Photoshop Magazin
 


Tekstil Sektöründe Photoshop

01 November 2005 | Sayı: Nov 2005
 
1 2 3 4 5
 

hspace=0PM: Kısaca kendinizden bahsedermisiniz?
İÖ: 1958 doğumuluyum. İlkokul, ortaokul ve liseyi İstanbulda okudum. Atatürk Kız Lisesini bitirdim arkasından Devlet Güzel Sanatlar akademisi şimdiki adıyla Mimar Sinan Tekstil bölümü. Arkasından Paşabahçede ilk işe başladım orda ambalaj tasarımı yapıyordum. Daha sonra sırasıyla Melike Zeynep tekstil firması arkasından Porland porselen daha sonra Güral porselen ve en sonunda şu anda Kervan. Burada ürün geliştirme sorumlusuyum. Tekstil, ambalaj tüm grafik işleri,
aydınlatması, mobilyası, perdesi tüm bunların koleksiyonunu hazırlıyorum.

PM: Desenle beraber tasarımı da var değil mi?
İÖ: Tabi üzerindeki desenleri hazırlıyorum formunu değil.

PM: Kervanın genel çalışma alanını anlatırmısınız?
İÖ: Kervan 27 mağazası olan mağazalar zinciri. Hem tekstil hem mobilya anlamında ev dekorasyonunda hizmet veriyor;  sloganında olduğu gibi dileyebildiğiniz herşey. Ürünlerimizin %90'ı uzakdoğudan ithal. Fakat tekstilin büyük bir kısmını yurt içinde üretiyoruz. Kendi özgün koleksiyonumuzu yaptırmaya çalışıyoruz. Desenleri ben hazırlıyorum kimi koleksiyonu Uşakta, Denizli’de bastırıyoruz. Havlular, paspaslar komple koleksiyon hazırlıyoruz. Porselen de yine kendi koleksiyonumuz cam da. Yemek takımı yaptığımız zaman yine onların bardakları, masa örtüleri ve komple hepsi.

PM: Genelde hangi ülkeler? Amerika var mı bunun içerisinde?
İÖ: Hayır yok. Çin, Hindistan, Tayland...

PM:Benim tahminimce 70'li yıllarda akademideydiniz. O dönemlerde güzel sanatlara girmek ya da akademiye kayıt olmak nasıldı? Şu anda bile gençler güzel sanatlara girmekte zorlanabiliyorlar, aileler paraya daha yakın mesleklere kaydırmak istiyorlar çocuklarını. 70'li yıllarda ailenizi ikna etmek kolay oldu mu?
İÖ: Ben 1975'de akademiye başladım. 1980'de bitirdim. Benim annem de akademili. O yüzden hatta ben istemiyordum beni ailem zorladı. Çünkü çok yeteneğim vardı. Aslında ilginç, eskiden akademi lisesi vardı annem onu bitirmiş. Fakat anneme de tabi aile baskısı olmuş fakat resim ögretmeni yönlendirmiş. Ailede vizyon sahibi eniştesi varmış o baskı yapmış. Sözü geçen bir insanmış. Annem yani öyle tesadüf lisesini bitirmiş. Evlenince bırakmış. Ben ilkokula başladığım zaman babamın ısrarıyla annem akademiye başladı yani ben ilkokulu bitirdim annem akademiyi bitirdi. 5 sene boyunca evde devamlı annemle birlikte yağlı boyalar, tablolar sürekli resim yaptık. Liseyi bitirdim ben mimarlığı kazandım aslında. Fakat dediler ki yeteneğin var, ortada mimar çok şansını dene. Girdim üçüncü sırada kazandım. Öyle olunca vazgeçtim mimarlıktan. Yani tam tersi bişey oldu güzel sanatlara yönlendirdiler beni. Çokta memnunum iyiki de öyle olmuş sonrada birincilikle bitirdim.

hspace=0  hspace=0

hspace=0

PM: Peki  bilgisayarla ilk tanıştığınız yılı hatırlıyormusunuz?
İÖ: 2000 yılında kullanmaya başladım ondan evvelde internete giriyordum, demolar indiriyordum. Kendi kendime işte Freehand olsun Corel, Photoshop hepsini öğrendim karıştırarak. Hiç bir eğitim almadan. Teknolojiyi takip etmeyi severim. Sonra 2000 yılında Porland'da çalıştığım yıllarda ben bunu kullanmaya mecbur kaldım. Çünkü yaptığımız desenlerin bir üretim aşaması var onların çıkartması var o aşamada bir teknik ekip var bilgisayar kullanılıyodu tabi. Ben çiziyordum elimle, guajlarla, boyalarla uğraşıyordum gönderiyordum teknik ekibe ama istediğim etkiyi alamıyordum defalarca yapıyorum, gönderiyorum, onaylamıyorum sonra baktım bu böyle olmayacak gerek üretim uzuyor müşteriler bekliyor. Bunları benim bilgisayarda yapmam gerek. Daha sonrasında bütün ekibe profesyonel yardım aldık. Photoshop, Freehand hepsini. Ama inatla ben girmedim o derslere. Nedeni; vaktim yoktu birde ben kendi kendime öğrenmeyi daha çok seviyorum. Yani tam anlamıyla ekibin yanında başladım kullanmaya.

