Photoshop Magazin
 


Tasarım Hukuku

01 January 2006 | Sayı: Jan 2006
 
1 2 3 4 5
 


hspace=0

Merhaba değerli Photoshop Magazin okuyucuları,
Bu sayımızdan itibaren hukuk köşesiyle karşınızda olacağız. Bu köşede, özellikle dergimizin okuyucu kitlesini dikkate alarak, Fikri Mülkiyet hakları ekseninde çeşitli olayları değerlendirecek ve bazı hukuki kavramlar hakkında sizlere bilgiler vermeye çalışacağız. Sizlerden gelen mesajlar doğrultusunda her sayıda bir ya da birden fazla konu seçip o konuda sizleri aydınlatmaya çalışacağız. Hukuki açıdan merak ettiğiniz her konuda bize yazın.

Köşemizin ilk yazısında “Fikri Mülkiyet Hakları”nın neleri kapsadığından ve birçok okuyucumuzu yakından ilgilendirdiğini düşündüğüm, tasarımlara sağlanan hukuki koruma imkânlarından bahsetmek istiyoruz.

Fikri Mülkiyet Hakları ülkemiz gündemine yeni yeni girmeye başlayan bir konudur. Ne demektir bu fikri hak, fikri mülkiyet?  Neden bu kadar önemlidir?

Fikri Hak ya da Fikri Mülkiyet Hakkı kavramını “maddi olmayan mallar üzerindeki haklar” şeklinde basitçe tanımlayabiliriz. Bu kavram kapsamında; markalar, buluşlar, tasarımlar, şarkılar, kitaplar (yani genel olarak eserler) internet alan adları gibi birçok şey sayılabilir. Bunların hepsinin ortak özelliği düşünce ürünü olmalarıdır.

Bu ürünleri meydana getiren kişiler kendilerinden bir şeyler katarak o ürünü oluşturur. Örneğin; Bir fabrikada seri üretim halinde otomobil üretilirken parçaları birbirine montajlayan işçi herhangi bir fikrini o ürüne katmaz. Kendisine verilen sabit işini yapar. Fakat o otomobili tasarlayan mühendis tasarımına kendi ruhunu verir. Başka bir kimsenin aynı şekilde o tasarımı yapması mümkün değildir.  İşte otomobili tasarlayan mühendisin tasarımı bir fikri haktır.

Mühendis bu tasarımı yaparken çok yoğun bir emek harcamıştır ve bu emeğinin korunması gerekir. Hukuk sistemi de bu şekilde düşünmüş ve fikri hak sahibine o hakkını koruması için birçok imkân sunmuştur. Fikri hakların önemi de buradan gelmektedir. Eğer fikir üreticilerine fikirlerini koruma imkânı sunulmazsa yeni buluşlar, tasarımlar ortaya çıkmaz. Herkes bir başkasının fikrini kullanır ve ilerleme kaydetmek mümkün olmaz.

Şimdi kısaca, tasarımların ülkemizde ne şekilde korunduğuna değinmek isteriz.

Tasarımlar ülkemizde birden fazla düzenleme ile korunmaktadır. Bunlardan bir tanesi özel olarak tasarımların korunmasına ilişkindir; “554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunmasına Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK)”

Tasarım bir ürünün dış görünüşüdür. Örneğin; Bir otomobilin şekli, lastiği, direksiyonu ya da bir giysinin şekli veya bir kol saatinin görünüşü birer tasarımdır. Yukarıda ismi verilen KHK çerçevesinde tasarımların korunması için, bu tasarımların Türk Patent Enstitüsü (TPE) tarafından tutulan sicile tescil edilmesi gerekmektedir. Daha evvel de belirttiğimiz gibi tescil edilmeden de bir tasarımı haksız kullanımlar karşısında korumak genel hükümler çerçevesinde mümkündür. Fakat tescilli olan tasarımların sahip olduğu koruma daha etkin ve güçlüdür.

Bir ürünün dış görünüşünün tasarım sayılıp tescil edilebilmesi için iki şart getirilmiştir. “Yenilik” ve “Ayırt edicilik”. Bu iki unsura sahip olmayan tasarımlar tescil edilmezler. Yani daha önceden var olan bir tasarımla aynı olan ya da çok önemsiz farklılıkları bulunan tasarımlar tescil edilmez. Örneğin; Apple I-Pod ‘un tasarımını hepimiz biliriz. TPE’de bu tasarımının aynısı ya da çok benzeri tescil ettirilmek istenirse bu istek kesinlikle kabul görmeyecektir.

Peki tasarımı tescil ettirmek ne fayda sağlar?

Tescilli bir tasarımın sahibinin izni olmaksızın başkası tarafından herhangi bir şekilde kullanılması durumunda, bu kullanımı önlemek için tasarım sahibine birçok hukuki imkân tanınmıştır. Öncelikle, tasarım sahibi haksız olarak tasarımını kullanan kişiden bu kullanımla ilgili olarak uğradığı bütün zararları isteyebilir. Bununla da yetinmeyip tasarımı haksız kullanan kişiye karşı ceza takibatı da yaptırıp çok ciddi para ve hapis cezalarına hükmedilebilir. Hapis cezaları 1 ila 4 yıl arasında para cezaları da 13 bin YTL ile 46 bin YTL arasında değişmektedir. Görüldüğü gibi bu işin şakası yok!

Son olarak hukukçular olarak size tavsiyemiz; eğer bir tasarımınız varsa ve onu halka açmayı düşünüyorsanız mutlaka tescil ettirin. Aksi halde fikir hırsızlarının bol olduğu ülkemizde emeğinizin çalınması işten bile değildir! Gelecek ay görüşmek üzere.

[email protected]

 

January 2006

 


Tasarım Hukuku