Photoshop Magazin
 


Serdar Duran Grafik ( Tasarımcı - İllüstratör )

01 February 2006 | Sayı: Feb 2006
 
1 2 3 4 5
 

Serdar Duran > Grafik Tasarımcı, İllüstratör


 



1978 yılında Kayseri Pınarbaşı’nda dünyaya gelen Serdar Duran, 1999 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü’nden mezun oldu. Sanatçı ulusal ve uluslararası çeşitli grafik tasarım yarışmalarına katıldı. 2000 yılında düzenlenen Antalya Altın Portakal Film Festivali afiş yarımasında üçüncülük, 2001 yılında Razorback Graphic Illustration tarafından düzenlenen “Best Art Design Contest Achievement Award” tasarım yarışmasında birincilikle ödüllendirilmiş aynı zamanda 2003 yılında “Bookpool.com” sitesinin açmış olduğu “Bookmark Design Contest” tasarım yarışmasında dünyanın çeşitli ülkelerinden katılımın olduğu 1436 çalışma arasından finalist olmaya hak kazanmıştır.

hspace=0Sanatçı masaüstü yayıncılık alanında, çeşitli ulusal dergi ve reklam ajanslarında grafik tasarımcı ve illustratör olarak  çalışmıştır.

“Yaklaşık 10 yıldır grafik tasarım ve illüstrasyonla uğraşmaktayım. Eserlerimin eskizlerini hazırladıktan sonra bilgisayar yardımıyla uygulamasını yapmaktayım. Bu işe başladığım günden bugüne kadar Photoshop programını kullanıyorum. Bu alanda kullandığım programlar içerisinde ilk göz ağrım desem, hiç de abartı olmaz. İlk kullanmaya başladığım günlerde açıkçası onun kabiliyetleri ve tasarımcılara açtığı ufuklar konusunda hiçbir fikrim olmadığı gibi, çevremizde onu kullanan ve bu konuda ışık tutabilecek kimse de yoktu. Kitaplardan öğrenebildiğim kadarıyla kullanmaya çalışıyordum. Burada arkadaşlarımızla birlikte etkileşimli bir öğrenme süreci yaşadık. Photoshop’un bir özelliğini öğrenen arkadaşımız hemen gelir diğer arkadaşlarımıza heyecanlı bir şekilde öğrendiklerini anlatırdı. Bu sayede Photoshop bilgimiz bir grup çalışması mantığında katlanarak arttı, halen de bu şekilde gelişmeye devam ediyor. Öyle ki, Photoshop kullanmaya yeni başladığımız dönemler; bir fotoğrafın etrafını eriterek bir çalışma yapmak istiyoruz. Photoshop hakkında yazılmış kitapları inceliyoruz. Kitapta bu tür bir uygulamanın çok kolay olduğu yazıyor ve adım adım aşamaları anlatılıyor. Biz de bir heyecanla başlıyoruz denemeye, ama saatler geçmiş olmasına rağmen yapamıyoruz. Uzun zaman harcadıktan sonra problemi buluyor ve basit bir uygulamayla sorunu çözüyoruz. Böyle basit bir şeyin bizi bu kadar uğraştırmasına ve o kadar vaktimizi almasını şimdi ise gülerek anıyoruz.”

O zamanlarda Photoshop 4’ü kullanıyorduk. Ama benim için enteresan olan şey, yaklaşık iki yıl kadar sonra 12” lik eski bir Apple bilgisayarda Photoshop 2 versiyonunu kullanmamdı. Çok farklı bir deneyim olduğunu söylemeliyim. Eski versiyondan bir üst versiyona geçmek bir gelişme olarak algılanabilir ama bu daha da farklıydı. Yeni versiyonu kullanırken ve ona alışmışken eski bir versiyonla karşılaşmak, aynen tarihi eser bulmuş arkeolog gibi hissetmeme neden olmuştu.  Bugünlerde ise artık o dönemler çok geride kaldı, Photoshop’un CS2 versiyonunu, gelişmiş bilgisayarları ve grafik tabletleri kullanıyoruz. Ama o günden bugüne ortak olan, değişmeyen, ama gelişen tek şey tasarım üretim metodlarımız.

