Photoshop Magazin
 


Modellerin Arsa Fotoğrafına Fotomontaj Teknikleriyle Yerleştirilmesi

01 July 2006 | Sayı: Jul 2006
 
1 2 3 4 5
 

Bunu söylemekteki gerekçem Photoshop’ın çok karmaşık olması veya konuyla ilgili kaynak yetersizliği değil. Sebep, mimarlık mesleğinde, Photoshop öğrenmek için yeterli zorunlulukların bulunmaması.

Örneğin, bir grafik tasarımcı için Photoshop 'olmazsa olmaz' bir programdır. Onlar için eser Photoshop’tan çıkan çalışmadır. Oysa mimarlar için eser, ortaya çıkacak binadır. Photoshop sadece onu sunmak için kullanılmaktadır.

Photoshop mimarlık mesleğinde şu noktalarda yoğunlukla kullanılır demeyeceğim. Bunlardan geçtiğimiz sayıda bahsetmiştik. Şimdi bu konuyu biraz detaylandırarak bu programın zihinlerdeki öncelik ve önem sırasını doğru yerine taşıyalım.

Mimarlık eğitiminde Photoshop programı az önce de söylediğim gibi bir zorunluluk değil. Ancak bu önerme, Photoshop’ı değersiz kılmaktan öte daha da önemli hale getiriyor.

Örneğin Autocad* programını her mimar adayı seve seve öğrenmek zorundadır. Ancak sizi bu eğitim sürecinde ön sıralara götürecek, notlarınızı yükseltecek, yarışmalarda sunumlarınızı kuvvetlendirecek program Adobe Photoshop’tır. O yüzden Autocad öğrenmek konusunda panik olmuş öğrencilerime de tavsiyem, bir şekilde öğrenilir, siz vizyonunuzu geliştirmeye bakın oluyor.

Zaten, Autodesk Autocad programı Photoshop’la karşılaştırıldığında çok kolay öğrenilebilecek bir yazılım. Bunda programın basit olmasının yanında, tüm çalışma sürecinde yoğun bir şekilde kullanılmasının da payı var. Oysa Photoshop öyle değil... Bir tek projenizin sunum aşamasında, analiz çalışmalarında ve genel konularda ihtiyaç duyuyorsunuz.

İşte bu yüzden Photoshop öğrenmeye önem verilmelidir. Antremanlar yapılmalıdır. Photoshop bir hobi haline getirilmelidir. Yoksa sunumdan sunuma ancak kısa yöntemler öğrenilir, bir dahaki proje tesliminde tüm bilinenler unutulmuş şekilde ekrana bakılır, Photoshop bilen arkadaşlar geceleri telefonla taciz edilir.

Hobi haline getirmekse, üniversite yaşantısında, sektörde olduğundan çok daha kolaydır. Kulüp etkinlikleri, fotoğraf atölyeleri, sinema gösterimleri, festivaller ve tüm bunların tanıtım görselleri, kimlik çalışmaları, yaka kartları derken, kendinizi bir Photoshop operatörü olarak bulabilirsiniz. Bu tip sorumlulukları üstlenerek, kendinizi Photoshop programını çok geniş alanlarda kullanmaya zorlayabilirsiniz.

Mimarlık mesleğinde ise işler biraz daha göreceli kolay ilerliyor. Bunun üzerine çalıştığınız departman da Photoshop’ı sıklıkla kullanmanızı gerektiriyorsa şanslısınız demektir. Çünkü okuldakinden çok daha hızlı bir iş döngüsü ve kısa deadline’lar ile sunum yetiştirmek durumunda kalabiliyorsunuz. Ancak şunu unutmayalım. Photoshop üniversite yıllarında öğrenilemez ise, o dört seneden sonra hiçbir zaman öğrenmeye yeterli vakit ayırılamıyor.

Dikkat ederseniz bu yazıda öğrenmek için şunları yapabilirsiniz demiyorum. Öğrenmeniz gereklidir diyorum. Çünkü Photoshop’ı öğrenmeye kalktığınızda sizi durduracak, hevesinizi kıracak bir kaynaksızlık söz konusu değil. Önümüzdeki sayılarda kaynaklar konusuna detaylarıyla değineceğim.

