Photoshop Magazin
 


Adobe ve Tipografi - 4

01 February 2006 | Sayı: Feb 2006
 
1 2 3 4 5
 

Adobe ve Tipografi - 4

“Onlar Linotype’ın desteğini ve işbirliğini elde ettiklerinde, başarı artık PostScript’in yazgısı olacaktır.”1

Adobe’un Linotype’la işbirliği basımcılık ve yayıncılık sektöründe bir hükümet darbesi gibi etki yaratır. PostScript için varoluş temelde fontları etkin olarak sunma olanağındadır. LaserWriter’ın pazara sunulma hazırlıkları aşamasında PostScript’i bir genel geçer yapmak için, Adobe ilk yazıcının temelini oluşturan 13 biçemlik fonttan daha fazlasına gereksinim duymaktadır. O dönem New York’un reklamcılık ve yayıncılık topluluklarının kullandığı yazı karakterlerinin en önemli kaynağı, zaten daha önce bu nedenle kurulmuş olan, International Typeface Corporation’dır.

Kısa adı ITC olan kuruluş kendi döneminin tipografik tasarımında efsane isim olan Herbert Lubalin ve ortağı Aaron Burns tarafından New York’taki yazı tasarımcılarının telif haklarını korumak ve yazı karakterlerini reklam sektörüne lisanslı satmak üzere 1970’de kurulmuştur. ITC, o dönem kendi gelirinin %90’ını Linotype ve CompuGraphic’in –özgün donanımı bulunan– fotodizgi dizgeleri için yapılan lisanslamalardan elde etmektedir.2

Yeri gelmişken, yaptığı logolar ve tipografik tasarım ve buluşlarıyla ünlenen Herbert Lubalin 1918’de Amerika’da doğmuş, uzun süre sanat yönetmeni olarak reklamcılık sektöründe çalışmıştır. 1964-69 yılları arasında kendi stüdyosunu kuran Lubalin daha sonra Smith, Tom Carnase ve sonunda Alan Peckolic ile ortak olur. Lubalin’in başlangıçta bir dergi logosu olarak tasarladığı ‘Avant Garde’ daha sonra ortaklarıyla birlikte fotodizgi teknolojisi için bir fonta dönüştürülecektir (Resim:1). ITC kurulduktan sonra, bu dönemde Lubalin “U&lc” (Upper&Lowercase) adlı tipografi üzerine ender süreli yayınlardan birini çıkarmış, bu dergide döneminin birçok değerli tipografi ustasına yer vermiştir.3

Bu ustalar içinde: kendi döneminde “Esquire” gibi süreli yayınlarda yöneticilik yapmış; birçok dergi logosu tasarlamış; Lubalin gibi New York’ta dersler vermiş; 1920’li ve 30’lu yılların metal döküm fontlarını fotodizgi teknolojisi için yeniden uyarlamış; ‘Souvenir’, ‘Tiffany’, ‘Benguiat’ ve (Victor Karusa’yla birlikte) ‘Korinna’ ve ‘Bauhaus’ gibi fontları tasarlamış olan Ephram Edward Benguiat gibi önemli sanatçılar bulunmaktadır (Resim:2).4

hspace=0

‘Avant Garde’; Herb Lubalin. 1918’de Amerika’da doğan Herbert Lubalin uzun süre sanat yönetmeni olarak çalışır. 1964-69 yılları arasında kendi stüdyosunu kurar. Daha sonra Smith, T. Carnase ve sonunda A. Peckolic ile ortaklık yapan Lubalin 1970’de ITC’yi A. Burns ile kurar. Çeşitli okullarda dersler veren Lubalin ‘Avant Garde Gothic’ fontunu aslında bir derginin logosu olarak tasarlamış ve daha sonra 1970-77 yılları arasında ortaklarıyla birlikte fonta dönüştürmüştür.








hspace=0

‘Benguiat’, Ed Benguiat. ‘Souvenir’, ‘Tiffany’ ve ‘Benguiat’ ile (Victor Karusa’yla birlikte) ‘Korinna’ ve ‘Bauhaus’ gibi fontların tasarımcısı Ephram Edward Benguiat 1927’de Amerika’da doğmuş, ‘Esquire’ gibi süreli yayınlarda yöneticilik yapmış, birçok dergi logosu tasarlamış, New York’ta dersler vermiş ve 1970’lerde ITC’ye katılarak Herb Lubalin ile birlikte “U&lc” (Upper&Lowercase) süreli yayınında çalışmıştır.)

