Photoshop Magazin
 


Dijital Fotoğraf Kılavuzu

01 May 2006 | Sayı: May 2006
 
1 2 3 4 5
 

Dijital Fotoğraf Kılavuzu


Bu ayki “Dijital Stüdyo” köşemizde özellikle dijital teknoloji ile yeni tanışan kullanıcılara rehber olabilecek bir konuyu ele alıyoruz: A’dan Z’ye Dijital Fotoğraf Kılavuzu. 


hspace=0


Teknolojinin klasik tabirle “baş döndürücü bir hızla” ilerlediği bir çağda yaşıyoruz. Hatta teknoloji o kadar hızlı ki 4 günde bir yeni bir dijital fotoğraf makinesi piyasaya sürülüyor. E tabi bu kadar hızlı gelişen bir alanda bilgi sahibi olmak, doğru ürünü seçmek, o ürünü seçtikten sonra kullanmak ve mutlu olmak o kadar da kolay değil. Çünkü dijital fotoğraf makinesi almak istediğinizde karşınıza o kadar çok teknik tabir, bilmeniz gereken özellik vs. çıkıyor ki seçim yapmak neredeyse imkansız hale geliyor.

İşte bu yazımda sizlere bir nebze olsun yol göstermeye çalışırken, aynı zamanda fotoğraf makinesi aldıktan sonra nasıl verimli kullanabileceğiniz konusunda da ipuçları vermeye çalışacağım.

Hangi dijital fotoğraf makinesi?

Kaç Megapiksel olsun, kaç X optik yakınlaştırması olsun, kaç inç LCD ekranı bulunsun, objektifi değiştirilebilsin mi, manuel ayarları olsun mu? Bu ve benzeri soruların ardı arkası kesilmez. İlk kez dijital fotoğraf makinesi almak istediğinizde bu soruların en azından bir kısmına cevap vermeniz ya da konu hakkında bilgi sahibi olmanız beklenir. İlk akla gelen soru çözünürlüğün kaç Megapiksel olduğudur.

hspace=0Çözünürlük: (makine üzerinden küçük 3.1 Megapixel yazısı ekran capture’ı gelecek) Günümüz ev kullanıcısı için 3 Megapiksel yeterli bir çözünürlüktür. Zaten giriş seviyesindeki birçok ürünün bu çözünürlüğe sahip olması da yeterli olduğunu gösterir (yavaş yavaş çıta yükseliyor ve artık çözünürlük değeri de 5-6 Megapiksel sınırına dayandı). Fotoğraf makinesinin çözünürlüğü çekebildiği maksimum fotoğraf boyutu ile ölçülür. Yani 2048 x 1536 piksel ebatlarında çekim yapabilen bir ürün, 2048 x 1536= 3.145.728 piksel bir diğer deyişle 3.1 megapiksel çözünürlüğe sahiptir. Böyle bir çözünürlük ise kullanıcılara 13x18 cm’e kadar fotoğraf laboratuvarından baskı alma imkanı tanır. Günümüz modern makinelerinin bir çoğu 3, 4 hatta 5 Megapiksel çözünürlüğe kadar fotoğraf çekebilmektedir. Bu da kullanıcılara daha büyük boyutlarda baskı imkanı tanır.

hspace=0Yakınlaştırma: (makine üzerinden küçük 3X ekran capture’ı gelecek) Yakınlaştırma konusuna gelince; Genelde ‘X’ işareti ve önüne konan sayı ile (3X, 4X gibi) tanımlanan yakınlaştırma (zoom) uzaktaki konuları fazla yaklaşmadan fotoğraflamak için kullanılır. Ortalama bir üründe bile 3 ya da 4 değerine sahip olan yakınlaştırmanın iki türü vardır: Biri optik diğeri dijital. Optik yakınlaştırma objektif yardımı ile yapıldığından yüksek kaliteli sonuçlar alınır. Dijital yakınlaştırma ise yazılım yardımı ile yapıldığından sonuçlar genelde kötüdür.

Bir fotoğraf makinesinin toplam yakınlaştırma değeri dijital ve optik yakınlaştırmanın çarpımı ile elde edilir. Yani ‘3X optik 4X dijital toplam 12X yakınlaştırma’, toplamda 12X yakınlaştırmaya işaret eder. 