Bu noktada bir de uyarı ekleme gereği duymaktayım: Photoshop, bir tasarım aracı değil, sunum aracıdır. Daha tasarım aşamasında, eskizlerinizi bu yazılımla yapmanız verimsiz bir sürece girmenize sebep olacaktır.
Photoshop kullanımıyla ilgili bilmemiz gereken bir konu daha var. Eğer kötü bir tasarımınız varsa, o en usta Photoshop operatörünün elinden geçse bile yine kötüdür.

Kötü gözükecektir. Ne kadar iyi Photoshop kullanırsanız kullanın, önemli olan kafanızda yaptığınız veya yapmış olmanız gereken mimari kurgudur.

Birçok kişi, eğitim yaşantısını şu hayallerle sürdürüyor; bi öğrensem var ya…harikalar yaratacağım…
Photoshop’ta yapılmış en kötü bir sunum çalışması bile, haliyle bir teknik çizimdekinden çok daha gerçekçi olmaktadır. Bu da demektir ki, Photoshop, projeniz iyiyse iyi olduğunu, kötüyse kötü olduğunu daha iyi ifade edecektir.

Bu ayki uygulamamızda; herhangi bir 3d programıyla modellemiş olduğumuz yapıyı, önceden fotoğrafını çektiğimiz proje arsasına, fotomontaj tekniklerini kullanarak yerleştireceğiz.
Uygulamaya başlamadan önce, yapımızın modelini, arsamızın perspektifine denk bir noktadan aldığımızı ve dekupe edilmiş bir şekilde tuttuğumuzu hesaba katıyoruz.

Bu uygulamanın başlangıç fotoğraf dosyasına, süreçte kullanılan modele ve tamamını içeren PSD dosyasına www. taskisla.net/set/photomag.html adresinden ulaşabilirsiniz. Çalışmanın bire bir tekrarını yapmanız yöntemleri kavramanız açısından çok yararlı olabilir.

hspace=0


Mimarların genellikle, profesyonel fotoğrafçı olmadıklarını ve arsa fotoğraflarını kendilerinin çektiğini hesaba katarsak ilk müdahelelerimizi fotoğrafa yapmamız doğru olacaktır.
Öncelikle, beyaz dengesi bozuk bu fotoğraf için image>adjustments menüsünden ulaşılan brightness/ contrast, color balance, shadow/highlight ve benzeri araçlarla, (dozunda kullanarak) renk ve ton dengelerini düzenleyebiliriz. Bunun yanında healing brush toolu kullanarak, dikkatin eserimize yoğunlaşmasını engelleyebilecek çöp, duvar dökülmesi ve benzeri bozuklukları temizliyoruz. Yine bu aşamadayken image>image size bölümünden çalışmamızın ebatlarını ve çözünürlüğünü ayarlamamız yararlı olacaktır.

Son olarak bu tip fotoğraflarda gökyüzü güzel bir mavi tonuna sahip değilse müdahele etmemiz sunumumuzu daha etkileyici kılacaktır. Bunun için magic wand toolu kullanarak gökyüzünü seçili hale getirebilir, daha sonra gradient tool ile içerisini güzel bir açık mavi-beyaz geçişi ile doldurabiliriz.

Şimdi okunaklı düzeye gelmiş arsa fotoğrafımıza dekupe edilmiş binamızı yapıştırıp edit>free transform seçenekleriyle boyut ayarlamalarını yapıyoruz ve doğru yerine taşıyoruz.
  Modelin perspektifinde arhspace=0sayla bazı uyumsuzluklar varsa, edit>transform>distort veya warp araçlarıyla düzeltiyoruz ve renk düzenlemelerine geçiyoruz.
Modelleme programlarından kabaca -cillop- gibi sahneler çıktığı için image>adjustments bölümündeki renk düzenleme araçlarıyla, modelimizdeki renkleri, fotoğrafla dengeli düzeye getirip bir miktar suni bozulmalar yaratabiliriz.

