Photoshop Magazin
 


Halil İ. YILDIRIM / İllüstratör - Sanatçı

01 October 2005 | Sayı: Oct 2005
 
1 2 3 4 5
 

Halil İ. YILDIRIM / İllüstratör - Sanatçı


hspace=40



Galeri bölümümüzün bu ayki konuğu karikatürist – ilüstratör Halil Yıldırım. Sanatçı 1963 Yılında Konya / Ilgın’da dünyaya geldi. İlk-orta ve lise öğreniminden sonra 1985 yılında istediği okul olan Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümüne girdi. Dokuz Eylül GSF Grafik Bölümünü 1990’da bitirdi.

Öğrenciliği yıllarında Yeni Asır gazetesinde karikatürist olarak çalışan sanatçı 1991 yılında okuldan sonra İstanbul’da Limon mizah dergisinde haftalık siyasi ve fantazi karikatürler çizmeye başladı. Daha sonra sırasıyla, Avni, Dıgıl’da karikatür, Fırfır dergisinde de çizgi öyküler çizdi. İlk tanıdığı ustalardan Eflatun Nuri’yle başlayan karikatür mesleğini Rahmetli Oğuz Aral ve Tekin Aral’la aynı dergide sürdürdü. Tekin Aral’ın bazı öykülerini resimledi. Galip Tekin’le Fırfır ve Avni dergisi hazırlığında mesai yaptı . İstanbul’da yaşamaya bir türlü alışamadığından tekrar İzmir’e döndü.

İzmir’de o yıllarda; Zafer Güven, Sadık Pala, Cemal İlkbahar,  Mümin Durmaz, Sezer Dönmez  Sıtkı Görçiz, Tarık Tolunay, Mete Erdem, Yusuf Akıncı, İstanbul’dan destek veren Derya Sayın ve Cihan Demirci gibi yaza-çizer arkadaşlarıyla Mustafa mizah dergisini çıkardılar. 8 sayı yaşayan bu dergi, tirajının iyi olmasına rağmen dağıtım zafiyetine uğradı ve yayın hayatına son verdi. Ardından, ekibe katılan taze kanlar, Fatih Aracı, Tunç Küçükaslan, Alper ve Alpay Ocak’la birlikte yine bir delilik yaparak Sinek Comics dergisini çıkartılarsa da ancak 5 sayı sürdürebildi yayım hayatını. Mizah dergilerinin TV kanallara yenik düşmeye başlayan bu yıllarda, ortalama trajının 30.000 lere ulaşması doğrusu yakalanan başarının önemi ancak şimdi kavranmaktadır.


 

Limon

 HOROZ TARAMA UCU, ÇİNİ MÜREKKEBİ VE PHOTOSHOP
Eskiz kağıtlarıyla dolu ofislerimiz de, pahalı resim kartonları ve airbrush kompresörlerimizin yerini sanki bir ekran ve bir klavyeye almıştı. Doğrusu biraz buruktum ama bu son derecede işimiz kolaylaştırıyor ve zaman kazandırıyordu.
Halil İ. Yıldırım’ın bilgisayarla, daha doğrusu Photoshopla tanışması 1993 yıllarına (Versiyon 2,5 ve 3.0 ) rastlar. Sanatçı için o yıllar bilgisayarı açmak demek Photoshop programını açmak anlamını taşıyordu.




 
Gırgır                          
İ
stanbul’a giden arkadaşlarımıza “bana bir kutu horoz uç alsana...” siparişi veremiyorduk artık. Çini mürekkebinin en iyi olduğu, Cağaloğlu yokuşundaki kırtasiyecinin vitrinleri bilgisayar ve sarf malzemeleriyle dolmuştu....”

Sanatçının, grafik eğitimini aldığı yıllarda okulda henüz bilgisayar ortamı olmadığı için, mezun olduktan sonra da mizah dergilerinde çizdiği ve ihtiyaç duymadığı için programla tanışması daha sonraları gerçekleşir. İzmir’e döndüğü ilk yıllarında bir yayınevinde ilüstratör olarak çalışmaya başlar. Bu yıllarda İzmir’e Mac ürünlerinin sergilendiği bir fuar gelmiştir. Bu fuardan aldığı POWER MAC bilgisayarlarla komple bir ofis kurar. Photoshop Versiyon 2.5 ile başlayan bu tanışmada ilk zamanlar ufak tefek aksaklıklar yaşanır. O günleri şöyle anlatıyor;“ilk günlerde bütün gün çizdiğim bir kapağı kaydetmemiş, ertesi gün tekrar yapmıştım. Illustrator’da yazı kenarına atılacak bir kontür için bilen birinden yardım istemiştim..bu bana bir öğle yemeğine malolmuştu...”