ITC, 1960’ların ünlü ‘hazır yazı’ (instant lettering) teknolojisini geliştiren Letraset’i 1986 yılında satın alan ve masaüstü yayıncılık dizgesi için uygulama yazılımlarından DesignStudio, FontStudio, ColorStudio, ImageStudio ve Letrastudio’yu geliştiren İsveçli grup Esselte’nin bir parçası olacaktır.5 Steve Jobs’ın LaserWriter’ı pazara sunulduğunda 6,995 Dolar ücretinde, o günün IBM ve Xerox lazer yazıcılarının fiyatının yaklaşık üçte biri oranında daha ucuzdur ve üstelik LaserWriter çıktısı artık hemen hemen bir fotodizgi niteliğindedir. John Warnock’a göre Adobe’un PostScript’i büro yayıncılık dizgesini bir arada tutacak olan yapıştırıcıdır ve PostScript için fontlara odaklanılmıştır. Bu nedenle Adobe ITC’den ‘ITC Bookman’, ‘ITC Avant Garde Gothic’ ve ‘ITC Zapf Chancery’yi lisanslar. Ancak Macintosh 128K’nın donanım olarak güç ve genişletilebilirlik eksikliği halen bir engel oluşturmaktadır. Masaüstü yayıncılık ya da “Macintosh Bürosu” için gereksinim duyulan şey, yani Mac’in etkin grafik kullanıcı arayüzü ile PostScript’in üstün baskı yeteneklerinin dışında bir şeydir: o PageMaker olacaktır.

PageMaker o dönem için yeni tür bir programdır: bir parça kelime -işlemci, bir parça grafik programı ve dahasıdır. Dönemin gazete üretiminde kullanılan sayfa oluşturma programlarından sonra düzenlenmiş olan PageMaker elektronik olarak metinleri ve grafikleri ilişkilendirmek, onları çoklu sütunlarda yerleştirmek ve çeşitli ölçülerdeki yazı karakterleriyle düzenleme masasını kullanmak ve eskinin pikajı yerine bu işlemi sayfa taslaklarında yapabilmeyi sağlamak için bir uygulamadır (Resim:3).

hspace=0

Aldus ‘PageMaker’. Bir yanda veri tabanlı kelime işlemci, diğer yanda güçlü grafik özelliklerle donatılmış PageMaker bir sayfa tasarımı (layout) yazılımı olarak elbette 1990’lardan sonra geliştirilen grafik uygulama yazılımlarıyla karşılaştırılamaz. Ancak kişisel bilgisayarların gelişiminin ‘incunabula’sında masaüstü yayıncılığın üç ayağından birini oluşturması onun önemini yeterince tanımlar. Aldus, 1988’deki ‘FreeHand’ yazılımıyla tasarım alanında bir atağa geçecek, Adobe’un ‘Illustrator 88’ine karşı güçlü bir biçimde yarışacak, sayfa tasarımı alanındaki üstünlüğünü 1990’dan sonra ‘QuarkXPress’e kaptıracaktır.)

PageMaker, aslında büyük gazete kuruluşlarına yönelik bilgisayar dizgeleri üreticisi olan Atex’den sonra kendi şirketi Aldus Corporation’ı kuran Paul Brainerd’ın bir ürünüdür. Brainerd, aslında gazeteler için mikro-bilgisayar tabanlı sayfa tasarım programlarını yaratan kişidir. O dönemin gazeteleri Brainerd’ın yeni PageMaker’ına yeterli ilgi göstermezler. Ancak donanım üreticisi olarak Apple, kendi Macintosh ve LaserWriter’ının ve Adobe ise bu donanımların birbirleri ve de programlar ile ilişkisini sağlayacak kendi PostScript’inin uygulamada gereksinim duydukları yazılım eksikliğini Aldus’un PageMaker’ıyla 1984’ün ortalarında gidereceklerdir.

Artık yayıncılık için gereksinim duyulan tüm araçlar bir aradadır. Tasarım için –MacPaint ve MacDraw’da hazırlanan taslakların da içine döşenebildiği– PageMaker kullanılacak, Macintosh’da sayfa taslakları üretilecek ve sonra LaserWriter’de PostScript’le sayfalar basılacaktır. Durum, büroda masa üstünde bütün bir yayıncılık şirketine sahip olmak gibidir. Brainerd, işlemi ve onun araçlarını “Desktop Publishing” olarak tanımlar.6

PageMaker 1985’te kamu oyuna tanıtılır. Aynı yıl Adobe’un PostScript’i Linotype’ın 1,270 ve 2,540 dpi çözünürlük öneren Linotronic 100 ve 300 dizgi aygıtlarında –yayıncılık çevresinde Apple’ın halen yetersiz kabul edilen LaserWriter çıktıları yerine yüksek nitelikte sonuç almak üzere– yürürlüğe girer (Resim:4). 1986’da pazara sunulan Apple’ın güçlendirilmiş Macintosh Plus’ı ve LaserWriter Plus’ı, Adobe’un PostScript’i ve Aldus’un PageMaker’ıyla birlikte yaratılan yeni bir endüstri: “masaüstü yayıncılık” iki yıl içinde milyon dolarlık bir iş alanı olacaktır.7 (Burada “Adobe ve Tipografi” ilişkisine bir ara verip, o dönem ülkemizdeki gelişmeleri anımsamakta yarar vardır. 1970’li ve 80’li yıllarda ülkemizdeki reklam ajanslarında, grafik stüdyolarında kısaca basımcılık ve yayıncılık sektöründe çalışanlar yukarıda ve aşağıda anlatılan bu gelişmeleri anımsayacaktır.)