Aslında, modelimizin render’ını alırken, fotoğraftaki ışığın yönü ve gücüne eşdeğer bir ışık ayarı yapmalıydık. Ancak fotoğraf zaten bulutlu bir havada çekildiği için bu detayları bu çalışma için yoksayabiliriz.

hspace=0Artık çalışmamızda gerçekçi bir sahneye doğru yol alıyoruz. Projemizin bu arsada gerçekten varolduğunu hissettirmemiz için, sahnede, ön planda yer alan tüm ögeleri tekrar ön plana almalıyız. Bayrak direği, trafik lambası ve ağaçlar bunlardan bazıları. Bunun dışında arka planda, eski binadan arta kalan parçaları da silmemiz gerekiyor.
Dekupe işlemini yapmak için iki yöntem izleyebiliriz. Birincisi ve basit olanı, projemizi barındıran katmanın opa-city değerini 40’a düşürüp, eraser tool ile, silinmesi gereken bölümleri görerek, tek tek silmek ve katmanın opacity değerini tekrar 100’e çıkarmak.

Ancak bu şekilde çalıştığımızda hatalarımız sonradan düzenlemelere kapalı olacak ve ağaçlar üzerinde çok detaylı çalışamayacağız. İkinci ve doğru yöntem ise, (Nisan sayısında Muammer Ulusan’ın detaylarıyla anlattığı gibi) katman maskelerini kullanmak olacaktır.
Bu tip çalışmalarda ağaçlar, dekupe edilmesi en zor elemanlardan biridir ve ne yazıkki mimari sunum çalışmalarında sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Eğer iyi bir Photoshop kulla-nıcısıysak, bu çalışmada fondaki bina ile yaprakların birbirine girdiği yerler için bir trick yapmamız gerekecek. Ağaç yapraklarını bir miktar içerisinden maskeleyerek, (veya silerek) köşelerde suni bir görüntü bırakacağız.
 
Bir sonraki aşamada buna da bir çözüm bulacağız.
 

Şimdi elimizde dekupe işleminde kusurlar bulunan ancak geleceği parlak bir fotomontaj çalışmamız var. Artık buradan sonra ince işlemlerle görselimizi sunuma hazır hale getireceğiz.

Öncelikle, yeşilliklerdeki bitişleri düzeltmek için sağ üst bölümdeki ağaç-gökyüzü bağlantısından bir parça kopyalayabilir ve bu parçayı yaprak adında yeni bir katman olarak yapıştırabiliriz. Şimdi bu katmandaki beyaz bölümleri magic wand tool ile seçip siliyoruz ve çalışmamızda dekupenin kusurlu olduğu bölümlere, uygun açılarla çevirerek ve kopyalayarak dağıtıyoruz.
hspace=0
Kopyalama işlemini hızlandırmak için, önce layers panelinde, katmanın ikonuna ctrl tuşu ile tıklayabilir ve katman doluluklarını bir seçim alanı haline getirebilir, sonra herhangi bir marquee toolu seçip ctrl+alt tuşlarına basarak seçimi sürükleyebiliriz. Bu işlem aynı katman içerisinde seçimi kopyalayacaktır.
Daha sonra edit>free transform bölümünden eklenti yapraklarımızı düzenleyebiliriz. Renklerin çakıştığı ve rahatsız ettiği yerlerde eraser tool ve yumuşak bir fırça kullanarak yumuşak geçişler sağlayabiliriz.
Son olarak yapımızda ağaçların arkasında kalacak bölüme hafif bir gölge uygulayacağız. Bu tip ince detaylar çalışmamızı diğerlerinden ayıracak önemli faktörlerdendir.
Bunun için binamızın bulunduğu katmanın üstüne yeni bir katman açıyoruz ve gölge olarak adlandırıyoruz. Şimdi bu katman aktifken, layer>create clipping mask seçeneğine tıklıyoruz.
Bu şekilde artık gölge katmanına yaptığımız her boyama, sadece yapımızın doldurduğu alanlarda geçerli olacak, başka yerlerde taşmalar yapmayacaktır. Son olarak geniş ve yumuşak bir fırça alıp koyu gri renk ile gölge hissettirmesi gereken yerleri boyuyoruz ve katmanı multiply moduna getiriyoruz. Çalışmanın bütününe yapılacak son rötüşlardan sonra çalışmamız artık sunuma hazır.

Konuyla ilgili sorularınızı  [email protected]. com  adresine gönderebilirsiniz.
Önümüzdeki ay görüşmek üzere.

 

July 2006

 


Mimarlık sektöründe Photoshop