Ortalama bir kullanım için 3X ya da 4X optik yakınlaştırma yeterlidir. Günümüzde artık standart hale gelen bu değerler günlük kullanımda yeterli olsa da profesyonel uygulamalar için yetersiz kalabilirler. Bu tip uygulamalar için 10 hatta 12X’e kadar optik yakınlaştırmalı ürünler satılmaktadır.

hspace=0

hspace=0LCD Ekranlar: (küçük LCD ekran resmi gelecek) Dijital fotoğraf makinelerinin vazgeçilmez parçalarından biri olan LCD ekranlar 2, 2.5 hatta 3 inç gibi değerlere sahipler. Bir ekran ne kadar büyükse kullanım anlamında o kadar kolaylık sağlar. Çünkü büyük LCD ekranda vizörden bakıldığında gözden kaçabilecek detaylar daha rahat görünür. Ayrıca çekilen fotoğraflardaki netlik ve kadraj hataları da daha iyi gözlemlenebilir. Ancak ekran büyüdükçe maliyetlerin artacağını ve bunun da ürünün fiyatına yansıyacağını unutmamak gerekiyor.

hspace=0Bellek Kartları: (küçük bellek kartı resmi gelecek) Dijital fotoğraf makinelerinde film bulunmadığından onun yerini bellek kartları aldı. Bu bellek kartları farklı türlerde olmalarına rağmen genel olarak 2 ya da 3 farklı tür yaygın olarak kullanılır. Ürün seçimi yaparken sahip olduğunuz cep telefonu, PDA ya da bellek kullanan diğer cihazları da göz önünde bulundurursanız aynı kartı değişik ürünlerle kullanma imkanı da bulabilirsiniz.

Tüm bu teknik detaylara ek olarak satın alacağınız ürünün kullanım amacı da önemlidir. Eğer sadece amatör amaçlarla kullanacaksanız, fotoğrafçılık hakkında fazla bilginiz yoksa, gereksiz özelliklere para vermek istemiyorsanız çok gelişmiş ‘prosumer’ yani ileri seviyede kompakt bir ürün almanıza gerek yok. Ancak profesyonel kullanım içinde 150$’lık bir ürünün yeterli olmayacağı da aşikardır. Ürün seçiminizde kullanım yeri, amacınız, beklentileriniz yukarıdaki teknik detaylar ve cüzdanınızdaki para kadar önemlidir.

Dijital Fotoğraf Makinesinin Kullanımı
Diyelim ki yukarıdaki seçimi yapmış, bir sürü teknik detayı öğrenmiş ya da bir şekilde birilerinden destek alarak bu sorunu aşmış birisiniz. Ancak kullanım ile ilgili sorunlarınız var. İşte bu bölümde dijital fotoğraf makinelerinin kullanımı ile ilgili bazı ipuçları vereceğim:

(bir flu bir de net resim yanayana kullanak) Dijital fotoğraf makineleri ile ilgili olarak ilk bilinmesi gereken konu netliktir. Bu ürünler film kullanan akrabalarından biraz farklı bir netlik sistemine sahiptir. Birçok dijital fotoğraf makinesinde yarım deklanşör yani deklanşör düğmesinin yarısına kadar basıp netlik sağlanır ardından parmağınızı kaldırmadan sonuna kadar basarsanız netlik tamamlanmış olur. Eğer buna dikkat etmeden düğmeye sonuna kadar basarsanız netlik ile ilgili sorunlar yaşayabilirsiniz.

hspace=0

>>Bir diğer bilinmesi gereken  konu ise çekim modlarıdır. Genelde A ile gösterilen Automatic – Otomatik modu  ile uğraşmadan fotoğraf çekmeniz mümkün olur. Fazla bir bilginiz yoksa bütün fotoğraflarınızı bu modda çekebilirsiniz. Cihaz ortam için gerekli tüm ayarları otomatik olarak yükler, size de sadece kadrajı ayarlayıp deklanşöre basmak kalır. Ancak birazcık fotoğrafçılık bilginiz varsa ve belli ayarları kendiniz yapmak isterseniz birçok makinede bulunan P (Programable Auto – Programlanabilir Otomatik)  size yardımcı olacaktır.

Bu modda belli ayarlar sabit iken belli ayarlar (ISO, Ev, White Balance, flaş) değiştirilebilir. Böylece belli noktalarda müdahale ettiğiniz güzel fotoğraflar çekebilirsiniz. Bu mod otomatik modun her zaman işe yaramayacağı durumlarda sıklıkla kullanılır. Eğer fotoğrafçılık konusunda iddialı iseniz M (Manual – Manuel) modunu (M capture’ı) kullanarak enstantane ve diyafram değerlerini değiştirip fotoğraf çekebilirsiniz. Ayrıca artık birçok fotoğraf makinesinde bulunan hazır modlarla (Scene) uygun ortamlar için önceden tanımlanmış ayarlar ile fotoğraf çekebilirsiniz. Bu da kullanıcılara büyük kolaylık sağlar.