PM: Photoshopla ne zaman tanıştınız ve hangi sürümüydü hatırlıyabiliyor musunuz?
İÖ:  2000 yılında başladım. Sanırım 5.0 ile başladım.

PM: Photoshopta keşke şu da olsa dediğiniz bir özellik var mı? Sektörünüze özel?
İÖ: Valla hiç böyle bişey düşünmedim şimdi CS 2 var o bayağı güzel. Buna cevap verememem Photoshopun işini çok iyi yaptığı anlamına gelir. Ben çizimlerimi Illustrator ile yapıyorum daha sonra renklendirmelerimi Photoshopta yapıyorum. Grafik anlamında da Photoshopu çok kullanıyoruz. Çünkü tekstil dışında tüm gelen ürünlerin biz barkodlarına resimlerini koyuyoruz. Resimler çekiliyor Photoshopta düzeltilmeleri yapılıyor. Katalog çekimlerinde de aynı şekilde.

PM: Katalog çekimlerinde sizde bulunuyor musunuz?
İÖ: Evet bulunuyorum. Estetik anlamda çalıştığımız bir ekip var. Ama bende başlarında durup onları yönlendiriyorum. Çünkü koleksiyonu ben başlattığım için a'dan z'ye tüm aşamalarında olmak istiyorum. Bütün hazırlıkları arkadaşlara, asistanlara hazırlatıyorum. Görselliği hazırlayıp onlara bırakıyorum.

PM: Tablet kullanıyor musunz?
İÖ: Tablet kullanmıyorum ama bundan sonra başlıyacağım kullanmaya.

PM: Haber alma kaynağınız nedir?
İÖ: Ben hep internetten takip ediyorum. Photoshop'un sitesine giriyorum.

PM: Photoshop çok yakında Türkiyede sadece Türkçe olarak satılıcak. Bu konuda ne düşünuyorsunuz. Sizce doğru bir karar mı?
İÖ: Evet duydum. Yaygınlaşması açısından etkili olabilir. Ben en başından beri ingilizcesini kullandığım için beni pek etkilemiyor. Güzel yanı gençlerin kullanabilmesi açısından kullanışlı.

PM: Photoshopta en çok kullandığınız özellik hangisi ?
İÖ: Renklendirme ,degradeler, filtreler, kesmeler, yerleştirmeler, ürün çekimlerinde arka fonların silinmesi ürünün ön plana  çıkarılması. Doku eklemek. işte en çok renklendirme kısımları.

PM: Peki birazda sektörünüze dönelim yine. Aynı sektörü paylaştığınız insanların Photoshopu kullanma yüzdesi ne bunu merak ediyorum. Sizin sektörünüzde Photoshop kullanımının oranı nedır?
İÖ: Çok yaygın kullanılıyor şöyle söyliyeyim baskı yaptığımız tüm fabrikalar Photoshop ve Illustrator kullanıyorlar. Mesela Uşaktaki Ağaoğlu baskı fabrikasında direkt Photoshoptan şablona yolluyorlar, film olayı yok direkt şablona veriyorlar.Çok yaygın.

PM: Hangi baskı tekniğini kullanıyorlar orada?
İÖ: Rotasyon baskı. Yani dönerek baskı yapan bir hazne. Her renk için ayrı bir şablon hazırlanıyor. Diyelim ki 13 renkli bir desen için 13 tane şablon hazırlanıyor. Uzun bir merdane düşünün tüm masa boyunca kumaş kayıyor ve o merdaneler ayrı renkleri basıyorlar.

PM: Photoshop sizce tekstil sektörünün en çok hangi alanında kullanılabiliyor?
İÖ: Desen aşamasında biz kullanıyoruz arkasından baskı aşamasında. Mesela benim gönderdiğim desenleri onlar Photoshopla renk ayrımlarını yapıyorlar. Arkasından şablona gönderiyorlar. Yani bütün aşamalarında tekstilin kullanılıyor Photoshop. Yalnız tekstilde değil Born China'ya bir koleksiyon hazırladım. Bangladeş'de yaptım orası dünyanın en fakir ülkesi orda da Illustratorü Photoshopu başından sonuna bütün üretim aşamasında kullanıyorlar. Desenlerini Photoshopta hazırlıyorlar. O zaman çok şaşırmıştım bu kadar geri bir ülkede böyle bir modern teknoloji son programların kullanılması dikkatimi çekmişti.
 

PM: Çalışmalarınızı hazırlarken ilk başta elle mi çiziyorsunuz yoksa direkt bilgisayarda mı çizim yapıyorsunuz?
İÖ: Direkt bilgisayarda çiziyorum. Ele artık ihtiyaç kalmadı.