Bilindiği gibi, 1970 ve 1985 yılları arasında ülkemizde yürütülen reklamcılık ortamında tasarım bürolarında yoğun olarak kullanılan Letraset ürünleri özgün ve yaratıcı reklam tasarımlarının yapılabilmesine olanak tanımıştır. Bir yanda sıcak metal teknolojisinden daha yaygın olarak Linotype makineleri, diğer yanda 1970’lerden başlayarak ‘IBM selectric’ ve ‘ IBM Composer’ gibi değiştirilebilir kafalı daktilolar ya da toplu dizgi makineleri 1980’li yılların başında yerini foto-düzenleme dizgelerine bırakır (Resim:5). O dönem için yurt dışından makine getirtmek kolay değildir. Batı’da geliştirilen yeni teknolojilerin getirtilmesi için ise oldukça büyük bütçeli yatırımlar gerekmektedir. Ve bu yatırımı ancak büyük gazete ve yayın şirketleri yapabilmektedir.

Bu nedenlerden dolayı fotodizgi ve foto-düzenleme teknolojilerine ilişkin makine ve donanımların yaygın kullanımından daha çok IMB Composer, Letraset, Letragraphica gibi (ve de Mecanorma, ChartPak vb.) daha uygun ve satın alınabilir araç-gereç ülkemizdeki basımcılık ve reklamcılık alanında yaygın olarak kullanım ortamı bulmuştur (Resim:6). Üstelik Letraset’in ve Mecanorma’nın her yıl düzenlediği ödüllü yazı karakteri tasarım yarışmaları ülkemiz tasarımcılarının da ilgisini çekmiş ve bu yarışmalara kimi tasarımcılarımız katılarak belirli teşvikler görmüşlerdir.

hspace=0
TechArt. “Lissitzky gibi... temiz kenarlar, açık, yalın görüntüler, ekonomik üretim... TechArt. İlanlar, küçük el ilanları, broşürler, haber bültenleri ve kitaplar için tam üretim hizmeti. Diskinizden LaserWriter çıktısı, kendi kendine yayıncılık eğitimi ve yardımı.” Apple, sanatın bulunduğu yerden tasarımcılara seslenerek, modern dönemin yeniden ele geçirilebilmesi için LaserWriter’ın olanaklarını tanıtır. Her ne kadar başlangıçta 300 dpi çözünürlük ancak taslaklar ve gözden geçirmeler için düşünülmüş olmasına karşın, dönemin tasarımcıları bu sonuçlarla dönemin görsel estetiğini oluşturacak, Punk, New Wave, Retro, Memphis vb. gibi postmodern tasarım hareketleri içinde yer alan sanatçılar ve tasarımcılar erken dönemin düşük çözünürlüğünü kendi sanatlarının bir görüngüsüne dönüştüreceklerdir. Bunlar arasında April Greiman ve Neville Brody özellikle bu yaklaşımın öncülüğünü yapacaktır.)

hspace=0
IBM selectric Composer. Düzenleyici daktiloların bir örneği olan ‘IBM Composer’ normal bir daktilo klavyesine sahiptir. Bu daktilolar mekanik olanlara göre değiştirilebilir golf topu başlığından dolayı 7 ile 12 punto arasında dizgi yapabilir. Ancak öncesinde 4,000 vuruşluk manyetik bant üzerine yapılan kayıt yerine geliştirilen düzenleyicilerde daha yüksek olanaklarla bellek kaydı, tek tuş vuruşuyla özdevimli dizgiye olanaklı, hızlı ölçüleme, başlık değiştirme ve düzenleme sunar.)

