Photoshop Magazin
 


Kablolardan Kurtulma Zamanı

01 February 2006 | Sayı: Feb 2006
 
1 2 3 4 5
 


Kablolardan Kurtulma Zamanı


Bu ay Dijital Stüdyo’da fotoğrafçılık teknolojisine de girmeyi başaran kablosuz olarak bir yerlere bağlanabilme teknolojilerini inceliyoruz.

Hangi tür olursa olsun elektronik cihazların kumanda edilmesi, bir yerlere bağlanması genelde kablolarla sağlanır.
Evimizdeki televizyon yanını kablolar yardımı ile alır, bilgisayarımız internete kablolar ile bağlanır, klavye ve fare gibi çevresel ürünler genelde kablo ile bağlıdırlar.

Gel zaman git zaman birileri bu kablolardan kurtulmak gerektiğini düşündü ve iyi de oldu. Bu teknolojinin hayatımıza giren ilk ve en eski örneği TV kumandaları idi. Kızılötesi teknolojisinin kullanan bu minik cihazlar yardımı ile oturduğumuz yerden kanalları değiştirme, ses  ve diğer ayarları yapabilme imkanı elde ettik. Yaşım itibariyle uzaktan kumandası olmayan televizyonları da görmüş biri olarak uzaktan kumandanın hayatımızda radikal değişikliklere sebep olduğunu söyleyebilirim.

Günümüzde ise hemen hemen birçok elektronik eşyanın kablosuz kontrolü ya da kullanabilme imkanı bulunuyor. Artık bilgisayarlardan DVD çalarlara, ses sistemlerinden kulaklıklara kadar birçok ürün kablosuz kullanılabiliyor.

Doğal olarak yükselen bu trendden nasibini alan dijital fotoğraf teknolojisi de ilk olarak uzaktan kumandalı deklanşörler ile karşımıza çıktı. Klasik fotoğraf makinelerinde kablolu olan uzaktan kumandalar dijitale geçildiğinde kablolarından kurtuldular. Elbette bu biz kullanıcılar için ilk adımdı ve devamı da gelecekti. Ve geldi de. Kablosuz ağlara yani Wi-Fi ağlarına bağlanabilme.



WI-FI

Uzaktan kumandaların ardından ortaya çıkan yeni bir teknolojinin dijital fotoğraf makinelerine uyarlanması da gecikmedi: Wi-Fi. Kablosuz ağ standartı (Wireless Fidelty) olarak tanınmalanabilen bu teknoloji ile günümüzde birçok cihazın birbiri ile haberleşmesi mümkün. Bu teknolojide 2.4 ve 5 Ghz yüksek frekans aralığı kullanarak iletişim sağlıyor.

Wi-Fi yardımı ile bilgisayarların birbirini görmesi ve internete bağlanma, baskı alma, dosya transferi yapma gibi işlemleri gerçekleştirebiliyorsunuz. Belli etki mesafeleri olan (açık alanda ortalama 150-200 metre) Wi-Fi ağlarına ‘hot spot’ adı verilen bağlantı noktaları yardımı ile erişilebiliyor. Bu bağlantı noktaları üniversite kampüsleri, havaalanları gibi kamuya açık alanlarda yaygın olarak bulunuyor. Ülkemizde de yavaş yavaş sayıları artan bağlantı noktalarından en çok internete bağlanmak için faydalanılıyor.

Daha çok taşınabilir ürünlerin internete bağlanması ya da birbirleri ile için kullanılan Wi-Fi, yakın zamana kadar sadece gelişmiş D-SLR ürünlerde opsiyonel olarak sunulan bir özellikti. Ek bir aparat ile D-SLR fotoğraf makinelerini bir başka ağa ya da bilgisayara tanıtmak mümkün oluyordu.

Bir teknolojinin sık olarak kullanılması fiyatında düşmeye yol açtığı gibi yaygınlığının da artmasına sebep oluyor. Kablosuz ağlara bağlanabilme teknolojisi de kullanım alanlarını arttırdıkça (artık cep telefonlarında bile görülmeye başlandı) fiyatı düştü ve kompakt dijital fotoğraf makinelerinde bile kullanılmaya başlandı.

