Photoshop Magazin
 


Görsel Kirlilik

01 May 2006 | Sayı: May 2006
 
1 2 3 4 5
 

Görsel Kirlilik;


“Çevreye verdiğimiz rahatsızlıktan ötürü özür dileriz.” Mutlaka hepimiz böyle bir yazı ile bir yerde karşılaşmışızdır. Toplumsal bilinç ve toplu yaşama kurallarından biridir. Peki ya görsel kirlilik ?

21. yüzyılda hala ülkemizde gizli saklı gömülmüş varillerin çıkartıldığı bir dönemde görsel kirlilikten bahsetmem ne kadar doğru bunu bilmiyorum ama sadece ülkemizde değil tüm dünyadaki en büyük kirliliklerden biri de bence görsel kirlilik.

Bu görsel kirliliği oluşturan kişilerde tasarımcılar ve benzeri görsel kararları alan herkes. Ya da daha doğrusu, tasarım kültüründen nasibini almamış çizip karalayanlar demek lazım. Neredeyse her yanımız reklam ile donatıldı. Ama altını çizmek istediklerim sadece reklamlar değil. Kötü bir mimari ile donatılmış şehirler, kötü tasarımlı ulaşım araçları, ergonomi ile tasarımdan uzak çirkin mobilyalar, çanak antenler, klimalar, tabelalar, billboardlar, afişler, TV reklamları, çirkin otobüs durakları, kötü görünümlü çöp konteynerleri, kötü renk seçimleri ile boyanmış eşyalar ile mekanlar, özensiz kötü görünümlü insanlar.... Kısacası çevremizde gözlerimizle gün boyu baktığımız, bizi mutsuz eden, yaşama enerjimizi tüketen her şey...

Bu bahsettiğim konular yurt dışında inanılmaz davalara konu olmuş olaylarla dolu. Örneğin binanızın tam karşısına yapılan çok çirkin bir binayı mahkemeye vermeyi düşündünüz mü hiç ? Ya da vermiş olsanız ne kadar hakkınızı arayabileceğinizi biliyor musunuz ? Peki dünyada bu konuda milyonlarca dolar tazminat ödemek zorunda kalanlar olduğunu bilmek ve ülkemizde bu tarz konularda maalesef yasaların bile yeterli olmadığını bilmek kendinizi nasıl hissettiriyor? Tüm bunları bir kenara bırakıp tamamen bizim sektörümüze gelmek istiyorum. Kapımızın önünü süpürme mantığından hareketle, biz görsel medyayı oluşturan tasarımcıların toplu yaşam bilincine saygılı, işini yaparken görsel kirlilik yaratmayacak tasarımlar oluşturmamızın bir nebzede olsa toplumu rahatlatacağına inanıyorum.

Örneğin her gün okuduğumuz gazetelerdeki ilanlar sırf dikkat çekmesi için kontrast renklerden oluşturulmayabilir ya da mısır patlakları kullanılmadan verilmiş spotlar. Farklı olmak adına yapılmış, özellikle kötü yapılmış işlerin önüne geçilebilir. Kaldı ki tüketilen tüm ürünleri de giydirenler biziz... Market raflarında bağırması için yapılan tasarımlar görsel disiplin kurallarına daha uygun şekilde tasarlansa sanki dünya daha güzel oluverecekmiş gibi geliyor bana.

Ya interaktif medya’ya ne demeli ? Dünyanın en büyük buluşlarından biri internet. Elektronik postanın hayatımızı nasıl kolaylaştırdığını düşünsenize... Ama bir taraftan da, ancak mail kutumu dolduran “spam” postaları ayıkladıktan sonra gerçek postalarımı okumaya başlayabilmem de çıldırtıyor. Gül ve diken ikilemi gibi durmasına rağmen arsızca posta yollayan ürün ya da hizmet tanıtımı yapan şirketlerin bu yolla dönüş beklemeleri de akıllıca gelmiyor. Gerçi normal evlerimizin posta kutuları da son dönemde benzer, istenmeyen “insertler”le dolup taşıyor ama yasa tasarılarında önümüzdeki günlerde bu yönde düzenlemeler yapılacağı, en azından birazcık da olsa trafiği azaltır iyimserliğiyle kendimi rahatlatmaya çalışıyorum.

Dergimizi tüketen hedef kitle, çevremizdeki görsel temaları giydiren tasarımcılar olduğu için buradan onlara seslenmek istiyorum. Dünyayı daha yaşanır kılan tasarımlarla donatalım etrafımızı... Çevremizdeki her medyayı, topluma pozitif enerjiyle seslenen görsel donanımlı tasarımlarla donatalım. Kaldı ki bu anlamda görsel denetlemeye imkan kılan kurum ya da kuruluşların da olmasına gerek kalmadan, sadece toplum bilinciyle hareket etmemiz, bence dünyamızın çok daha yaşanır bir hale dönüşmesinde önemli bir rol oynayacaktır.

Esen Kalın…

 

May 2006

 


Bakış