Photoshop Magazin
 


Çizime Gönül, Çizgiye Can Veren Bir Usta:Gökhan Gülkan.

01 June 2006 | Sayı: Jun 2006
 
1 2 3 4 5
 

hspace=0




hspace=5Sanatçı Gökhan Gülkan 1966 Yılında Ankara’da dünyaya gelmiş. 7 yaşındayken, babasının vefatı üzerine akrabalarının yaşadığı Nevşehir’in Gülşehir ilçesine bağlı dağların eteğindeki köylerine taşınmışlar. Sanatçı, yaşamındaki bu önemli deneyimi şöyle anlatıyor: Bir sanatçının arayıp da bulamadığı bir ortama sanki ışınlanmışım gibiydi. Sürekli akan doğal sular, yerde çiçekler, yukarıda uçan kuşlar, kelebekler ne ararsanız vardı. Bu ortam benim çok güzel bir çocukluk ve gençlik geçirmeme sebep oldu. Sanatçı, lise sona kadar orada kalır. Bu arada çizim yeteneğini keşfeden Gökhan Gülkan, sürekli postayla İstanbul’da bulunan yayın organlarına, aklıma ne gelirse çizip göndermeye başlar. Bir hspace=5süre sonra Çarşaf gibi mizah dergilerinde karikatürleri yayınlanır. Çizgi-romanları da sürekli takip ediyor, okuyup daha kitabı bitirme aşamasına gelmeden ben de çizmeye başlıyordum. O kitapların adreslerine de çizimler yollayıp resimlerimin yayınlanmasını sağlıyordum.
Gökhan Gülkan’a göre, para için değil de tamamen keyif alınarak yapılan o çalışma günleri çok daha keyiflidir... Yayınlanan bir çizimimi saatlerce (bazen mercekle içine girerek) incelerdim. Sonunda sanatçının bir çizgi roman çalışması, daha 18-19 yaşlarındayken, rahmetli büyük usta Ali Recan’ın Alfa Yayınları’ndan çıkan ve bir dönem büyük bir ilgiyle takip edilen Süper Korku kitap serisinde yayınlanır. Bu, o zaman o yaştaki bir genç sanatçı için oldukça önemli bir başarıdır ve pek çok tebrik alır. Bu olayın ardından Ali Recan, hspace=5Gökhan Gülkan’a bir mektup yazarak İstanbul’a gelip Yüzbaşı Volkan ekibinde çalışması için teklifte bulunur. Sanatçı bu büyük fırsatı kaçırmaz; Ben de, keşfedilen bir genç olarak profesyonelliğe adım atmak için annemden izin isteyip bu yola çıkmış oldum. Annem yol parası bulabilmek için bahçeden sebzeleri toplayıp beni de yanına alarak pazara satmaya götürmüştü.
Sanatçı, 1 yıl kadar İstanbul’da çalıştıktan sonra askerlik görevine gider. Geri döndüğünde, çizgi film konusunda sektöre de bir hareketlenme başlamıştır. Ankara’da TRT’ye çocuk programı içinde çıkan animasyonlara animatör ve yönetmen olarak 3 yılda 6 saatlik filmler üretir. Sanatçının çizgisi de bu sürede hspace=5gelişmeye devam eder. Animasyon durağan bir resmi çizmekten çok daha zor biliyorsunuz... Çizeceğiniz bir objeyi 360 derece etraflıca bilmeniz gerekiyor. Bu da iyi bir anatomi ve 3 boyutlu düşünme bilgisi zorunluluğu getiriyor. O ara çok zorlandım ama çalıştım da... Anatomi kitaplarının halen iyi bir kullanıcısı karşınızda duruyor. Sanatçı bulduğu her boş vakti eskiz ve çizimlerle değerlendirir. Gökhan Gülkan’a göre bir sanatçının ben artık oldum, bu iş tamam deme lüksü yok çünkü bu işte gelişim süreci, iş çeşitliliği hiç bitmiyor. Bu arada evlenen sanatçı, geçimini sağlayabilmek adına çizgi film sektörünün hala yeterince oturmamış olmasından dolayı çocuk kitapları ve ders kitapları hspace=5konusunda çalışmalara yönelir. 1993-2003 yıllarında, bazen tek başına, bazen de arkadaşlarıyla birlikte yüzlerce ders kitabı ve 1000’den fazla çocuk kitabına imzasını atar.
Sanatçının çalışmalarında ön hazırlık ve düşünme süreci çok önemli; Bir işe hiç düşünmeden direk başlayamıyorum. Enine boyuna düşünüp gerekli dokümanları toplamadan çalışmaya girmem. O konuda hazırlık, işimi yaparken kolaylık sağlıyor bana. Dünyanın en zor işidir başlamak. Gerisi geliyor zaten… Konu hakkında notlarımı mutlaka alıp kurşunkalem çizimlerine başlıyorum.

