Özellikle iç mekanlarda, çizimler (haliyle) gerçek hayatta hiçbir zaman göremeyeceğimiz bir bakış açısından çizilir. Bu vesileyle harika gerçekçilikte yaptığımız bir çizim, foto realizm konusunda çok başarılı olmasına rağmen sunum kalitesi açısından son derece tatsız kalabilir.

Bu nedenle genellikle plan şemaları bir grafik tasarım çalışması edasıyla yapılır. Örneğin duvarları kıpkırmızı, mobilyaları wireframe ( tel çerçeve ) metoduyla çizebiliriz. Mekanların üzerine isimlerini yazabilir, ortak kullanım mekanlarını çeşitli yöntemlerle diğerlerinden ayırabiliriz. (Resim2, 3)

hspace=0

hspace=0 

Ancak vaziyet planlarında ( * vaziyet planı: Bir arsa üzerine yapılacak yapıların arsa içindeki konumunu belirten plan tipi ) durum tam olarak bu şekilde değildir. Yine iç mekan planlarında olduğu gibi stilistik çalışmalar yapılabileceği gibi gerçekçi sunumlar da etkileyici durabilmektedir. (Resim4)

hspace=0

Çünkü sokaklarda dolaşırken veya yüksek yerlerden çevreye bakarken, küçüklü büyüklü birçok yapıyı bu açıdan gözlemlemiş olabiliriz. Foto realistik bir vaziyet planı çalışması gerçekten etkileyici sonuçlar çıkarabilir.

Bu tip mimari plan sunumlarını ilerilere götüren bazı önemli ilkeler vardır. Bunları bilerek ve gerekli mesai’yi bu işe ayırarak plan şemalarımızı Photoshop programı ile son derece etkileyici bir hale getirebiliriz.

hspace=0

hspace=0

İngilizce’de Shade ve Shadow denen iki kavram var. İkisinin de Türkçe karşılığı gölge olarak geçtiği için İngilizcesinin üzerinden gitmek durumunda kalacağım.

Shade; bir yüzeyin ışığın geliş yönüne bağlı olarak renginin kararması durumudur. Belki Türkçe karşılığını gölgeleme olarak düşünebiliriz. Shadow ise; bir objenin bir başka obje veya zemin üzerine düşürdüğü, koyu ton’dur.

Plan şemalarında daha çok shadow tipi gölgelendirmeler yapılır. Yapılar veya objelerin karartısı, zemin düzlemi üzerine düşürülür ve bu gölge, yapının yüksekliği ve zemin kotları konusunda, kişiye çok önemli bilgiler verir. Aynı zamanda gölgenin karartısı, yapının saydamlığı; gölgenin eğimi ise, yapının eğimi konusunda detaylar verebilmektedir. (Resim5)

Gölgelerin iyi kullanımı, tek bir düzlemde üç boyutu ifade etmek için harika bir fırsattır. Bunun için belki antrenmanlar yaPManız, gölgeleri incelemeniz veya 3. boyut algınız iyiyse, sadece ekran başında birazcık düşünmeniz yeterlidir.

Örneğin Resim 06 da campus entrance yazılı yerdeki merdivenleri inceleyelim. (Resim6)

Merdivenin hangi yöne doğru yükseldiği çok kolay bir şekilde algılanmakta. Bu kolay algıdaki en büyük etken üzerindeki kırmızı çizgiler değil, üst kısmındaki çok ince koyu gölgelerdir. Gölgelerin iyi ve akıllı kullanımı sunumlarınızı, hiç hayal edemeyeceğiniz yerlere taşıyabilir.

Shadow kotlar konusunda bilgi verirken Shade ise plandaki düzlemlerin eğimi konusunda önemli bilgiler vermektedir. Örneğin yine Resim 06 daki merdivenin yanındaki rampaya dikkat edin. Koyu bir gri ile başlıyor, ve 2 ton açılarak devam ediyor. Bu da, rampadaki eğimin nerelerde başlayıp nerelerde bittiği konusunda net bilgiler veriyor.

Önümüzdeki sayıda; mimari sunumlarda plan çizimleri konusuna devam edeceğiz. Konuyla ilgili sorularınızı [email protected] adresinden gönderebilirsiniz.

Önümüzdeki ay görüşmek üzere.

 

August 2006

 


Mimarlık sektöründe Photoshop