Photoshop Magazin
 


Walt Disney

01 June 2006 | Sayı: Jun 2006
 
1 2 3 4 5
 


Walt Disney

hspace=10Kendimi yaratıcı ama anlaşılması güç fikirlerle ifade etmek yerine, insanları eğlendirmeyi, onlara zevk verebilmeyi ve özellikle de gülümsetebilmeyi tercih ettim.

Walter Elias Disney, 1901 yılında Illinois Chicago’da, Disney ailesinin beş çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. Bu doğumdan sonra aile, Walt’ın çocukluğunun büyük bir kısmının geçeceği Marceline’e taşındı. Hayal gücüne ve ileride yapacağı başarılı çalışmalara temel hazırlayan bu çiftlik yaşamı sırasında Walt, yazları tren yolunda yolculara gazete ve popcorn satarak para kazandı. İçindeki büyük yeteneğin kıvılcımlarını keşfetmesi de bu çocukluk yıllarına denk geldi. Daha yedi yaşındayken, yaptığı taslakları ve çizimleri, çevrede oturan komşularına satmaya başladı. İlerleyen yıllarda aile Kansas City’ye taşındıktan sonra da Walt bu yeteneğini geliştirmek için çabaladı. Çizime ek olarak oyunculuk alanında da becerikli olduğunu fark edince, Charlie Chaplin taklitleri yaparak sınıf arkadaşlarını eğlendirmeye hatta öğretmenlerinin de isteği üzerine, hem kara tahtaya çizimler yaparak, hem de öyküler anlatarak kendi küçük gösterilerini düzenlemeye başladı. Ve bunları, gece babasından habersiz evden tüyüp, yerel tiyatrolarda sergilediği komik skeçler takip etti. Lisedeyken, çizim ve fotoğrafa olan ilgisinden dolayı okulun gazetesine katıldı. Ve bu yeteneklerini daha da geliştirebilmek için geceleri Güzel Sanatlar Akademisi’ne gitmeye başladı.hspace=5

1918 sonbaharında orduya katılmak istediyse de, yaşından dolayı bu isteği reddedildi. O da Kızıl Haç’a katıldı ve bir yıl boyunca ambulans şoförlüğü yaptı. Sürdüğü aracı karikatürlerle kaplaması, onun artık içindeki çizim aşkını dışarı vurması gerektiğinin sinyaliydi belki de.

Önceleri reklam piyasasında kariyer yapmak istedi. Bu ona animasyon alanında ışık tuttu ve Kansas City’de yerel işletmelere kısa animasyon filmler yapmaya başladı. LoughO Grams isimli bir şirket kurdu ve Alice in Wonderland’in başlangıcı sayılan Alice Comedies adlı animasyon projesini yaratmaya başladı. Ancak bu girişimi başarısızlıkla sonuçlandı ve şirketi iflas etti. Disney bu işin peşini bırakmaya niyetli değildi ve yılmadı. Hatta bu başarısızlık onu daha da güçlendirdi, motive etti ve elinde Alice Comedies’in taslakları ve azıcık bir parayla, 22 yaşında Hollywood’un yolunu tutmasına neden oldu. Bu süreçte yanında bir de can yoldaşı vardı; içi hep umut dolu olan, sevimli ve azimli erkek kardeşi Roy. 250 dolarlık toplam sermayelerine, borç aldıkları 500 doları da ekleyerek, amcalarının garajında çalışmaya başladılar. Kısa süre sonra da New York’tan Alice Comedies’i hayata geçirmek için teklif aldılar. Ve bu, güzel bir yolun başlangıcıydı artık. Walt işlerin kreatif tarafıyla, Roy da maddi yönüyle ilgileniyordu. İçlerindeki heves, sevgi ve hırsla, iki kardeş ilk kez Hollywood’da seslerini duyurdular.