“Photoshop’un bir özelliğini öğrenen arkadaşımız hemen gelir diğer arkadaşlarımıza heyecanlı bir şekilde öğrendiklerini anlatırdı. Bu sayede Photoshop bilgimiz bir grup çalışması mantığında katlanarak arttı, halen de bu şekilde gelişmeye devam ediyor.”



  


Sanatçı, eserlerini iki farklı yöntemle hazırlıyor. Bunlardan biri; dijital olarak çekmiş olduğu fotoğrafları çalışma içerisinde kullanıp bunları tipografik ve vektörel unsurlarla destekleyerek bilgisayar ortamında hazırlamak. Diğeri ise; başlangıç aşamasında nasıl bir eserle karşılaşılacağı tahmin edilemediğinden, içinde biraz esrarengizlik bulunan ve bundan dolayı hoşlandığı, yaparken haz duyduğu bir yöntem. Bu yöntemin esrarengiz olan tarafı başlangıcı. Sanatçı çalışmaya bir eskiz aşaması ile başlıyor, sıradan bir kırmızı kurşun kalem kullanıyor. “Burada beni asıl büyüleyen şey; boş bir kağıt üzerinde dolaşan kırmızı kalemin birkaç dakika içinde yapanın bile düşenemediği şeyleri ortaya çıkarması. Sanki kalemin kendi iradesi varmış gibi dolaşması ve kağıt üzerinde bıraktığı lekelerin sizin için birşeyler çağrıştırmaya başlaması. Kısa bir süre sonra ise kalemle işiniz bittiğinde, kağıdın üzerinde sizin onu o kağıttan kurtarmanızı ve renklendirmenizi bekleyen bir eskizimizin olması. Bundan sonrası eskizi dijital ortama aktarmak ve Photoshop’un harikalar dünyası içinde yapacağımız becerilerimize ve hayal gücümüze bırakmaktır.”

Sanatçının çalışmalarının genelinde kullanmayı en çok tercih ettiği program Photoshop. Ama tek başına onu kullanmak yerine Adobe Illustrator, Freehand, Painter ve 3D programlar yardımıyla tasarımlarını daha zengin, çekici ve estetik bir hale getirmeyi tercih ediyor. Eğer elle çizmiş olduğu bir illüstrasyon üzerinde çalışıyorsa o zaman da özellikle grafik tablet kullanıyor. Fırça ve boyama aletlerinde, gerçek brush etkisini yakalamada ve direkt olarak bilgisayar ortamında elle bağımsız çizimler yapma konusunda gerçekten çok büyük kolaylık sağladığını düşünüyor.

“Photoshop’ta en çok kullandığım özellikler ise; layer’ları birbirleriyle karıştırmak ve farklı sonuçlar yakalamak için “Blending Mode”, deformasyonları ve şekil düzeltmeleri yapmak için “Liquify”, layer’lara farklı görünüm kazandırmak için “Layer Style”, renk düzeltmeleri için “Levels, Shadow/Higtlight, Brightness/Contrast”, alternatif renk konbinasyonları görmek içinde “Hue/Saturation” dır. Bunları yanı sıra gerekli olduğu zamanlarda bulanıklık ve hareket etkisi vermek için “Gausian Blur, Motion Blur”, taramada oluşan lekeleri ve izleri yok etmek için “ Dust&Scratches”, netlik ve keskinlik kazandırmak için “Unsharp Mask”,  layer’ların dokularını artırmak veya daraltmak için de “Maximum ve Minimum” efektlerini çalışmalarmıda kullanmayı tercih ediyorum.”

Sanatçı halen Süleyman Demirel Üniversitesi’nde görsel yönetmen olarak çalışmalarına devam etmektedir.

 

February 2006

 


Sanatçılarımız