Programları özellikle bir öğreten olmaz Halil İ. Yıldırım’a. Aslında çalıştığı yayınevinde ya da çevresinde pek fazla iyi bilen de yoktur. Ama yardımlaşma, bilgi alışverişi sayesinde yavaş yavaş eksikler kapatılmaktadır. Keşfettiği bir özelliği birilerine aktarıp onlarından da başka şeyler öğrenerek bilgisini artırır. O yıllar Illustrator programını kullanan da azdır ve bu az sayıda insan da birbirlerini tanımaktadır tabi bunun sayesinde bir nevi ekip gibi olurlar. Programla ilgili bulabildiği dergileri takip ederek kendisini geliştirmeyi sürdüren sanatçı bunun fazla işe yaramadığını görür. Bu arada kullanım yollarının ne kadar çoktur olduğunu, bazı kısa yollar ve teknik anlatımın kendisine uymamaya başladığını farkeder. Kendi yorumu ile bazen daha iyi işlerin oluştuğunu, kişinin kendi bilgi ve birikimiyle tercihlerinin, aynı programla yapılan işlerin farklı olmasına neden olduğunu görür. Sanatçı bu durumu “Photoshop / Illustrator programlarının bence en önemli özelliği de bu... kullanıcının tercihlerine fırsat vermesi” diye özetliyor.  “Programlar kullanıcıların yorumlarıyla şekillenir ve  her yeni versiyonda güncellenir. Doğrusu her versiyona %90 kullanma kapasitesine yaklaşınca yeni bir versiyonla karşılaşıyoruz. Mesela CS 2 versiyonda imajı silindir kaplama özelliği 3d programların varlık nedeniyle bağlantılı diye düşünüyorum. Talebin ve gelişmenin paralelinde de yeni versiyonda bu tür eklemelerle karşılaşıyoruz.”



Halil İ. Yıldırımın programda vazgeçilmezleri; rötuş, dekupe ve resim boyama. Bu arada olmasını hayal ettiği yada olabilir mi diye merak ettiği şeylerde var; Örneğin, Adobe’nin html tabanlı bir programı Photoshop’a monte edip etmeyeceği gibi. Sanatçı çalışma sistematiğinin adımlarını şöyle anlatıyor;
“Kısaca alet çantam diyebilirim ... Yerine göre renk paletim, tarama ucum, fırçam, eski bir resmin onarımı bazen.. İlüstrasyon çalışmalarım öncelikle eskiz çizimiyle başlar... Bazen orijinal resimde oluşturduğum olmuştur. Bunların taranıp hedef doğrultusunda şekillendirmemdir. Ürün ilüstrasyonlarında resim çekip rötuş yöntemiyle de sonuca gitmekteyim.”

Halil İ. Yıldırım’ın önemsediği aşamalardan biri “eskiz aşaması”; herhangi bir illüstrasyon ya da story board çalışmasında öncelikle çizimlerini yapıyor. Bazen kabaca bazen de detaylı çizimler bunlar. Çünkü ona göre bu aşama oluşan resmin ilk kaynağı, temelidir. Bütün görsel tercihler yada eklemeler bu temel üzerine kurulur. “Yani anatomisi bozuk bir deseni Photoshop düzeltmez” diyor ve ekliyor; “Tasarımcı, programın sağladığı olanaklarla kullanıcı olarak tercih ettiği efektleri uygular. Bu her kullanıcı için farklı tercihlerdir. Sonuçta tercihler doğrultusunda oluşan bir yapıt çıkar ortaya programın oluşturduğu değil. Bence bu programların sihri de budur.... Örneğin, opasitesi düşük fırçayla inanılmaz farklı boyamalar yapılır. Tamamen tasarımcının tercihiyle şekillenir resim.”


Halil İ. Yıldırımın önem verdiği bir diğer aşamada “tarama aşaması”; Sanatçı yine amaca uygun taranan resmi ya direk photoshop’a alıyor yada Streamline programı vektörele çeviriyor. Bazı çalışmaları da direk Illustrator de oluşturuyor. Sonrası malum. Resmi dilediği gibi boyuyor ve kolaj tekniği yardımıyla da etkili bir resim ortaya çıkıyor. Sanatçı bazen de çizimlere fotografik (reel) görüntüler montajlayarak farklı tarzlar ve etkiler yakalamaya çalışıyor. Ancak ona göre burada dikkat edilmesi gereken nokta; sonucun yine kullanıcının vizyonuyla yani tercihiyle alakalı olması. Yani örneğin abartılı ve uyumsuz kolajların istenilen etkiden uzaklaştırıp inandırıcılığını yitirebileceği uyarısını yapıyor.
Sanatçı şu an Adobe’nin CS versiyonlarını kullanıyor. Baskılı işler içinde ise hala Illustrator 8.0 versiyonunu. Bu arada kısa yollara da çok sıcak değil. “Kopyala – Yapıştır”dan başka kısa yol tuşlarını pek kullanmıyor. Programları çalışma masası gibi gördüğünden bu tür teknik ve taktik durumlara konsantre olamadığını belirtiyor.
“Ama öğrendiğim her yeni kısa yolu da kullanıyorum.”
 Sanatçının tavsiyesi ise şöyle;
“Streamline programı önerebilirim. Basit ve çok destekleyen bir yanı var. Özellikle vektörel çalışmalara. Grafik resim ve illüstrasyon gibi tasarım
çözümlemelerine görsel zenginlik getiriyor. Mouse Tablet de çizim yeteneği olan tasarımcılara kolaylık sağlıyor. Zaman kazandırıyor.”

http://www.haliliyildirim.com 
[email protected]

 

October 2005

 


Sanatçılarımız