Mickey Mouse’un hayatı ve maceraları benim kişisel ve profesyonel yaşamımla çok örtüşüyor. Bu nedenle, Disney Prodüksiyonları’nın gidişatında çok büyük bir yer tutan bu küçük ama önemli varlıkla duygusal bir bağım var.

hspace=0

Walt, 13 Temmuz 1925 tarihinde Lillian Bounds ile evlendi ve çiftin iki kız çocuğu oldu.Ancak, bu evlilikten 3 yıl sonra Walt, tüm dünyanın sevgilisi olacak ufaklığı yarattı: Mickey Mouse. O sırada Oswald The Lucky Rabbit projesi üzerinde çalışıyordu ama bazı maddi anlaşmazlıklar yüzünden bu projeden vazgeçmeyi ve yeni bir karakter yaratmayı düşünüyordu. Meşhur farenin ilk aklına düşüşü de bir tren yolculuğu sırasında oldu. İlk başta isminin Mortimer olmasını düşündü ancak eşi Lillian bu ismin fazla gösterişli ve ağır olduğunu söyleyerek, Mickey Mouse’u önerdi. Çalışmalar tamamlandıktan sonra, Mickey’nin bir vapurda çalışan sevimli ve şakacı bir miçoyu canlandırdığı, aynı zamanda animasyon dünyasında renk ve görüntü  senkronizasyonunun da ilk kez kullanıldığı “Steamboat Willie “ isimli film,18 Kasım 1928 tarihinde izleyiciyle buluştu. Bu buluşmanın ardından minik fare büyük bir üne kavuşurken, yaratıcısını da doruğa taşıdı.

Symphonies isimli filmle renkli çizgi film yapmaya başlayan ve bundan sonraki 2 yıl da Technicolor’ın patentini alarak renkli animasyon hakkını elinde tutan Walt, 1932 yılında Flowers and Trees isimli filmiyle de ilk oscarını kazandı. 1937 yılında ise Snow White and the Seven Dwarfs’ı (Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler) ilk uzun metrajlı çizgi film olarak halkın karşısına çıkardı ve bu film gerek bütçesi gerekse yakaladığı başarı ile hafızalara kazınarak Walt Disney tarihinde çok önemli bir yer tuttu. Pinokyo, Fantasia, Dumbo ve Bambi gibi klasikler de bunu takip eden beş sene içinde yaratıldılar.

hspace=0


1940 yılına gelindiğinde, Walt Disney, binden fazla sanatçısı, animatörü, metin yazarı ve teknik elemanıyla, kocaman bir şirketin sahibiydi artık. Yıllar geçiyor ve birbirinden güzel ve başarılı eserlere imza atıyordu. Bunlardan biri olan ve The Living Desert, The Vanishing Prairie, The African Lion ve White Wilderness isimli filmleri kapsayan True-Life Adventure serisi, Walt’ın doğaya ve doğal yaşama olan düşkünlüğünü ve doğayı korumanın önemini vurgulayan önemli yapıtlarındandı.

İnsanlara bir şeyler verebilmek, onları mutlu edebilmek, eğlendirebilmek Walt için çok büyük önem taşıyordu.Bundan yola çıkarak, 1955 yılında, 17 milyon dolar harcayarak Disneyland Park’ı açtı ve bu muazzam eğlence diyarı cumhurbaşkanından, kralına, kraliçesine kadar binlerce insanın akınına uğradı.

Bir çok sanat dalını bir çatı altında toplamayı ve farklı bir eğitim sistemiyle birleştirmeyi amaçlayarak 1961 yılında açtığı The California Institute of the Arts ile de eğitim alanında önemli bir adım atmış oldu. Gerek animasyon, gerek televizyon, gerekse eğlence ve eğitim alanında başarılı çalışmalara imza atan Walt Disney hiçbir zaman şımarmadı. Karısı ve kızlarıyla baş başa yediği akşam yemeklerini her şeye tercih eden Walt Disney, her zaman şefkatli, sevecen ve anlayışlı bir insan olarak tanındı. Ardında muhteşem bir imparatorluk ve milyonlarca gülümseyen ve eğlenen insan bırakarak, 15 Aralık 1966 yılında hayata veda etti. Bıraktığı miras sayesinde bizler hala Walt Disney yapımı filmleri dört gözle bekliyor ve büyük bir zevkle izliyoruz.

 

June 2006

 


İnceleme