Özet olarak CompuGraphic, CRTronic, Linotronic ve ScanGraphic gibi fotodizgi ve foto-düzenleme teknolojileri 1980’lerden başlayarak ülkemizde yaygın kullanım alanı bulmuştur (Resim:7), ancak çok geçmeden 1980’li yılların ikinci yarısından sonra bilgisayar teknolojisi tasarım ortamını ele geçirmiştir. Bu nedenle fotodizgi ve foto-düzenleme teknolojilerine yönelik bir tasarım geliştirme arayışı henüz ortaya çıkmadan hızlı bir biçimde PC’lerin yanısıra 1986’dan başlayarak Macintosh Plus’lar tasarım bürolarında –o dönem için yeterince görsel düzenlemelere izin vermese bile en azından reklam sayfalarında pikaj yapmak üzere daha ekonomik dizgi gereksinimi için– belirli bir yer edinmiştir. Ancak, 1990’lı yıllarda gelişen uygulama yazılımları aracılığıyla dünyada olduğu gibi ülkemizde de bilgisayar görsel iletişim ve grafik tasarımın temel tasarım ve üretim teknolojisi olmuştur.8

Yeniden konumuza dönecek olursak, 1980’lerin ikinci yarısında gelişen masaüstü yayıncılığın halen bir yetersizliği söz konusudur. Bu da, geniş ve seçenekli tasarım olanağı açısından daha fazla fonta olan gereksinimdir. Kendi içinde oldukça geniş yazı karakteri seçimi olanağı sunmalarına karşın, dönemin fotodizgi teknolojisi birbiriyle uyumlu olmayan kapalı dizgeler biçimindedir. Ana donanıma bağlı terminallerde satır mantığıyla ve binary şifrelemeleriyle iş gören bu fotodizgi aygıtlarında herhangi bir iyileştirme yeni bir dizge satın almayı gerektirmektedir. Yani bir dizgi makinesini ‘upgrade’ etmek, yeni font seçenekleri ya da yeni işlevsel özellikleri eklemek, onu denetleyen yeni ve pahalı bir iş istasyonunu satın almak demektir (Resim:8).9

Kaynakça
1 Pfiffner, Pamela., “Inside The Publishing Revolution; The Adobe Story”, 2003, Peachpit Press, Printed in the USA, s:40.
2 A.g.e., s:56.
3 Sarıkavak, Namık Kemal., “Sayısal Tipografi 2; Batı’da ve Ülkemizde Sayısal Harf/Font Tasarımcıları”, 2005, Başkent Üniversitesi Yayınları, GSTMF Tasarım Dizisi No:2, Ankara, s:3.
4 A.g.e., s:3.
5 A.g.e., s:5-7.
6 Pfiffner, Pamela., 2003, s:49
7 A.g.e., 2003, s:54
8 Sarıkavak, Namık Kemal., 2005, s:6,7
9 Pfifner,Pamela, 2003, s:59

hspace=0
Letraset, Mecanorma ve Diğerleri. Letraset hazır aktarma yazıda 1961’den başlayarak öncü olmuş markadır. Tasarımcının dilediği yazı karakterini seçmesini, onu doğrudan tasarımına aktarmasını mümkün kılan bir doğrudan başlıklama ya da dizgi teknolojisidir. Genel olarak metin dizgisi dışında kullanılır. Harfleri üst üste bindirmeye, metni hem kurallı hem de kuralsız dizmeye olanak tanır. 1970’lerden başlayarak ‘LetraGraphica’ gibi uluslararası yarışmalar sonucu ve büyük ustalarca seçilmiş font tasarımlarını yayınlamaya başlayan Letraset’in diğer yanda rakipleri de vardır. Örneğin, Mecanorma açtığı ve düzenlediği yarışmalarla daha çok güncel (popular) yazı tasarımları yayınlar. Öte yanda DecaDry ve Chartpak gibi ürünler de bu pazara girer.






hspace=0
CompuGraphic.
Zamanında fotodizgi alanında Amerika’nın en büyük fotodizgi kuruluşu olan CompuGraphic, Inc. bu alandaki diğer kuruluş ve ürünlerle büyük bir yarışma içindedir. Ülkemizde de yaygın kullanım bulan CompuGraphic dizgi teknolojisi komut satırı mantığının yanısıra, aynı zamanda çeşitli örneklerinde WYSIWYG gösterime sahip olarak, 1980’li yıllarda tasarımcıların tipografik dizgi gereksinimlerini yetkin olanaklarıyla karşılar.




hspace=0Linotronic 300. Ülkemizdeki ekonomik sıkıntılar nedeniyle, yeni teknolojilerin yeni sürümlerinden daha çok bir önceki sürümleri pazarlanmaktadır. 1985’lerde pazarlanan ‘Linotronic 300’ 72 pika (30.4 cm) genişlikte dizgi olanağı, ‘CR Terminal 300’ ve ‘Typeview 300’ eki ile bütünleştirilmiş bir fotodizgi dizgesidir. Dizge genişletme, daraltma; sağa ve sola yatırma; negatif yazı gibi tasarım özelliklerinin yanısıra 1 puntodan 186 puntoya kadar olan dizgi yeteneğini sunmaktadır. Saatte 73,000 ile 368,000 arasında karakter pozlama hızı seçeneği ve Linotype’ın Latin ve Latin olmayan font çeşitleriyle dünyanın en geniş harf/yazı kataloğu olanağına da sahiptir.

 

February 2006

 


Tipografi