hspace=0
Gökhan Gülkan’ın çalışma sürecinde belli bir zaman dilimi yok çünkü ev ortamında çalışıyor ama gece çalışmaları yine de özellikli tercihi…Çizimlerinde hayal gücünü oldukça yoğun kullanan sanatçı, gelen talep ve siparişlere göre farklı tarzlarda çizimler de üretebiliyor. Sanatçı, Photoshop ile çalışmaya başlamadan önce çinilenmiş resimleri tarayıp aktarıyor ve mouse’la ya da grafik tabletiyle renklendiriyor. Bu arada Grafik Tablet kullanımını da tüm çizerlere öneriyor. El de hazırladığı çizimlerinde de genellikle ekolin ve guaş gibi malzemeleri kullanıyor.
Sanatçı, 1999 yılında bilgisayar ve Photoshop 4.0’la tanışınca çizim anlamında değil ama renklendirme konusunda kendi deyimiyle yeni bir atağa kalkar. Bu süreç, sanatçının üretim sürecinde kelimenin tam anlamıyla yeni bir çağın açıldığı dönemdir. Sabri Varol’un kitapları sayesinde programı ayrıntılarıyla öğrenir; Daha önceki süreçte (15 yıl) yaptığımız işlerin tamamından daha fazla bir üretimi kısa bir zamanda yaptık… Ders kitaplarında M.E.B.’dan sürekli düzeltmeler gelip gidiyordu. Benim elimde makaslar, yapıştırıcılar, devamlı resim düzeltiyordum. Üst üste yapıştırmaktan 4-5 katlı orjinaller oluyordu. Dijital teknolojiyi çalışmalarında başarıyla kullanan Gökhan Güleç’in bir diğer önemli yardımcısı da renklendirme konusunda ki katkılarıyla eşi; Photoshop, ressam olmayan birini bile renklendirmeci yapıyor. Sanatçı Photoshop dışında InDesign programını da yayıncılık’la ilgili çalışmalar yaparken kullanıyor. Photoshop’ta özellikle seçimle ilgili bölümleri masklayıp fırçaların değişik dokularıyla renk atıyorum. Önceden kağıt üzerine maskları yapıştırıp elimizde maket bıçaklarıyla bir cerrah hassasiyeti ile kesip boya alanları açtığımız günleri düşündükçe daha da keyifli çalışıyorum.” Sanatçı ayrıca programı, çizim ve tonlamaları elle kağıt üzerinde bitirdikten sonra Photoshop’ta Color Sectionda renklendirmeler yapıp Hue/Saturationda renk değişikliği yaparak parlak görünümler elde etmek için de kullanıyor. Layer, Actions, Clone Stamps, Filtreler ve daha neler neler... Şimdi saymaya başlasam kullandığım özellikleri Photoshop’un kitabı kadar yer kaplar herhalde. Vefalı dostlar gibi. Sıkışınca yardımına koşuyor. Sanatçının en büyük bilgi kaynağı internet. Ancak onun dışında işiyle ya dahspace=0 uğraştığı konuyla ilgili tüm yayınları takip etmeye çalışıyor. İyi bir ressam tarafından çok uğraşılmamış ama birikimini ortaya koyduğu çizimler, kurşunkalem çalışmaları ve kontrastı yüksek ayarlanmış derinlikli fotoğraflar onu en çok heyecanlandıran görseller.
Gökhan Gülkan’ın beğendiği isimler arasında; Karaoğlanın yaratıcısı, büyük usta Suat Yalaz, yine bir büyük usta Ali Recan, çok sevdiği ressam ve karikatüristler Şahap Ayhan(Tengiz), Ayhan Başoğlu (Malkaçoğlu), Abdullah Turhan (Kara Murat ve Tolga), Sezgin Burak (Tarkan), Semih Balcıoğlu, Bedri Koraman, Bülent Arabacıoğlu, Şahin Erkoçak, Orhan Dündar, Cemal Dündar, Ergün Gündüz; daha yenilerden Engin Deniz Erbaş, Sabit Bulut, İsmail Bahat, Serdar Canaslan, Kemal Yargıcı yer alıyor. Yurtdışından da John Buscema, Hogart, Alex Raymond, Frank Frazetta, Enki Bilal, Şahin Ersöz gibi isimlerin çalışmalarını takip ediyor. Bu arada şunu da ekliyor Burada isimler saydık ama ola ki mutlaka sayamadığım üstatlarımız varsa onlardan özür dilerim.Sanatçının okurlarımıza mesajı; Photoshop’u yazılı kaynaktan öğrendikten sonra bol bol uygulama yapsınlar. Ne kadar pratik yaparlarsa o kadar işleri güzelleşir. İş teoriden değil pratikten yapılırsa daha verimli oluyor. Bu işi bilenlerden de bilgi kapabilir-lerse daha da iyi olur. Photoshop bir tane ama dikkat edin yapılan işler birbirinden farklı. Photoshop Magazin okuyucularına saygı ve selamlarımı gönderiyorum. Böyle güzel bir dergiyi de hazırlayan sizlere de şahsınızda tüm arkadaşlarınıza teşekkür ve tebriklerimi iletiyorum.

 

June 2006

 


Sanatçılarımız