Photoshop Magazin
 


Gerçeğin Ötesine Fantastik Bir Yolculuk; Boris Valejo

01 July 2006 | Sayı: Jul 2006
 
1 2 3 4 5
 

hspace=0 hspace=0
hspace=0 hspace=0



hspace=10Kitap mağazalarının raflarında, sıra sıra yüzlerce kitap durur. Ama bir kitabın, kapağı sayesinde satın alınmasına az rastlanır. Oysa başarılı bir kapak, müşteriyi mıknatıs gibi çekebilmelidir.

Boris Valejo, 8 Ocak 1941 tarihinde Lima, Peru’da dünyaya geldi. Çocukluğunda tek hayali, kemanist olmak ve konserler vermekti, bu nedenle yedi sene boyunca keman dersleri aldı. Ancak sonra, bambaşka bir alana kaymak istediğini fark edip, tıp okumaya karar verdi. Tıp sektöründe sanata eğilimli insan sayısının çok olduğu söylenir. Boris de bu gruptan olacak ki, daha doktor olmadan yine fikrini değiştirdi ve Güzel Sanatlar alanında eğitim almaya başladı. Arayış içinde geçen yıllardan sonra, konduğu bu son dal, onun gerçek Boris Valejo olmasını sağlayacaktı.
16 yaşındayken, Fiorentina’da çalışması için teklif aldı. Bu, o zamanlar herkesin balıklama atlayacağı bir teklifti ama Boris kabul etmedi, çünkü sanat kanına işlemeye başlamıştı. Sanat okulunda beş yıl eğitim aldı. Yeteneğinin meyvelerini alması ve hatta ilk birincilik ödülünü kazanması da çok uzun sürmedi. Boris, kendini bir sanatçı gibi hissetmeye başladı ve kısa zamanda, kendine olan güveni arttı. Parası, yok denecek kadar azdı, lisan bilmiyordu ama hırslı ve istekliydi. Bu istek ve güvenle, portfolyosunu kaptığı gibi soluğu Amerika’da aldı. Orada tanıdığı hiç kimse yoktu ama şansı yaver gitti ve haftada beş dolar karşılığında , restoranda tanıştığı bir adamın evinde kalmaya başladı. Ama acilen iş bulması gerekiyordu çünkü parası ancak yemeğe yetiyordu ve bir süre sonra o da tükenecekti. Bu noktada da imdadına yetişen ev arkadaşı oldu.
Boris’e, bir mağazanın reklam departmanında illüstratör-lük işi ayarladı. Bunu takip eden yıllarda Boris, reklam ve tasarım sektörünün farklı farklı dallarında illüstratörlük yaptı. Ancak, yaptığı bu çalışmalar ona umduğu zevki vermedi. Sınırlı teslim süreleriyle, hızlı bir temponun içinde, müşterilere iş yapmak, üstelik bu işlerin de onun yaratıcılık kavramına uymuyor olması canını sıkıyordu. Ama ne olursa olsun bu dönemin de onun kariyerine katkıları oldu. Her türlü işi tanımasına ve neyi isteyip, neyi istemediğine karar vermesine neden oldu. Ve işe girişinden sekiz sene sonra, freelance çalışmaya karar verdi. Özgün ve fantastik bir tarzı vardı, çok ilginç karakterler yaratıyordu. 

Kitap mağazalarının raflarında, sıra sıra yüzlerce kitap durur. Ama bir kitabın, kapağı sayesinde satın alınmasına az rastlanır. Oysa başarılı bir kapak, müşteriyi mıknatıs gibi çekebilmelidir.

hspace=0

Boris Valejo, 8 Ocak 1941 tarihinde Lima, Peru’da dünyaya geldi. Çocukluğunda tek hayali, kemanist olmak ve konserler vermekti, bu nedenle yedi sene boyunca keman dersleri aldı. Ancak sonra, bambaşka bir alana kaymak istediğini fark edip, tıp okumaya karar verdi. Tıp sektöründe sanata eğilimli insan sayısının çok olduğu söylenir. Boris de bu gruptan olacak ki, daha doktor olmadan yine fikrini değiştirdi ve Güzel Sanatlar alanında eğitim almaya başladı. Arayış içinde geçen yıllardan sonra, konduğu bu son dal, onun gerçek Boris Valejo olmasını sağlayacaktı.

16 yaşındayken, Fiorentina’da çalışması için teklif aldı. Bu, o zamanlar herkesin balıklama atlayacağı bir teklifti ama Boris kabul etmedi, çünkü sanat kanına işlemeye başlamıştı. Sanat okulunda beş yıl eğitim aldı. Yeteneğinin meyvelerini alması ve hatta ilk birincilik ödülünü kazanması da çok uzun sürmedi. Boris, kendini bir sanatçı gibi hissetmeye başladı ve kısa zamanda, kendine olan güveni arttı. Parası, yok denecek kadar azdı, lisan bilmiyordu ama hırslı ve istekliydi. Bu istek ve güvenle, portfolyosunu kaptığı gibi soluğu Amerika’da aldı. Orada tanıdığı hiç kimse yoktu ama şansı yaver gitti ve haftada beş dolar karşılığında, restoranda tanıştığı bir adamın evinde kalmaya başladı. Ama acilen iş bulması gerekiyordu çünkü parası ancak yemeğe yetiyordu ve bir süre sonra o da tükenecekti. Bu noktada da imdadına yetişen ev arkadaşı oldu.