PM: İşlerinizin baskı aşamasını siz mi yapıyorsunuz?
İÖ: Malesef vakit kalmıyor ona. Ancak asistanım o da vakti olursa o hazırlıyor biz gönderiyoruz ekibe hazırlatıyoruz.

PM: Peki  yapmış olduğunuz tasarımları hangi formatlarda nasıl gönderiyorsunuz. Sanırım çoğu uzakdoğuda yaptırılıyor  entegrasyon problemi yaşıyormusunuz? Başka üçüncü parti programlara geçirip mi yolluyorsunuz?
İÖ: Onlarda aynı programı kullandığı için problem olmuyor. Ben onlara cd hazırlıyorum veya e-mail ile yolluyorum çok ağır dökümanlar olmadığı sürece. Aynı şekilde onları jpg formatında kaydediyorum ilk başlarda yaşıyorduk çünkü o zamanlar Illustrator yoktu bende ama şimdi bir problem yok.

PM: Vektörel program olarak sadece Illustrator mü kullanıyorsunuz?
İÖ: Ben ilk olarak Freehandle başlamıştım ama sonradan Illustratöre geçtim çünkü gittiğim yerler kullanmıyordu Freehand'i. Ne Polonya olsun ne yurt içinde olsun.

PM: Zaten en çok Türkiye de kullanılıyormuş Freehand. Öyle bir istatik var. Geçtiğimiz günlerde Adobe firması Macromedia'yı satın aldı bu konuda ne düşünüyorsunuz?
İÖ: Ben iyi yaptığını düşündüm ilk okuduğumda. Son versiyonunda Freehande yönelik yenilikleri varya o bakımdan ikisini birleştirdiğini düşündüm. Bir bakıma kardeş oldu diyebiliriz.

PM: Illustratorde  çalışıp Photoshop ortamına alırken tam bir düzen var, bunun artması yönünde mi sevinciniz?
İÖ: Evet mesela Freehande çalışırken Freehand uyumlu değil. Freehand de çalıştığım çalışmayı Photoshopta açamıyorum. Ama Illustratorle Photoshop uyumlu. Bu bir avantaj. Ben Illustratore geçtikten sonra rahatladım.

PM: Photoshopu kurduğumuzda bu uluslararası standartları sormuştum size. Ekranınızın kalibre edilmesi gerekiyor biliyosunuz. Bu tarz işlemler için nerden yardım alıyorsunuz. Renk problemleri yaşamamak adına neler yapıyorsunuz?
İÖ: Bu tür problemler yaşamamak adına Pantone katoloğu kullanıyoruz. Tekstil Pantone. Yaptığım desenin altına renkleri oluşturuyorum o şekilde baskıya yolluyorum. Bu da bizim sektörümüze özel. Biz Pantone değerlerini veriyoruz onlar birebir o renkleri yakalıyor yani ekranın rengi üzerinde çok durmuyoruz.

PM: Peki bu Pantoneler gerçekten Panton firmalarının Pantone katologları mı?
İÖ: Tabi pantone firmasının katologları. Onların da her sene yenilenmesi gerekir. Renk değerlerini kaybettiği için.

PM: Ben yıllar önce birşey duymuştum bazı tekstil ürünlerinin kokudan geri iade edildigini Türkiye için duymuştum ve bundan sonra tüm fabrikalarda sigaranın yasaklandığını duymuştum. Aynı şekilde uzakdoğudan gelenlerde yiyecek kokuyo diye birsey duymuştum.
İÖ: O var. Biz hindistandan mal getiriyoruz. İnanılmaz bir hindistan kokusu. Memleketin havası kokuyor. Örtülerimizi açıyoruz depoda fiyatlandırma yapacağız inanılmaz bir koku. Ama Türkiye'de artık çok dikkat ediliyor bu konuda hep ihracata yönelik çalıştığı için hepsi artık dikkat ediyor. Şimdi Beşiktaşta kocaman bir showroomumuz var orada paketli malı bozuyoruz, havalandırıyoruz, tekrardan paket yapıyoruz.

PM: Desenler de neden etkileniyorsunuz, nereye bakıyorsunuz tabiri caizse?
İÖ: Modayı takip ediyoruz renkler olsun desenler olsun. Model yapıcaksam daha çok çiçek türlerinde kervanın çizgisinin dışına çıkmadan modaya uyarak onları sentez yapıyorum. Ben çıktığım, dolaştığım, yurt dışında olduğum zaman, çarşı pazar gezdiğim zaman, galerileri, fuarları inceliyorum. Türkiye’ye dönmüş olduğum da dolmuş oluyorum ve üretim yapıyorum.

PM: Peki son olarak Photoshop kullanıcılarına iletmek istediğiniz birşeyler var mı?
İÖ: Mümkün olduğunca daha çok öğrenmelerini, bazı fonksiyonlarla sınırlı kalmamalarını, yaratıcılık anlamında çok fazla kitap ve dergi karıştırmalarını önerebilirim. Kendilerini görsel olarak doldurmaları gerekir.

 

November 2005

 


Sektörel Photoshop