KODAK EASYSHARE ONE

Geçen yılın ilk aylarında duyurusu yapılan Kodak’ın EasyShare One kompakt sınıftaki ilk Wi-Fi dijital fotoğraf makinesi olma özelliğine sahip olan ürün. Ancak bazı sebeplerden dolayı ürünün piyasaya sürülmesi 2005 sonbaharını buldu. 4 Mpiksel efektif çözünürlüğü bulunan EasyShare One, CCD sensör kullanıyor. Geniş (3 inç) ve döndürülebilir bir ekranı bulunan üründe dahili olarak takılan Wi-Fi kart yardımı ile (SDIO Wi-Fi 802.11b) kablosuz ağlara bağlantı sağlanabiliyor.

Üründe kablosuz ağlara bağlanma teknolojisini temel 3 şekilde kullabiliyorsunuz: Birincisi çekilen fotoğrafları kablosuz olarak baskı alabiliyorsunuz. Tabi bunun için uygun teknolojiye sahip bir yazıcınınız olması gerekiyor. İkinci yöntem çektiğiniz fotoğrafları bilgisayarınıza göndermek ki bunun için de bilgisayarınızda uygun donanım (kablosuz ağ teknolojisi) olması gerekiyor. Üçüncü yöntem ise (ki bence en güzeli bu) etrafta uygun bir ‘hot spot’ (kablosuz ağ bağlantı noktası) varsa ona bağlanarak fotoğrafları e-posta ile istediğiniz adrese gönderebilme.

Kodak, bu tip bir ürünün duyurusunu yapan ilk firma. Günlük hayatımızda sayıları gittikçe artmaya başlayan kablosuz bağlantı noktaları ile uyumlu kullanılabilen EasyShare One, istediğiniz yerden e-posta gönderebilme özelliği ile kullanışlı bir ürün.

hspace=0

CANON POWERSHOT SD430 WIRELESS

Kodak üretir de diğer üreticiler durur mu? Elbette durmaz. Canon da ‘wireless’ kervanına SD430 Wireless ile katıldı. 5 Mpiksel efektif çözünürlüğü olan ürün, 2.0 inç LCD ekran ve bütünleşik Wi-Fi özelliği ile dikkat çekiyor. Ürünün bir diğer ilginç özelliği ise kablosuz baskı olobilmek için ek adaptörünün bulunması. Wireless Print Adapter WA-1N adı verilen bu adaptör yardımı ile Canon marka uyumlu yazıcılardan kablosuz olarak çıkış almak mümkün. Yani Canon marka yazıcınıza uygun bağlantı yuvası olduktan sonra kablosuz özelliği kazandırmanız mümkün.

Bilgisayar ile bağlantısı uygun ayarların yapılması ardından gerçekleşen  SD430 Wireless, kutusundan çıkan yazılımlar yardımı ile kablosuz olarak bilgisayar üzerinden fotoğraf çekebiliyor (uygun donanım da varsa). Yine uygun donanımla çekilen fotoğrafları bilgisayara aktarmanız da mümkün. Bu üründe Kodak’ta olduğu gibi e-posta ile fotoğraf gönderebilme özelliği bulunmuyor.

hspace=0hspace=0
NIKON COOLPIX P1 VE P2


Her iki firmaya Nikon’un cevabı ise 2 ürünle oldu. Coolpix serisinin P1 ve P2 kod adlı bu iki yeni ürünü sırasıyla 8.0 ve 5.1 Mpiksel efektif çözünürlüğe sahipler. Her iki üründe bütünleşik olarak kablosuz ağlara bağlanma özelliğine sahipler. Bu özelliğin kullanılabilmesi için ürünü bağlantının sağlanacağı bilgisayar bağlamak ve bir dizi ayar yapmak gerekiyor. Her iki üründe de 2.5 inç LCD ekran bulunuyor. Uygun donanıma sahip yazıcılara doğrudan bağlanabilen P1 ve P2, kablosuz kullanım teknolojisini merak edenlerin ilgisini çekecek ürünler.