Boris’e, bir mağazanın reklam departmanında illüstratörlük işi ayarladı. Bunu takip eden yıllarda Boris, reklam ve tasarım sektörünün farklı farklı dallarında illüstratörlük yaptı. Ancak, yaptığı bu çalışmalar ona umduğu zevki vermedi. Sınırlı teslim süreleriyle, hızlı bir temponun içinde, müşterilere iş yapmak, üstelik bu işlerin de onun yaratıcılık kavramına uymuyor olması canını sıkıyordu. Ama ne olursa olsun bu dönemin de onun kariyerine katkıları oldu. Her türlü işi tanımasına ve neyi isteyip, neyi istemediğine karar vermesine neden oldu. Ve işe girişinden sekiz sene sonra, freelance çalışmaya karar verdi. Özgün ve fantastik bir tarzı vardı, çok ilginç karakterler yaratıyordu. Bir gün, bir çizgi roman dergisinin kapağında rastladığı bir illüstrasyon ona, “İşte bu.” dedirtti. Resimde, bir kadın kahraman, bir orta çağ canavarıyla savaşıyordu.

hspace=0

hspace=0

hspace=0

hspace=0

hspace=0

Onun da  Bu işte başarılı olmanın kestirme bir yolu yoktur. Öncelikle iyi bir sanat okulunda eğitim almalısınız. Sonra portfolyonuzu elinize alıp, sizin tarzınıza uygun çalışmalar yapan yerlere gidip, art direktörlere göstermelisiniz. Sabırlı olmalı ve çok çalışmalısınız. Bu en iyi yol değildir. Tek yoldur.yaratmak, resmetmek istediği dünya buydu. Boris, insan vücudunun yapısına hayranlık duyuyordu ve anatomiye büyük merakı vardı. İnsan vücudunu en mükemmel şekilde resmedebilmek ise ona çok büyük zevk veriyordu. Ve bu zevkini en iyi şekilde, fantastik illüstrasyonlar yaparak tatmin edebileceğini anladı. Ve böylece, uzun yıllar büyük bir aşkla sürdürdüğü gerçek alanına adım atmış oldu.

Çalışmalarını, ünlü dergilerden biri olan Marvel Comics’e gösterdi. Görenler çok beğendiler ve bu işin peşini bırakmamasını söylediler. Zaten o günden sonra, derginin kapaklarına sayısız kapaklar yaptı. Çalışmaları büyük ivme kazandı. Barbar Conan ve Tarzan’ın da içinde bulunduğu sayısız ünlü karaktere imzasını attı. 300’den fazla dergi ve kitap kapağı yaptı, bunlara ek olarak çeşit çeşit albüm kapaklarına, takvimlere, yarattığı fantastik dünyalar ile imza attı. Ve bunları yaparken, yanında, birlikte çalıştığı eşi Julie de vardı. Karı-koca, yarattıkları gerçek üstü dünyalarla büyük üne kavuştular. Boris’in resimleri asla sıradan ve cansız olmadı. Yunan mitolojisinden fırlamış barbar savaşçılar, tarih öncesi canavarlar, aslan kafalı, kertenkele kuyruklu, yarasa kanatlı fantastik hayvan figürleri, kırılgan ve masum görünümlü kadın kölelerin yanı sıra, dişiliklerini ve vücutlarını cömertçe sergileyen seksi kadın savaşçılar, Boris’in yarattığı dünyanın vazgeçilmezlerinden oldular. Ve bütün bu karakterler, şiirsel ve gizemli fonlarda, romantik ve büyüleyici manzaralar üzerinde hayat buldu. Bu gerçek üstü karakterlerin çarpıcılığının yanı sıra, Boris teknik olarak da çok ustaydı. Anatomiye duyduğu hayranlık ile bileğinin gücü birleşince, Boris’in bu alanda bilir kişi durumuna gelmesi de kaçınılmaz oldu.

Boris, diğer meslektaşlarının çalışmalarına da büyük ilgi ve saygı duyuyor. Sahip olduğu şöhretin üzerine yayılmayı değil, hala kendini geliştirmeyi tercih ediyor ve yeni ilhamlar, yeni başarılar peşinde koşuyor.

Kaynak:
www.imaginistix.com/borisbio.cfm
www.alibris.com
www.shop.com
www.suicide.couk.com/gallery/boris/borisg.htm
http://en.wikipedia.org/wiki/Boris_Vallejo
www.realityends.com/artist/borisvallejo.html
www.scifi.com/sfw/issue301/interview.html#thetop

 

July 2006

 


İnceleme