>>En azından belli bir noktaya kadar fotoğrafçılık bilgisi sahibi olmanız da bu ürünleri kulanmanızda çok faydalı olacaktır. Örneğin makro çekimi ifade eden ‘Çiçek’(çiçek capture’ı), yada manzara fotoğrafını ifade eden ‘Dağ’ (dağ capture’ı) işaretinin  ne anlama geldiğini bilirseniz daha rahat ve kolay fotoğraf çekebilirsiniz. Çiçek simgeli makro modu açıldığında normalde 30-40 cm olan en yakın netlik mesafesi 3-5 cm’e kadar düşer (her bir ürünün farklı bir değeri vardır). Böylece böcek, çiçek gibi konuları daha yakından net olarak fotoğraflama imkanı doğar. Ya da Dağ simgesine sahip Manzara (Landscape) modunu açtığınızda netlik sonsuza sabitlenir ve manzara fotoğraflarında netleme yapmaya uğraşmadan çekim yapabilirsiniz

Dijital fotoğraf makinesi ile çekilen fotoğrafları bilgisayara aktarmak için genelde ürünlerle beraber verilen bağlantı kabloları kullanılır. Bu kabloların dışında bellek okuyucu adı verilen ve farklı türlerdeki bellek kartlarını okuyabilen cihazlarla da çekilen fotoğrafları bilgisayara aktarmak mümkün olur.

Fotoğraf Çektikten Sonra…
‘Yukarıdaki iki başlıkta anlatılanlar benim için çocuk oyuncağı, ben bunları her gün yapıyorum’ diyenler ise bu son başlığa bir göz atsalar iyi olur. Evet makinenizi aldınız, fotoğraf çekmeyi de biliyordunuz ya da öğrendiniz. Gayet güzel fotoğraflar çekiyorsunuz. Peki çekilen fotoğrafları ne yapıyorsunuz? İşte dijital fotoğraf makinelerinin hayatımıza girmesi ile yeni bir kavramla karşı karşıya kaldık: Arşivleme.

hspace=0Filmli makineleri kullandığımız zamanlarda fotoğrafları çektikten sonra stüdyoya götürür baskı alır ve sonuçların iyi olması için dua ederdik. Günümüzde ise dijital fotoğraf makineleri yardımı ile anında sonuç almak mümkün. Ayrıca film parası gibi bir derdimiz olmadığından yüzlerce kare fotoğraf çekip, sadece 3-5 tanesini bastırdığımız da oluyor.

Bu kadar çok fotoğraf çekince bunların arşivlenmesi sorunu da ortaya çıkıyor. Eğer bir dijital fotoğraf makineniz varsa mutlaka bir bilgisayara sahip olmanız gerekiyor. Çünkü arşivleme gibi ihtiyaçlarınız için sabit diskinde en az 5 Gbyte boş yeri olan bir bilgisayar gerekiyor. Her ne kadar çekilen fotoğraflar stüdyolarda CD’lere kayıt ediliyor olsa da uzun vadede evin her yerinde CD’ler olacağından bu pek mantıklı bir arşivleme yöntemi değil.

Bir bilgisayar yardımı ile fotoğraflarınızı istediğiniz kriterlere göre arşivlemeniz mümkün. İster klasör isimlerini tarihe göre verir isterseniz de bu iş için yardımcı yazılımlar kullanırsınız. Köşemizi takip edenler bilir, geçen ay (Nisan) fotoğraf arşivlemek için kullanılan ücretsiz bir yazılım olan Picasa’dan bahsetmiştik. Arzu edenler o yazıyı bir daha okuyabilirler. Bu ve benzeri yazılımlar tüm arşiv ihtiyacınızı karşıyabilir.

Ayrıca eğer bütçeniz uygunsa fiyatları ve sayfa başına baskı maliyetleri giderek ucuzlayan foto yazıcılardan bir tane satın almak kendi fotoğraflarınızı kağıda basıp kullanma anlamında çok işinize yarayabilir. Bu ürünlerin büyük bir çoğunluğu özel kağıda baskı aldığından sonuçlar stüdyodaki benzerleri ile yarışacak kadar iyi.

hspace=0

Bu ay ki yazımızda genel olarak dijital fotoğraf makinelerinin kullanımı ile ilgili ipuçları vermeye çalıştım. Dijital Stüdyo ile ilgili her türlü yorum, öneri ve fikirlerinizi e-posta adresime gönderebilirsiniz.

 

May 2006

 


Dijital Stüdyo