P1 ve P2 doğrudan bir bilgisayar ile iletişim kurabildiği gibi uygun donanıma sahip yazıcılarla da iletişime geçebiliyor. Fakat bunların olması için mutlaka bağlanılacak cihazlarda gerekli ayarların yapılmış olması gerekiyor. Ayrıca iki makinenin de e-posta ile fotoğraf gönderme gibi bir özelliği bulunmuyor.

hspace=0

PRATİK HAYATTA KULLANIM

Yukarıda örneklerini gördüğümüz ürünler kompakt kategoride bu yazı kaleme alındığı tarihte satışta olan dijital fotoğraf makineleri. Peki pratik hayatımızda kablosuz ağlara bağlanabilen bu cihazlar neleri değiştirecek? Hayatımızdaki en önemli muhtemel değişiklik fotoğraflara erişim hızı olacak. Örneğin gazetecisiniz ve Pendik’te bir olayın fotoğraflarını çektiniz. Maslak’taki gazetenize bu fotoğrafları göndermeniz gerekiyor. İşte bu işlemi bilgisayar kullanmadan birkaç dakika içinde halledebileceksiniz. İhtiyacınız olanlar ise kablosuz ağlara bağlanabilen bir fotoğraf makinesi ve uygun bir kablosuz ağ.

Ya da fotoğrafçılıkla uğraşıyorsunuz ve bir arkadaşınızın düğününde fotoğraf çekmeniz istendi. Ancak bu iş için yeteri kadar hafıza kartınız yok. Ama evdeki dizüstü bilgisayarınızı ve Wi-Fi desteği olan fotoğraf makinenizi çekime götürerek çok az bir bellek ile istediğiniz kadar kare (dizüstü bilgisayarın sabit disk kapasitesi ile sınırlı ama bu rakam birkaç bini bulabilir) çekebilirsiniz. Çektiğiniz fotoğrafları kablosuz ağ yardımı ile fotoğraf makinesini bilgisayara bağlanamadan  doğrudan aktarabilirsiniz. Ya da düğün fotoğrafçısısınız çekimlerden hemen sonra fotoğraflarınızı yazıcıya aktarıp davetliler ayrılmadan önce onlara yetiştirebilirsiniz. Çok güzel ve faydalı bir özellik.

BİRAZ DA HAYAL KURALIM

Biraz hayal kurabilirsek ilerleyen yıllarda Wi-Fi desteği olan fotoğraf makinelerinin birbirleri ile haberleşebileceğini de beklemek çok mantıksız olmaz. Belki 2 yıl sonra yanınızda oturan arkadaşınıza çektiğiniz fotoğrafı gönderebileceksiniz. Böylece sıklıkla yaşadığım ‘çektiğin fotoğrafları bana da yollasana’ sendromundan bir nebze olsun kurtulabileceğim. Hatta bu hayali bir adım daha ileri taşırsak Wi-Fi destekli cep telefonlarına fotoğraf makinenizde çektiğiniz fotoğrafları gönderebileceksiniz. Böylece birbiri ile ilgisi olmayan farklı cihazların aynı ağ üzerinde kullanılması ve dosya paylaşımı yapılabilecek.

SONUÇ - YORUM

Şu anki teknolojilere baktığımızda ise yukarıdaki öngörülerin bir kısmının gerçekleşmesi için biraz beklemek lazım. Bir bölümü ise hiçbir zaman gerçekleşmeyebilir. Ancak görünen o ki birçok bilişim aygıtını (cep telefonu, PDA, bilgisayar, dijital fotoğraf makinesi vb. gibi) aynı ağ üzerinde kullanabileceğimiz günler çok da uzak değil. Bu tarz bir ağ sayesinde birbiri ile ilgisi olmayan ürünleri aynı sistem üzerinden kullanmak ve dosya alışverişi yapmak için ortak bir dil meydana getirilmiş oluyor.

Dijital fotoğraf makinelerinde Wi-Fi teknolojisinin kullanılmaya başlaması özellikle profesyonellerin işine yarayacak gibi görünse de uzun vadede günlük kullanımda da faydalarını göreceğiz. Bu teknoloji fotoğraf aktarmak için bilgisayar gereksinimini ortadan kaldıracağından bunu önemli bir adım olarak görüyorum. Dijital fotoğraf ile bilgisayar ayrılmaz birer ikili. Ancak zaman zaman acil olarak dosya gönderilmesi gerektiğinde her zaman elimizin altında bilgisayar bulunamayabiliyor. Bu yüzden doğrudan bağlantı seçeneği kullanıcıların her zaman rağbet ettikleri (özellikle ticari kullanımlarda) bir konu. Bu sebeple bilgisayar dışında dosya aktarabilme seçenekleri de her zaman dikkatle takip ediliyor. Wi-fi bu anlamda önemli bir adım. Önümüzdeki yıllarda yukarıda da bahsettiğim değişik kullanımlar ile karşılaşabiliriz. Bekleyelim ve görelim…

 

February 2006

 


Dijital Stüdyo